Selma Sayar’ın kitabı üzerine | Kemal Düz

0
108

Düşüyorum Tut Elimden

Selma Sayar’ın öykülerin iyileştirici, dönüştürücü bir gücü olduğuna inanan yazar, insanı anlatırken, insanı ve yaşamı da sorgulamaya çalışmış. Okuyucuya bilgi aktarmak değil, onunla iletişim kurabilmek ve yakalayıp öykünün içine alabilmektir amacı. Okurken düşündürmek, merak uyandırmak, zaman zaman da şaşırtarak, deyim yerindeyse okuyucuyu ters köşeye yatırabilmeyi hedeflemiş. Konularını, karakterlerini, olay ve kurgularını yaşamın içinde hep var olan bu sahici yaşanmışlıklarla örmüş!
Öykülerindeki en büyük malzemesi, dilidir. Bu nedenle dilini, aşırıya kaçmadan imgelerle zenginleştirerek, arı, duru ve son derece sorumlu kullanmaya çalışmış.
DÜŞÜYORUM TUT ELİMDEN adlı yapıtta 10 öyküsüyle, duygularınıza dokunarak akan hayatın içinden sesleniyor.
Selma Sayar, maden emekçilerinden, töre kültürünün esaretindeki kadınlara, Asi Nehri kıyısında lastik ayakkabısını arayan çocuktan, aşkını hırsa, hayallerini rüyalara kaptıran insana, insan hallerine mercek tutuyor öykülerinde.
“Sözcükler yüreğin dile gelişidir. İçeride kıvranadursun o ruh, söz onun tesellisi, sırdaşı, sözcüsüdür.” cümlesiyle yeşerttiği aşk kadar tarih boyunca insana eşlik eden ayrılık ve ihaneti de duyumsatıyor okuruna.
Köprü altında uyandırdığı ve “onurlu, eşit yaşama” dair özlemini dile getirdiği Garib´in düşü gibi, zifiri karanlıkta ölüm acısıyla yüzleştirdiği öykü kahramanlarına ilişkin kimi anlatılarda, okuru beklemediği sonlar ile şaşırtmayı da ihmal etmiyor, yazar.
“Kavaklık yolunda suskunluğun rengi siyahtı. İki el birbirine bağlı, iki yürek bir sevda olmuştu. Adımlar, acılardan ve kayıplardan habersiz, duygular kenetlenmişti. Gözlerden uzaktılar. Oturdular. Diz dize konuştular. İki masum ve güzel yürek, dünyayı omuzlayacak kadar güçlü ve cesurdu.
Zifiri karanlığı yırtarak, kavaklığa yansıyan birkaç mermi ışığı, geceyi sağır eden sesiyle Özgür´ü hedef almış ve hedefi bulmuştu. Kör gecenin tanıklık ettiği törenin hain eli, tetiği çekmiş, kana boyamıştı bu hikâyeyi. Çırpınışlar, isyandı geceye ve kırmızı renkli töreye. Şafağın habercisi horozların öttüğü saatte, köy minaresinden sela sesi yankılanıyordu…”
1974 Antakya/ Nahırlı doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Antakya´da tamamladı. 1995 yılında Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.
Yıllardır Türkçe öğretmeni olarak çalışmaktadır.
Lacivert ve Amanos dergilerinde öykü ve kitap tanıtım yazıları, Radikal 2´de deneme türünde pek çok yazısı yayımlandı.
Belçika´da iki dilde basılan ve dört ülkede satışta olan Akrostiş adlı dergide yazıları yayımlanmaktadır.
Selma Sayar, TRT Çukurova radyosunda, özel radyolarda kitap tanıtım programlarına konuk olarak katılmakta, Kitapeki.com, Sevdalım Hayat, Yazıatölyesi.com ve Mektupedebiyat.com sitelerine de kitap tanıtım yazıları yazmaktadır.
Evli, Anıl ve Onur Ilgaz adında iki oğlu var. Sırça Sarayın Serçeleri ve Düşüyorum Tut Elimden kitaplarının yazarıdır.

Kaynak İskenderun Ses Gazetesi: