Oya Tekin Haberi

0
181

İlesam Üyesi Dürsaliye Şahan’ın “Özgün Eser Taahhüdü” Konusunda Destekleyelim

Gönderen : birharf tarih : Wednesday 14 September 2011 – 
Hatay Zafer Gazetesi
İlesam üyesi Dürsaliye Şahan’ı “Özgün Eser Taahhüdü” konusunda göndereceğimiz maillerle haklarımızın korunması adına destekleyim.
5846 sayılı yasa ile ilgili güncellemeleri içeren yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde. Yaklaşık 10 ay önce yasa ile ilgili tekliflerimizi geniş bir şekilde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunduk. Güncellenecek 5846 sayılı yasa ile telif hakları konusunda sıkıntıların bir nebze olsun giderileceğine inanıyoruz. Dürsaliye Şahan davası devam ederken İlesam’a üye oldu ve her türlü desteği kendisine İlesam olarak verdik. Aynı yanlışların yapılmaması ve gelecekte hak kaybına uğramamız açısından “Özgün Eser Taahhüdü” konusunu önemli. Cumartesi günü İstanbul’da bir basın açıklaması yapacak olan İLESAM üyesi Dürsaliye Şahan’ı göndereceğimiz maillerle haklarımızın korunması adına destekleyim.
 
 
İLESAM üyesi Dürsaliye Şahan’ın konu ile ilgili bize ulaşan istek metni ve destek verenlerin isimleri aşağıdadır.
 
Sevgili Arkadaşlar;
 
Aşağıda okuyacağınız basın metninde gördüğünüz gibi, üç yıldır süren telif davam sonuçlandı.
 
Dava sürecinde anladım ki; sanatçıları korumak üzere oluşturulan fikri mülkiyet hakları yasasının bazı maddeleri eksik ve işlerliği henüz oturmamış.
 
Yazarlar olarak bizlerin, haklarımızı ve eserlerimizi koruyabilmek için yasanın geliştirilmesine katkı sağlamamız gerektiğini düşünüyorum.
 
Gelin, yazın emekçileri olarak küçük ama önemli bir konudan başlayalım:”Özgün eser taahhüdü” nün hayata geçmesi için ilk adımı atalım.
 
Zaten Kültür Bakanlığı sunulan bütün projelerde yazarlardan “özgün eser taahhüdü” istiyor.
 
Biz de; yapımcı firmaların çalıştıkları kanallara ve diğer kurumlara sundukları projelerde “özgün eser taahhüdü” vermeleri yönünde bakanlığa ve gerekli mercilere öneri götürelim.
 
Aşağıdaki basın bildirisinin altına adınızı yazmanız, ilk adımın atılmasını sağlayacak, yasanın bir maddesinin lehimize değişmesine yol açacaktır.
 
 
Dostlukla…
 
Dürsaliye Şahan
 
dursaliye@gmail.com
 
0534 527 8487
 
 
Mustafa Oğuz ve Faruk Bayhan’ın yapımcılığını üstlendiği, 2006–2008 yıllarında ATV’ de 79 bölüm oynayan Sıla dizisi ile ilgili, Dursaliye Şahan’ın yapımcı firma aleyhine açtığı telif davası, İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Mahkemesinde sonuçlandı.
 
Eylem Canpolat ve Sema Ergenekon’un senaryosunu yazdığı, Cansu Dere’nin ve Mehmet Akif Alakurt’un başrollerini paylaştığı Sıla dizisi oynadığı yıllarda reyting rekorları kırmış; yönetmeni Gül Oğuz’a kadın hakları savunucusu olarak da ün getirmişti.
 
Mahkemenin tayin ettiği, Senarist Levent Kazak, Profesör Dr Mustafa Özkan ve Hukuk Doçenti İlhan Yiğit’ten oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti; hazırladıkları rapor ile
 
davaya neden olan dizi projesinin, yapımcı firmanın kaydettiği gibi ünlü yönetmen Gül Oğuz’a ait olmadığını; Yazar Dürsaliye Şahan’ın Hikâye Hırsızı kitabındaki ‘Güvercin’ adlı öyküsünden yola çıkarak hazırladığı ve Most Yapım’a gönderdiği dizi projesinden, intihal yoluyla gerçekleştirildiğini saptamıştır.
 
Avukat Kamil Tekin Sürek ve Avukat Sera Kadıgil’in savunduğu davanın sonduruşmasında Mahkeme sunulan kanıtları da göz önüne alarak bilirkişi raporu doğrultusunda Most Yapım’ı ve Gül Oğuz’u; eser sahibi Dürsaliye Şahan’a maddi-manevi tazminat ödemeye mahkûm etmiştir. Biz aşağıda ismi bulunan sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, yazarlar, sanatçılar ve sanat severler olarak ülkemizdeki yazın ve fikir emekçileri ile birlikte tüm sanatçıların haklarının korunması yönünde, RTÜK, resmi kurumlar ve Kültür Bakanlığı başta olmak üzere, özellikle yazılı ve görsel medyanın gerekli hassasiyeti göstererek fikir sömürüsüne müsamaha göstermemelerini talep ediyoruz.
 
TRT’nin ve özel kanalların yapım şirketleri ile gerçekleştirdikleri dizi projelerinde veya benzer iş anlaşmalarında; “özgün eser taahhüdü” koşulunu uygulayarak bu konudaki ihtilafların önlenmesine katkı sağlamalarını ve eser hırsızlığına karşı alınan önlemlerin desteklenmesini bekliyoruz.
 
Her çağdaş toplumda olduğu gibi ülkemizde de bilginin, sanatın ve yaratıcılığın hak ettiği değeri bulacağı inancı ile Kültür Bakanlığımızın duyurumuzu dikkate alacağını umuyoruz.
 
Saygılarımızla;
 
 
 
 
 
 
Canlandırmacılar Meslek Birliği Girişimi
 
Aalen Antakya Kültür Derneği
 
Avrasya Kentsel Kalkınma Derneği
 
FATAL( For the Advancement of Turkish-speaking Arts and Literature / Aydın Mehmet Ali.)
CADENCES (European University of Cyprus / Aydın Mehmet Ali)
 
 
Ayla Kutlu (Yazar)
 
Ahmet Ümit (Yazar)
 
Gülseren Engin (KYD ve EKYAZ üyesi yazar)
 
Yusuf Recepoğlu (Tiyatro Yönetmeni)
 
Selçuk Akman (Senarist)
 
Hakan Sürsal (PEN üyesi-Yazar)
 
Nalan Büker (Yönetmen)
 
Ahmet İnam (Yazar)
 
Setenay Özbek (PEN üyesi – Yazar)
 
Oya Uslu (PEN üyesi / yazar)
 
Fergun Özelli (Yazar çevirmen)
 
Aslı Durak (PEN üyesi / şair, yazar)
 
Hülya TOZLU (Yazar)
 
Mehmet Ali Solak (Gazeteci)
 
Oya Tekin (Gazeteci-Yazar)
 
Nur Ersen (İlesam Üyesi – Yazar)
 
Şebnem Pişkin (Yazar)
 
Zübeyde Seven Turan (KYD üyesi, Şair Yazar)
 
Ahmet İnam (PEN üyesi / ???)
 
Edip Polat (PEN üyesi – Yazar)
 
Setanay Özbek (PEN üyesi – Yazar)
 
Orhan Miroğlu (PEN üyesi – Yazar)
 
Abir Zaki (Yazar)
 
Nalan Yılmaz (KYD üyesi Yazar)
 
Buket Akkaya (KYD üyesi Yazar)
 
Mine Ömer (KYD üyesi Yazar)
 
Sedef Erken (Avukat)
 
Meltem U. Ruscuklu (KYD üyesi Yazar)
 
Vicdan Doğan (Aktivist)
 
Neşe Şaha (İş kadını)
 
İrfan O.Hatipoğlu (Akademisyen-Yazar)
 
M. Çetin Kalkan (Şair)
 
Av Ayşe Miçoğulları
 
Mehmet Atilay Turabi (Şair-Yazar)
 
Nurhan Sağlar (TYS üyesi-Yemek yazarı)
 
Seval Karataş
 
Ayşe Delioğulları (Şair)
 
Aydın Mehmet Ali (Editör – Sosyolog)
 
Kerim Dönmez (Eleştirmen-Edebiyatçı)
 
Duran Yaşar (Edebiyatçı)
 
Hülya Tozlu (TYS üyesi, Yazar)
 
Fatma Çetin Kabadayı (Eğitmen-Yazar)
 
Suha Kıyak (TYS üyesi / Çevirmen-Yazar)
 
Zeynep Alanç (Araştırmacı Yazar – Senarist)
 
Esra Odman İyier (KYD üyesi, Yazar)
 
Atay Sözer (Yazar-Senarist, Karikatürist)
 
Dr Muhsin Boz (Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı-Yazar)
 
Fevzi Yavuz (Edebiyat Öğretmeni)
 
Filiz Demir (KYD üyesi, Yazar)
 
Semih Bulgur (Karikatürist-Yazar)
 
Ahmet Kanbolat (Genel Müdür)
 
İsmihan İpek (Stilist)
 
Nazım Mert (Ressam)
 
Şivan Balcı (Ressam)
 
Umut Kart (Edebiyat Öğretmeni)
 
Nevra Çağlayan (Sunucu-Yazar)
 
Nevin Konuk (KYD üyesi – Yazar)
 
Aysen Kaypak (KYD üyesi – Yazar)
 
Hatice Elveren Peköz (TYS üyesi -Senarist Yazar)
 
Yücel Ünlü (Sinematek Başkanı – Yönetmen)
 
Kamile Yılmaz (KYD üyesi – Yazar)
 
Nihat Ziyalan (TYS üyesi – Yazar)
 
Tuncer Cücenoğlu (PEN üyesi – Oyun Yazarı)
 
Mehmet Sadık KIRIMLI (TYS üyesi /Şair- Yazar)
 
Serap Gökalp (KYD üyesi, Senarist-Yazar)
 
Aysel Korkut (PEN üyesi / Eğitimci-yazar)
 
Esra Ünal (Edebiyat öğretmeni – Yazar)
 
Selamet Bağcı (Edebiyat öğretmeni – Yazar)
 
Seçkin Yaşar (Senarist, Sinebir Üyesi)
 
Süleyman Sayman
 
Gönül Uğurlu (Proje Danışmanı)
 
Mehmet Ali Colak
 
Sevim Habib (TYS üyesi – Yazar)
 
Süleyman Sayman Kaynarca
 
Mehmet Ali Solak (Gazeteci)
 
Ali Ekber Erdoğan (Edebiyat öğretmeni-Yazar)
 
Yılmaz Onay (Yazar-Yönetmen)
 
Arzu(Alır)Demir (PEN üyesi – Yazar)
 
Reyhan Yıldız (PEN üyesi – Yazar)
 
Hüseyin Yurttaş ((PEN üyesi – Yazar)
 
Asuman Susam (PEN üyesi – Şair)
 
ALİ EKBER ATAŞ (PEN üyesi / Şair, ressam)
 
Turan Parlak (PEN üyesi / Yazar-Çevirmen)
 
Gülser Han Akkaş (KYD üyesi – Yazar
 
Setenay Özbek (PEN üyesi – Yazar)
Başrollerini Cansu Dere ve Mehmet Akif Alakurt’un paylaştığı, Sıla dizisinin öyküsünün Dursaliye Şahan’a ait olduğunu Yargıtay da onadı.
 
Yazar Dursaliye Şahan’ın çocuk gelinlere dikkat çekmek için hazırladığı ve Most Yapım’a sunduğu projesi, kendisinin bilgisi dışında kullanılarak kısa sürede hayata geçmiş ekranlarda yerini almıştı.
 
Dizinin oynadığı yıllarda yurt dışında yaşayan Dursaliye Şahan, eserinin kullanıldığını iki yıl sonra fark ederek İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Mahkemesinde dava açmıştı.
 
Mahkeme bilirkişi raporu almak üzere; Senarist Levent Kazak, Profesör Dr. Mustafa Özkan ve Hukuk Doçenti İlhan Yiğit’i görevlendirmiş, 26 sayfalık bilirkişi raporunda Sıla’nın öyküsünün ve projesinin firmanın söylediği gibi Gül Oğuz’a değil Dursaliye Şahan’a ait olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardı.
 
Mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak intihale, yani çalıntı esere karşılık Dursaliye Şahan’a maddi manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
 
Ancak yapımcı firma ve Gül Oğuz kararı temyiz ederek 2011 yılında Yargıtay’a başvurdular.
 
O günden bugüne süren dava Dursaliye Şahan’ın verdiği bilgiye göre karara bağlanmış Şahan’ın yayımlanmış olan öyküsü, notere tasdik ettirdiği projesi ve yapımcı firmaya giden elektronik postalar kanıt olarak kabul edilerek onandı.
 
Beş kişiden oluşan Yargıtay üyeleri intihali affetmeyerek oy birliği ile mahkeme kararını Yazar Dursaliye Şahan’ın lehine onayarak Most Yapım ve Gül Oğuz’u maddi manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
 
Gül Oğuz’a ödül getiren dizi; oynadığı yıllarda reyting rekorları kırarak vergi rekortmenleri listesine girmiş, ayrıca satıldığı çok sayıda ülkede de beğeni ile izlenmişti.
 
Dursaliye Şahan, Yargıtay kararından sonra duygularını ve yaşadıklarını dile getiren kısa bir açıklama yaptı. “Çocuk gelinler için, üç yıla yayılan bir zaman diliminde hazırladığım sinema projem ne yazık ki iznim olmadan kullanıldı. Beş yıl süren davanın sonucunda bir yazın emekçisi olarak telif yasası sayesinde adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum. Özellikle yazmaktan uzak olan insanların; bir kağıt bir kalem, taş atıp kolları mı yoruldu tarzındaki yaklaşımları etik değil. Yazmak sanıldığı kadar kolay değil. Hele hele iyi bir iş çıkarmak istiyorsanız yorulmak zorundasınız. Kaldı ki kötü bir eser bile yazarına çok kıymetlidir. Bu nedenle de her sanatçının emeğine saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü intihal ile karşılaşmak bir sanatçı için en kötüsü. Benim için de elbette öykülerim çok değerli. Onların benden izinsiz alınıp kullanılmasını, hunharca katledilmesini elbette kabullenemezdim. Şu anda bile kendimi kazanmış gibi hissedemiyorum. Çünkü sonuçta ben hikayemi sinemada veya ekranda görmek için yazmıştım. Mahkemelerde parçalanmış haliyle önüme koyduklarında kendimi morgdan cenaze almış gibi hissettim.
 
Bunu nasıl anlatabilirim ki? Yaşadıklarımdan sonra hep iyi ki hukuk devletinde yaşıyoruz, iyi ki kanun var, varolsun telif yasası dedim. Alınan tazminatın bedeli önemli değil. Bir lira da olsa intihalin cezalandırılması önemli. Davamdaki başarılı çalışmalarından dolayı avukatlarım Kamil Tekin Sürek’e ve Sera Kadıgil’e minnettarım.”