MÜZELİK BUSE | Zeynel Kürkçü

0
97

KARAMEL KADINA MEKTUPLAR – 23

Bugün üçüncü ayın üçüncü günü

Kimilerinin doğduğu

Kimilerinin öldüğü günlerden biri

Karamelim

Yine buluştuk mesai arası

Bu sefer Bahariye’de

Sadece Rüştü Bey geldi Mediha’yla

Nazım‘ın sokağında yürüdük

Durdu bir ara çivi gibi öylece

Sokağın orta yerinde

Burası dedi.

Burası çocuk

Bir müneccim edası ile

Tam burada verdin ona

Müzelik son buseyi

Tam burada verdin ona

Onun aldığı son buseydi

Yanıldın dedim usta

Yok dedi

Yok çocuk

Bundan sonrakileri sen verdin

Ama o almadı

Bundan sonra aldıkları gönülsüzdü

Gücüme gitti Karamelim

Ama ağlamadım

Sadece küstüm sana

Küsmek nedir bilirmisin?

Kafkas’a geçtik sonra, sahaflara

Bugün gelmeyenleri aradık

Bilinmedikleri aradık

Kemal Uluser’i, Muzaffer Soysal’ı

Bugün uğramamışlardı

Gelir elbet usta

Gelir elbet çocuk dedi

Otuz yedi numaradaki sahaf

Sonra

Moda Burnuna geçtik Bahariyeden

Oturduk sepet örgülü hasır taburelerde

Derin bir sohbet ve şiir meşki

Rüştü, ben ve Mediha Hanım

Ve hiç böylesini tatmadığım

İnce belli bardaktaki çayla

Başladı usta inciler saçmaya

Sen bilmezsin çocuk dedi

Bizim küçük şehrimizde

Bir yol var çok uzun

Hem zorlu, hem de dikine

İki tarafı geniş duvarlı

İki tarafı selvilik

Bir tarafı hastane

Bir tarafı mezarlık

Bir tarafından başlarsın hayata

Bir tarafından elveda hayata

Bak, dedi çocuk

Bak, görüyormusun

Artık buharlı vapurlar da kalkmıyor

Bizim küçük şehrimize,

Moda‘dan Adaya.

Yolun düşerse dedi

Sonraki mektubunu

Adadan yaz Karamel Kadına

Belki duyar benim hatırıma.