Sıla dizisi çalıntı çıktı! Bu kez yazar kazandı / Yazı Atölyesi

Yazar: Editör     Tarih: 1 Mart 2016 14:04     Kategori: Basında Biz, Çocuk Gelinler, Diziler, Duyuru, Edebiyat Haberleri, Editörden, Genel, İntihal Dosyası, Kültür Sanat, Ne Var Ne Yok, Senaristler, Yazarlar
SILA / Haberlerleri
Mahkeme sonucunda: "Sıla dizisi çalıntı çıktı!"
2006-2008 yılları arasında ATV’de yayınlanan Sıla’nın Dürsaliye Şahan’ın projesinden intihal yoluyla gerçekleştirildiği kanıtlandı.Cansu Dere ve Mehmet Akif Alakurt’un başrollerini paylaştığı ’Sıla’nın hikayesi, yapımcı firmanın söylediği gibi yönetmen Gül Oğuz’a ait değildi; yazar Dürsaliye Şahan’ın, Hikâye Hırsızı kitabındaki “Güvercin” adlı öyküsünden ve Most Yapım’a gönderdiği dizi projesinden yola çıkarak hazırlanmıştı.
Şahan’ın yapımcı firma aleyhine açtığı telif davası sonuçlandı. İstanbul 1.Fikri Sınaî Haklar Mahkemesi, Senarist Levent Kazak, Profesör Dr. Mustafa Özkan ve Hukuk Doçenti İlhan Yiğit’ten oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin görüşlerine dayanarak karar verdi.
Üç yıl süren davanın sonucu olumlu: Sıla dizisi, Şahan’ın hazırladığı dizi projesinden, intihal yoluyla gerçekleştirildiği kanıtlandı. Most Yapım ve Gül Oğuz; eser sahibi Dürsaliye Şahan’a maddi-manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
İntihalin öyküsü Yazar Dursaliye Şahan, 1996 yılında doğudaki çocuk gelinlerden biriyle tanışmış; berdel, bedel, kan davasına karşılık tazminat gibi verilen küçük kız çocukları hakkında bir proje hazırlamaya karar vermiş. Önce birkaç tane öykü yazmış. Ama insanlara ulaşacak daha etkili bir yol bulmak gerektiğini düşünerek bir sinema projesi hazırlamaya karar vermiş.
Biraz araştırdıktan sonra, güvenilir görünen ilk yapımcı firmayı aramış. “Gönderin bir bakalım” demişler. Bir hafta sonra arayarak, “Proje, dizi için daha uygun” diyerek yan hikâyeleri de istemişler. Görüşmeler iki ay kadar sürmüş. Sonra iletişim kopmuş.
Şahan, Londra’ya gitmiş. Dizi başladığında arkadaşları arayıp, “Sıla diye bir dizi başladı. Senin hikâyene benziyor” demişler ama Şahan ihtimal vermemiş. Zaman geçmiş, başka bir yapımcı firma Şahan’dan bir proje isteyince “Güvercin” tekrar raftan indirilmiş. Ancak ikinci yapımcı firmadan gelen cevap işleri değiştirmiş: “Bu hikaye Sıla’da işlendi.” Şahan, dava açmayı istememiş ama bir özrü hak ettiğini düşünerek Most Yapım’ı aramış. Aldığı cevap: “Sizi hatırlamıyoruz” olunca, Şahan’a kendisini mahkemede hatırlatmaktan başka yol kalmamış.REİS DİZİSİ DE ÇALINTIYayıncı kuruluş atv ve yapımcı Most Production ile iddialar bununla da sınırlı değil. Şu anda atv ekranlarında yayınlanan ve Most Production tarafından yapılan Reis dizisi de Soner Gümeci’nin senaryosunu yazdığı “Reis Bedel” adlı eserinin kopyası. Senarist Soner Gümeci’nin atv ve Most Production’a açtığı dava devam ederken gerek Sıla’da gerekse de Reis dizisinde başrolü Mehmet Akif Alakurt’un oynaması dikkat çekici başka bir ayrıntı olarak dikkat çekiyor.http://haberseninle.com/magazin-habe…0375.html?r=tw

– Bu kez yazar kazandı –

Gül Oğuz’a ödül getiren Sıla dizisinin öyküsü çalıntı çıktı

Haber: Oya Tekin / 14.09.2011

Sıla dizisi bitmek üzere iken mahkemeye taşınmıştı: Yazar Dürsaliye Şahan “Sıla dizisinin hikayesi ve projesi Gül Oğuz’a değil bana ait” iddiasında bulunmuştu.

Ben de bunu sizlerle paylaşmıştım. Açıkçası çalıntı olabileceğine dair bir kanaat de edinmiştim ki arzu edenler iki yıl önceki yazıma bakabilir.
(http://blog.milliyet.com.tr/Sila_mi_…?BlogNo=180412)

İşte o mahkeme sonuçlandı.

Karar?

İntihal iddiası doğrudur.

Yani?

“Sıla” dizisinin öyküsü jenerikte kaydedildiği gibi Yönetmen Gül Oğuz’a değil, davacı Dürsaliye Şahan’a aittir.

Peki sonuç? Sonuç Most Yapım ve Gül Oğuz Dürsaliye Şahan’a maddi manevi tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.

Nokta konmuş mudur? Hayır.

Eylem Canpolat ve Sema Ergenekon’un senaryosunu yazdığı, Cansu Dere’nin ve Mehmet Akif Alakurt’un başrollerini paylaştığı Sıla dizisi oynadığı yıllarda reyting rekorları kırmış; töre konusunu gündeme taşıyan Yönetmeni Gül Oğuz’a da kadın hakları savunucusu olarak büyük bir ün getirmişti. Evet! Gül Oğuz kadın hakları savunucusu olarak nam salarken başka bir kadınının da haklarını gasp etmiş oluyor.

Mahkeme iade-i itibar yapmış, Fikri Mülkiyet Hakları Yasası bu kez yazarın hakkını teslim etmiş ama yazarlar artık bıkmış. “Yeter!” demekteler.

Kadın Yazarlar Derneği bir kampanya başlatmış,

Yapımcı firmalara kanalların ve resmi mercilerin “özgün eser taahhüdü” koşulunu uygulamasını talep ediyorlar.

Konu ile ilgili basın toplantısı 17 Eylül Cumartesi günü. 13.-15 arası Cağaloğlu’ndaki (Türkocağı Cad. 1/A) Gazeteciler Cemiyeti binası lokalinde.

Yazın ve fikir işçileri, basın mensupları, yani bizler ve bütün sanat severler davetliyiz.

Kaderin bir cilvesi olsa gerek. Fikri Mülkiyet Hakları biz basın çalışanlarını ilgilendiren ilk ve neredeyse tek yasa. Ama nedendir bilinmez kalem kağıt elimizde olsa da o konuda fazla yazıp çizmeyiz.

Gazeteci milleti haber yapar ama haber olmaktan hoşlanmaz derler ya.

Doğru (mu?)

Konumuza dönecek olursak; bir çocuk gelin hikayesi, bir dizi projesine dönüşmüş. Oradan da mahkemeye taşınmış. O yetmemiş peşinden bir imza kampanyası sürüklemiş.
KYD (Kadın Yazarlar Derneği)’nin çağrısı aşağıda:

Biz aşağıda ismi bulunan sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, yazarlar, sanatçılar ve sanat severler olarak ülkemizdeki yazın ve fikir emekçileri ile birlikte tüm sanatçıların haklarının korunması yönünde, RTÜK, resmi kurumlar ve Kültür Bakanlığı başta olmak üzere, özellikle yazılı ve görsel medyanın gerekli hassasiyeti göstererek fikir sömürüsüne müsamaha göstermemelerini talep ediyoruz.

TRT’nin ve özel kanalların yapım şirketleri ile gerçekleştirdikleri dizi projelerinde veya benzer iş anlaşmalarında; “özgün eser taahhüdü” koşulunu uygulayarak bu konudaki ihtilafların önlenmesine katkı sağlamalarını ve eser hırsızlığına karşı alınan önlemlerin desteklenmesini bekliyoruz.

Her çağdaş toplumda olduğu gibi ülkemizde de bilginin, sanatın ve yaratıcılığın hak ettiği değeri bulacağı inancı ile Kültür Bakanlığımızın duyurumuzu dikkate alacağını umuyoruz.

“Basın bildirisinin altına adınızı yazmanız, ilk adımın atılmasını sağlayacak, yasanın bir maddesinin lehimize değişmesine yol açacaktır.”
Saygılarımızla…

İmza atmak isteyenler http://yaziatolyesi.com sitesini ziyaret edebileceği gibi, yaziatolyesi2015@gmail.com adresine destekliyorum mesajı gönderebilecek.

Konu Editör tarafından (14.09.2011 Saat 19:32 ) değiştirilmiştir.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın