ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu
Kitaplar

Sıla Özlemi / Cemil Biçer

29.09.2018
96
A+
A-
Sıla Özlemi / Cemil Biçer

“Uzanıp dokunuyorum, ellerim yanıyor.”

 
Ne zaman sıla ateşi düşse yüreğime,
Topkapı terminali çağırır beni,
 
Her yüz Samsun’dur bana her köşe Samsun,
 
Sıla yolcusu otobüslere, paramparça yüreğimi,
Yüklerim.
 
Gelip geçen vapurlara hasret türkülerini.. .
 
-Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
.
 
Ne Topkapı kaldı şimdi,
Ne Galata köprüsü,
Samsun, sadece -infarktında yüreğimin-
Sılaya gönderecek selam mı kaldı..?
 
Ayvansaray’da
Bir gecekondu mekanım.
Penceresinde ebruli hanımelleri açmış.
 
Felsefenin temel ilkelerini hatmediyorum,
Haliç’te bir köhne vapur güvertesinde,
Atilla İlhan’dan bir karcığar şarkı söylüyor
Doğma büyüme Balatlı,
topal bir martı.
Ben sana mecburum biliyor musun?
Parkam da dün akşamdan kalma
Kahrolsun oligarşik diktatörlüğün-lekesi.
Kan kızılı suç delili,
Martılar sılaya selam götürür mü?
İçimdeki gurbetten
 
“Ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım” diyor üstat.
Utanmak ne ki Bedri hocam?
Nerede Yeşil başlı bir gövel Ördek görsem
Ben insanlığımdan utanıyorum.
Turnam selam söyle benden sılaya
Söyle benim için anam ağlasın.
 
Gülhane Parkında, Bin yıllık çınarlar gölgesinde
Kelepçelenmiş bir garip ceviz ağacı
Göz göze geliyoruz, utanıyorum
Boğazdan bir gemi süzülüyor;
güvertesi Nazım yüklü
 
Uzanıp dokunuyorum, ellerim yanıyor
 
Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim mevla kerimdir.
 
Pier Loti kahvesinde
Fal bakıyor çingene kızlar
kömür karası gözlerinde
Bir yeşilçam rüyası
Bahariye Mensucat Fabrikasında
işçi kadınlar,
Hovarda aylaklara göz kırpıyor
 
Bir gecekondu masalı
Ben şiir satıyorum.
Yaldızlı kağıtlara sarılı,
şiirler satıyorum, şiirler, şiir….
 
Galata Kulesinden bir delikanlı,
on sekizin de
ölüme atlıyor,
bir çift ahu göz için.
Ümit Yaşar,
Ümitler yaşamalı.
Bu şiirler nasıl yazılırdı ölüm olmasa
Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmayaydı
 
Galata kulesi..!
Galata’nın deniz mavisi kör gözleri,
Kaç bin köle canı yoğurdu kim bilir bu kulenin harcını
Hazarafen Ahmet,
Bilseydi ölmek var ,
Kanatlar altında seyreder miydi ?,
Bin kocadan arda kalan bive-i bakireyi.
 
-Cemil Biçer-

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.