Murat Demir ve yazım hayatı

0
105

Murat Demir Söyleşi / Yazı Atölyesi

yazi-atolyesi-murat demir-söyleşi-

Murat Demir kimdir?

Mir Murat Demir 1966 yılında Elazığ’da dünyaya geldi. Hayatının çocukluk ve gençlik yıllarında eğitimini bu şehirde tamamladı.

Bir süre İstanbul merkezli Elazığ’da perakende satış şubeleri olan TEMO Elektronik tic san .ltd. şti.’ de yedek parça ticareti yaptı. Ankara’da kısa bir süre bulunduktan sonra Bursa otomotiv yan sanayi fabrikalarında yöneticilik ve üretim planlama müdürlüğü yaptı.2008 yılında emekli oldu.Sosyal ve politik hayata müdahil olma hali devam etmektedir.

ADD, KAB, CUMOK, TEMA gibi sosyal işlerlikteki vakıf ve derneklerle üyeliği var ve hala devam etmektedir. Edebiyata olan ilgisi ve politik duruşuyla bazı dergi, gazete ve web sitelerde köşe yazmakta, şiirleri yayınlanmaktadır.

Kendisini birçok şekilde tanımlamak mümkün olmakla birlikte ‘’Yaşamsal Aktivist’’ tanımını tercih etmektedir. Sosyal hayatın müdahili, yaşamın sevmekten ibaret algıyla yaşanılmasını savunmaktadır.

Yaşamı süresince değişik sosyal oluşum ve mücadeleler içinde yer alan, almaya devam eden Sayın Demir, yazıları ve şiirleriyle yazım dünyasında yer almaktadır.

Yeni Çağrı Gazetesi, Haberde İstanbul Gazetesi, Önce Vatan Gazetesi, Çeksed Dergisi, Haber Caddesi, Kimlik Haber, Halkızbiz, Kardelen Dergi, Elazığ Medya, Suje Dergi, Haberin Saati, Mavi Gazete, Yeni Dönem Sanat Dergisi, Son Posta Gazetesi, Yeni Ufuk Gazetesi gibi ulusal ve bölgesel gazete, dergi ve dijital medya da yazı ve şiirleri yayınlanmaktadır. “Dert Görmeyesin” adlı yayınlanmış bir şiir kitabı vardır.

 Kısaca ilk eserlerinizden ve içeriğinden bahseder misiniz?

“Dert Görmeyesin” adlı şiir kitabım ilk ve tek yayınlanmış eserim. Kitabım neredeyse yarım asırlık birikimin kalemle sayfalarla buluşmuş halidir.Kitabım şiir içerikli olmakla birlikte 320 sayfa ve 300 den fazla şiiri barındırmaktadır.Yayınevi ve editörüm 60-70 sayfayı önermiş olsalar da alışılmış ezberleri pek sevmem.

Edebiyat sizin için ne ifade ediyor?

Çocukluk yıllarım ve okul hayatımdaki duvar gazetesi ve küçük tiyatro temsilleri ile başlayan bir serüven iş hayatımda da sosyal ağırlıklı olarak devam etmiştir. Disiplinsel çalışma şartları gereği kitap gibi çalışmalarım olamadı ve bugünlere kaldı.

Daha çok neler yazıyorsunuz? 

Sosyal, felsefe, politika ve edebi öykülerle yazmalarım devam etmektedir.İkinci kitabım bitmeye yakın olmakla birlikte “Deneme”olarak adlandırılan yazı ve öykülerden oluşacak.

Hayatınızdaki idolünüz kimdir ?

Köy enstitüsü öğretmeni olan Babam “Hanifi Demir”in bakış açısından çok faydalanmışımdır.

Etkilendiğiniz yazarlar ve şairler var mıdır? Okuyucularımıza önereceğiniz bir eser söyleyebilir misiniz?

Nazım Hikmet, Can Yücel, Orhan Veli Kanık, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Ahmet Arif ilk aklıma ilk gelenler.. Ama Nazım Hikmet ve Can Yücel’i hep birinci ve ikinci sıraya koyarım. Üçüncü olarak çok isim sayabilirim. Aşık Veysel’i ayrı bir yeri var ve çok değerli bulurum. Aziz Nesin,Uğur Mumcu ve Can Dündar, yazımsal ürünleri ve duruş şekilleri ile idol kabul ettiğim isimlerdir.

Bir edebiyatçı olarak kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Samimi ve içten olmamla birlikte reelimdir. Bilimsel somut haller ile edebiyatı kendimce harman yapıyorum. Şiirlerimde mecaz ve göndermeler olsa da yazılarım çok daha açık ve nettir.

 Genç yazarlara neler tavsiye edersiniz?

Başta çok okuyarak, yazarak ve kendi yazdıklarını eleyerek… İlk adımın bu şekil de olması ve akabinde profesyonel yazım atölyeleri, kursları, danışmanlıklarından faydalanmalarını öneririm.

Edebiyat ve şiir alanında başarı grafiğiniz iyi olmalı. Peki, bugünlere gelmeyi neye borçlusunuz?

Bugünüm dünyasal bir kazancı olmayan ama yüksek seviyede ruhsal tatmin içeren bir hal içindeyken, yaşamı anlamlandırma duyu ve düşüncesi beni yazmaya iten unsurlardan yalnızca biri. Bir yaş ve halden sonra, mutlu olmanın ötesinde bir şey olduğu kanaatinde kilitlendim ve hep yazıyorum.

 Şair ve yazar kimlikleriniz var. Hangisi ağır basıyor acaba?

Kitabım şiir türün de olsa, belki yine şiir kitapları çıkarma ihtimalim olsa da kendimi hep yazar olarak adlandıracağım.

Yazarlık hayatına nasıl başladınız? Yeni yazmak isteyen genç kalemlere neler önerirsiniz?

Lise de dolma kalemle duvar gazetesine yazılar yazarak başladım. Aralıklarla her platformda yazdım. Önerim; prestiji milyonda bir ihtimalden daha az da olsa, içinde yazma isteği olanlar, kağıda kaleme sarılsın derim. Bu keyifli bir uğraş olmasından öte, dünyanın merkezine bir çivi çakar gibi bir tek imgeniz de olsa, yazın derim.

Bize Murat Demir’i karşılayacak tek bir sözcük söyleyin deseydik. Ne derdiniz?

Aktivist…

Şu sıralar aktif olarak neyle meşgulsünüz?

Yazıyorum ve yaşıyorum…

Şu anki çalışmalarınız neler?

Kitabımın yeni olması sebebiyle söyleşi, fuar, davetlere icabet etmekle ve yazmakla geçen bir yaşam çizgisi… Hiç duraksamadan yaşama şiir ve imgelerin aynasından bakıyorum.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Önyargısız bir hayatta isabetli bir öngörü sahibi olmak harikulade… Öngörü sahibi olmanın tek yolu ise inanın kendisiyle barışık olması ve çok kitap okumasıyla başarısı ivme kazanır.

Yazı Atölyesi wep sitemizi nasıl tanıdınız? Sitemizi şu an nasıl tanımlıyorsunuz? Diğer kültür ve edebiyat siteleriyle olan benzerlik ve farklılıkları nelerdir?

Yazı Atölyesi bundan böyle sıkça bir uğrak yerim olacaktır. Asıl ben teşekkür ederim.

Bize vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Be teşekkür ederim…