Paris’te sabah / Adil Okay şiiri

0
193

 

Sarışın başlar gün esmer biter / Aşil’i topuğundan vurur Paris…

 

Sevgili Adil’in şiirinde şehre kırıklığın tınısı duyulur. Dilin söylem düzeyinde de olsa kırık ilerleyişi duyumsanır. Zira onu kuşatmış örseleyici olgular karşısında bazen öznenin bilgili olması da yetmez, bilge olması da.

Metropolde beklentiyi bozarak ilerler zaman.

Okay’ın şiirinde aidiyet bir kimlik terimi değil, bir yoldaşlık modelidir. Fakat bir aidiyetin inşası pahasına aşk reddedilmez…   Josef Kılçıksız

 

Paris’te sabah

karanlık yenilir her sabah
çöpçüler gürültüyle toplar geceyi
kahvaltı hazırlarken günaydınsız kadınlar
sırtı dönük adamlar uyanır
kapılar çarpılır sifonlar çekilir
şangır şırak tabak bardak
küfürler bindir dilden
televizyonda hava kirliliği
az sonra başlıyor brezilya dizileri
üst katta Schubert
“genç kız ve ölüm”
Paris’te sabah


sarışın başlar gün esmer biter
aşil’i topuğundan vurur Paris
beni uykumdan
birden zamansız sesler
düşlerin düşmanı
homurdanarak çalışır yaşlı arabalar
camlar titreme nöbetinde
yorgan kayar üzerimden
yalnızlığım ayan beyan ayakta
gecenin rahminde örselenmiş
kapitalist bir gün daha
Paris’te sabah


yok yok işte
ne kuş cıvıltısı
ne çiçek kokusu
imgesiz getto burası
nam-ı yeni işçi mahallesi
ağzımda pas tadı
ciğerlerimde egzoz dumanı
cığarayı bıraksam ne yazar
Paris renkli ben karayım
nereye gitsem kendimi götürürüm
kalemim hep kara yazar
Paris’te sabahları

Adil Okay