Ölümsüz hayatlar

0
206

Okurken ağladım  

Dursaliye Şahan – 04 02 2014

2004 yılının yazında, Datça’da Zeynep abla (Alanç) ile sohbet ediyoruz. Mübadele çocukları ile ilgili araştırmasına yeni başlamış, gece gündüz çalışıyordu.
İstanbul’a gittiğimde Beyazıt Kütüphanesinden bazı eski gazetelerin fotokopisini istemiş, ben de göndermiştim.
Çalışmaları ağır ilerliyordu çünkü en ufak bir şüpheye yer vermemek için eline geçen bütün bilgileri belgelendirmeye özen gösteriyor, her zamanki titizliği ile kılı kırk yarıyordu. Hata yapmamak için sürekli birileri ile konuşup eline geçen bilgileri teyit ettiriyordu.
Bu arada henüz su yüzüne çıkmamış, her biri ayrı bir dram olan onlarca hayat hikayesi ile karşılaşıyordu.
Mübadele deyince aklımıza hep gayri Müslümler gelir ya, aslında başka bir gerçek daha var. Sadece Ermeni çocukları değil Müslüman çocukları da mübadeleden nasibini almış.
Memurlar araştırma zahmetine katlanmadıkları çocukları; “Bunlar da Ermeni çocuğu olmalı,” diyerek öz ana babasından koparıp İstanbul’daki kilise papazına teslim ettikleri onlarca Müslüman çocuğu olmuş.
Hani kaş yapayım derken göz çıkarmak gibi.
Milliyeti, dini, ırkı ne olursa olsun çocuk çocuktu ve her zaman yetişkinlerin gazabına uğruyordu ve işte bizim tarihimizde de (Osmanlı ve ondan sonraki Cumhuriyet döneminde) bir kez daha çocuklar mağdur edilmişti.
Hep düşünmüşümdür. Hiç mi bir devlet büyüğü akıl edememiş? Bir insan, tek bir memur bile el atsaydı belki bunca acı yaşanmayacaktı.
Zeynep ablanın bulup çıkardığı o gerçek yaşam öyküleri bunca yıl ölü gibi niye arşivlerde kalmıştı ki?
Hani bir söz vardır: “Allah kimseyi evladı ile cezalandırılmasın!”
Bu sözü söyleyen bizler ne yaman bir çelişkidir ki; kendi çocuklarımızı ne kadar sever ne kadar korursak başka çocuklara karşı da o denli duyarsız olabiliyoruz.
Geçen hafta Zeynep abla Yazar Kurken Surenyan’ın çocukluk hikayesini kaleme almış. Bu kadar acıyı bir çocuk nasıl kaldırabilmiş sonra da yazar olabilmiş anlamak mümkün değil. Okurken ağladım.
Kurken Surenyan artık aramızda değil. Onu kaybettik. Ancak Kurken Surenyan gibilerinin hayatı gördüğünüz gibi ölümsüz.
Bakın. Hiç tanımadığı, birileri tarafından bir gün yaşadıkları gün ışığına çıkartılabiliyor. Sonsuza kadar gözümüzün önünde kalsın diye de kayıt altına alınıyor.

Sağlıcakla kalınız.

Devam