MİTOLOJİ SÖZLÜĞÜ

0
108
 Daidala: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus ile aynı zamanda Evlilik Tanrıçası olan karısı Hera onuruna Plataia’da yapılan şenlikler. Bu ilahî birlikteliğin kutlandığı şenlikler sırasında Baştanrı Zeus ile Evlilik Tanrıçası Hera’nın ağaçtan yapılma suretleri taşınırdı.
Daidalion: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus tarafından karısı Alkyone ile birlikte kuşa dönüştürülen Keyks’in erkek kardeşi olan Daidalion; kızı Khione’nin, boy ölçüşmeye kalkıştığı Av Tanrıçası Artemis tarafından öldürülmesi üzerine karamsarlığa kapılır ve Güneş Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon tarafından atmacaya dönüştürülür.
Daidalos: Yunan mitolojisine göre adı, Yunanca’da “ustaca işleyen” anlamına gelen ve M.Ö. 323- M.Ö. 30 yılları arası dönemi kapsayan Hellenistik Dönem öncesinde yaşayan Yunanlı mimar ve heykeltıraş Daidalos’un, Atina’nın yer aldığı Attike Yarımadası’nın kral soyundan gelme bir Atinalı olduğu söylenir. Güzel sanatların kendisiyle başladığına inanılan Daidalos; bir söylentiye göre Talaos adlı yeğeniyle birlikte Atina’da bulunan atelyesinde çalışırlarken yeğeni Talaos’un ölü bir yılanın dişlerinden testere yaptığını görünce onu kıskanır ve bir uçurumdan aşağı atarak yaşamına son verir.
Yeğeni Talaos’u öldürme suçundan ötürü sürgün cezasına çarptırılan Daidalos, gittiği Girit Adası’nda Baştanrı Zeus’un oğlu ve aynı zamanda Girit Adası kralı olan Minos’un himayesinde çalışmaya başlar. Ada Kralı Minos’un Pasiphae adlı karısı, Daidalos tarafından yapılan canlı heykellere ve Denizler Tanrısı Poseidon tarafından gönderilen beyaz boğaya âşık olup onunla birlikte olunca hamile kalır ve Minotauros adındaki insan bedenli, boğa başlı canavarı doğurur. Bu canavarın kimseler tarafından görülmesini istemeyen Kral Minos, yanında çalışan Daidalos’a bu canavarı saklayacak bir yer yapması talimatında bulunur. Daidalos bunun üzerine adada ünlü Labyrinthos (Knossos Labirenti)’u inşa eder ve Minotauros adlı canvar buraya hapsedilir.
Labyrinthos’a hapsedilen Minotauros adlı canavar, bir zaman sonra kralın kızı Ariadne’nin yardımıyla Theseus tarafından öldürülünce kral Minos, labirenti inşa eden Daidalos’u hapseder labirente. Balmumundan yaptığı kanatlarla oğlu İkaros’la birlikte, hapsedildiği labirentin bulunduğu Girit Adası’ndan Sicilya Adası’na uçan ve orada Kral Kakalos’a sığınan Daidalos; burada birbirinden üstün şaheserler yaratır. Hem Girit-Rodos sanat akınının ilk oluşturucusu, hem de yaptığı heykellerde insanın şahsiyetini, yaradılışını aksettiren yüz çizgilerini, yani fizyonomisini meydana çıkaran, bedene hareket özelliği kazandıran Daidalos¸mimar ve heykeltıraş materyallerinde icatları bulunan ilk sanatçı olarak kabul görür.
Daktyller: Yunanca’da “parmak” anlamına gelen “Daktylos” sözcüğünden türeyen Daktyller, sayıları farklı olarak gösterilen birtakım cinlerin genel adıdır. Adlarının anlamından da anlaşılacağı gibi parmak cinler olan Daktyller, daha ziyade İdalı olarak nitelendirilirler. Baştanrı Zeus, annesi Rhea ya da Frigya menşeyli Ana- Tanrıça Kybele ile ilintili bir şekilde gösterilirler.
Sayıları farklı olarak gösterilse de genelde beş tane olduğu kabul gören Daktyller’in ortaya çıkmış miti şöyledir: Girit’te yer alan İda Dağı’nın Diktys adlı mağarasında Baştanrı Zeus’u doğurmakta olan Rhea, topraktan güç alarak sancılarını hafifletmek amacıyla toprağa dayadığı sağ elinin toprakta oluşturduğu izden beş tane cin doğar. Doğar doğmaz da Zeus’un doğumunu kutlamak üzere hemen hora teperler, tepeden tırnağa değin silahlı olan bu cinler. El becerilerinde mahir olan Dakkyller’in, madenlerin ve maden işlemeciliğinin mucitleri oldukları söylenir. “Heksametron” denilen vezni bulmalarının yanı sıra şiir, dans ve müziğin doğup gelişmesinde önemli görev üstlendikleri de söylenmektedir.
Daktyloi: Yunan mitolojisine göre ilk erkek-tanrı ve baba-tanrı olan Uranos (Gök) ile evrenin yaratıcısı Gaia (Toprak)’nın Rhea adlı kızlarının emrinde İda Dağı’nda, Girit Adası’nda ve Frigya’da yaşayan Daktyloi, tali durumdaki tanrısal yaratıklardır. Söylenceye göre mahir sanatçılar olan bu yaratıklar, bilhassa demircilerin söylencesel ataları ve Rhea’nın çocukları olarak kabul görürler.
Damaskos: Yunan mitolojisine göre günümüzde Suriye’nin başkenti olan Şam(Damas)’a adını veren Damaskos, Arkadhia menşeyli bir kahramandır. Söylencenin birine göre Damaskos, bir asma kütüğünü kestiği gerekçesiyle yoldaşı olduğu Şarap ve Bağcılık Tanrısı Dionysos tarafından derisi diri diri yüzülerek öldürülür.
Damastes: Yunan mitolojisine göre bir adı da Prokrustes olan Damastes, Atina’nın söylencesel kralı Theseus tarafından öldürülen bir hayduttur.
Damia: Yunan mitolojisine göre Peloponissos Yarımadası’nda Argolis’in kuzeydoğu kıyısının yakınında bulunan Troizen kentinde bir hata neticesinde taşlanarak öldürüldükten sonra Auksesia adlı kız arkadaşıyla birlikte tanrılaştırılan Damia, Giritli bir genç kızdır.
Damysos: Yunan mitolojisine göre devlerin en hareketli ve en atik olanıdır. Bilge kişiliğiyle ünlü olan Kheiron, ölen Damysos’un bedeninden aldığı sağ topuğunu Akhilleus’un sağ ayağına takınca Damysos’un koşudaki sürati Akhilleus’a geçmiş olduğuna inanılır.
Danae: Yunan mitolojisine göre babası Argos kralı Akrisios tarafından bir kuleye hapsedilen Danae, bir altın yağmuruna dönüşerek kuleye giren Baştanrı Zeus ile sevişerek birlikte olur. Bu birlikteliğin neticesinde hamile kalarak Perseus’u doğurur. Buna öfkelenen babası Akrisios tarafından denize atılan Danae ile oğlu Perseus, dalgaların yardımıyla Seriphos Adası kıyılarına çıkarlar. Ancak Danae daha sonra oğlu Perseus tarafından Argos’a geri götürülür.
Danake: Yunan mitolojisine göre Styks adındaki Cehennem Irmağı’ndan geçebilmek amacıyla sandalcı Kharon’a verilmek üzere ölülerin ağızlarına konulan ve adına Obolos denilen madeni para.
Danaos: Yunan mitolojisine göre Argolis’te uzun zaman hüküm süren Danaos, Denizler Tanrısı Poseidon’un oğlu ve Danaos Kızları’nın babasıdır.
Danaos Kızları: Yunan mitolojisine göre Mısır ülkesine adını veren ve aynı zamanda eski krallarından biri olan Aigyptos adlı kardeşiyle savaştıktan sonra Mısır’dan Argolis’e kaçan Danaos, aradan uzun zaman geçtikten sonra barışmış gibi davranarak kendi elli kızının, kardeşi Aigyptos’un elli oğlu ile evlenmesine rızalık gösterir. Kurulan düğün-derneğin ardından evlenen Danaos Kızları’ndan kocası Lygkeus’u himaye eden Hypermnestra dışında kalan kırk dokuzu, kocalarını gerdek gecesinde öldürürler.
Çoban ve Hırsızlık Tanrısı Hermes ile Atina’nın koruyucusu ve Zekâ Tanrıçası Athena tarafından bağışlanarak günahlarının affedilmesinin ardından Argolislilerle evlenen Danaos Kızları, Danae Soyu’nun doğmasına öncülük etmiş olurlar. Ama ne var ki ömürleri fazlaca uzun olmuyor. Çünkü Aigyptos’un hayattaki tek oğlu olan Lykeus tarafından babaları Danaos’la birlikte öldürülürler. Öldürülen Danaos Kızları; Ölüler Ülkesi olarak bilinen Hades’te dibi bulunmayan bir küpü su ile doldurma cezasıyla cezalandırılırlar.
Daphne: Yunanmitolojisine göre bir nymphe (Su Perisi) olan Daphne, Pinios’un kızıdır. Peşinden koşturan Güneş Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’dan kurtulabilmek amacıyla defne ağacına dönüşür. Bir Lakonia söylencesine göre de Eleia Kralı’nın Leukippos adlı oğlunun âşık olduğu Daphne, Av Tanrıçası Artemis’in hizmetinde çalışan vahşi bir bakiredir. Leukippos adlı delikanlı, ona yakın olabilmek amacıyla kadın kılığına girerek arkadaşlarının arasına karışır. Ama yıkanmak için giysilerini çıkarmamakta direnen Leukippos, kimliği ortaya çıkınca kızlar tarafından öldürülmekten son anda kurtulur.
 
Daphnephoria: Eski Yunan’da Thebai’da, Boiotia’da ve Delphoi’de Daphne onuruna kutlanan şenlikler. Bu şenliklerde tören alayı defne dalları taşırmış.
Daphnis: Yunan mitolojisine göre çoban şiirinin yaratıcısı Sicilyalı bir çoban olan Daphnis, Çoban ve Hırsızlık Tanrısı Hermes ile bir nymphe (su perisi)’nin oğludur. Nomia adındaki bir nymphe (Su perisi)yi aldatması üzerine gözleri kör edilen Daphnis, günün birinde yuvarlandığı bir çukurda yaşamını yitirir.
Dardanos: Yunan mitolojisine göre Çanakkale Boğazı’na ve çevresine adını veren Dardanos, Baştanrı Zeus ile Atlas adındaki devin Elektra adlı kızının oğludur. İasion adındaki kardeşiyle birlikte yaşadığı Samothrake (Semendirek) Adası’nın sular altında kalması ve kardeşi İasion’un ölmesi üzerine bir sala binerek Anadoluya geçer. Gittiği yerde kral ve aynı zamanda Irmak-tanrı Skamandros (Küçük Menderes) ile İda Dağı’nın oğlu olan Teukros ya da Teuker tarafından iyi karşılanıp Batieia adındaki kızıyla evlendirilir. Çanakkale’ye yakın bir yerde kurduğu kentin kralı olduktan sonra yörenin tamamına adını verir. Aynı zamanda Truva Kral Soyu’nun atası sayılan Dardanos, bir İtalyan söylencesine göre de bir Etrüsk prensinin oğludur.
Daunus: Yunan mitolojisine göre ülkesinden geçen Baştanrı Zeus’a insan eti ikram eden Arkadhia kralı Lykaon’un oğlu olan Daunus; anavatanı olan Arkadhia’yı terk ederek Güney İtalya’da bulunan Apulia kentine yerleşir. Ardından da bu yörenin Dauniaadını alan bir kısmında kral olur.
Deianeira: Yunan mitolojisine göre kendisine talip olan Irmak-Tanrı Akheloos’u mağlup eden ve gücün sembolü olan Herakles ile evlenen Deianeira, savaşçı bir kadın kahramandır. Euenos Irmağı’nı geçmek amacıyla salcılık yapan ve yarı-insan yarı-at görünümlü olan Nessos(Nessus)’un salına, ya da sırtına biner. Nessos, ona tecavüz etmeye yeltenince Herakles zehirli bir ok atarak Nessos’u öldürür. Can çekişmek üzere olan Nessos, kendi kanlı gömleğini verdiği Deianeira’ya “Kocasının kendisine olan sadakatinin sona ermesi durumunda kanlı gömleğin, kocasının kendisine dönmesini sağlayacağını” söyler. Bir zaman sonra kocası Herakles’in İole adlı kadının yüzünden kendisini terketmesi üzerine Nessos’tan alıp sakladığı kanlı gömleği, kendisine dönmesini sağlamak amacıyla Herakles’e gönderir. Terk ettiği karısı Deianeira tarafından kendisine gönderilen kanlı gömleği giyinen Herakles, acılar içinde kıvrım kıvrım kıvranmaya başlar. Çektiği bu dayanılmaz acılardan bir an evvel kurtulmak isteyen Herakles, Oiti Dağı’nda kendini yakarak yaşamına son veririr. Bunun üzerine karamsarlığa kapılan Deianeire de üzüntüsünden kendini öldürerek yaşamına son verir.
Deidameia: Yunan mitolojisine göre Skyros kralı Lykomedes’in kızı olan Deidameia, İlyada Destanı’nın başkahramanı Akhilleus’un kendisini baştan çıkarması üzerine aralarında yaşanan aşk neticesinde hamile kalarak “Kızıl Saçlı” anlamına gelen Pyrrhos lâkaplı Neoptolemos’u doğurur.
Deimos: Yunan mitolojisine göre Savaş Tanrısı Ares ve Ares’in tören alayında yer alan Korku Tanrısı Phobos ile birlikte bir üçlü oluşturan Deimos, sürekli panik, dehşet ve korkunun sonrasında ortaya çıkan Bozgun Tanrısı’dır.
Deioneus: Yunan Mitolojisine göre Dia adlı kızını verdiği Lapithai kralı İksion’dan kendisine sunulması gereken armağanları isteyen Deioneus, Ölüler Ülkesi Hades’te Baştanrı Zeus tarafından sonsuza değin dönen alevli bir çarka bağlatılan damadı İksion tarafından içi ateş dolu bir kuyuya atılarak yakılan kişidir.
Deiphobos: Yunan mitolojisine göre Truva Kuşatması sırasında büyük kahramanlıklar gösteren Deiphobos, Truva’nın son kralı Priamos ile Hekabe’nin oğludur. Truva Savaşı sırasında öldürülen kardeşi Paris’in karısı Helena ile evelenen Deiphobos, Truva’nın düşmesinin ardından Arkadhia Kralı Menelaos tarafından öldürülür.
Deiphontes: Yunan mitolojisine göre Kral Temenos’un Hyrnetto adlı kızıyla evlendikten sonra kendisini çekemeyen kayınbiraderleriyle savaşmak zorunda kalan Deiphontes, Argolis’in söylencesel kralıdır.
Deipyle: Yunan mitololojisine göre Argos Kralı Adrastos’un kızı olan Deipyle, Aitolia Kralı Tydeus’un karısı ve Truva önlerinde savaşan Argoslu yiğitlerin en yamanı olan Diomedes’in de annesidir.
 Deipylos: Yunan mitolojisine göre Trakya Kralı Polymestor ile Truva’nın son karalı Priamos’un İlione adlı büyük kızının oğlu olan Deipylos; Priamos’un Polydoros adlı en küçük oğlunu, yani dayısını öldürdüğünü zanneden babası Polymestor tarafından boğazlanarak öldürülür.
Deksamenos: Yunanca’da adı “Konuksever” anlamına gelen Deksamenos, Yunan mitolojisine göre Arkadhia’da yer alan Olenos’un kralıdır. Olenos’a sığınan Herakles’e vermeyi vaat ettiği kızı Mnesimakhe’yi, Herakles’in bulunmadığı bir zaman yarı-at, yarı-insan görünümlü yaratıklar olan Kentauruoslar’dan Eurytion adlı biriyle nişanlamak zorunda kalır. Kente döndükten sonra durumu öğrenen Herakles, Eurytion adındaki Kentauros’u öldürerek Mnesimakhe ile evlenir.
Delia: Yunan mitolojisine göre Eski Yunan’da DelosAdası’nda ve Delion(Boiotia) kentinde Güneş Işığı ve Güzel Sanatlar Tanrısı Deloslu Apollon, Apollon’un kızkardeşi Av Tanrıçası Artemis ve her ikisinin anneleri olan Tanrıça Leto onuruna düzenlenen şenliklere verilen ad.
Delphinion: Eski Yunan’da yanında katilleri yargılayan bir mahkemenin toplandığı Delphinion, Atina’da bulunan Apollon Delphinios tapınağı.
 
Delphinios:  M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan bir ilahiye göre Girit’e ait olan bir koloniyi Delphoi’ye doğru götürmek amacıyla Yunus balığı kılığına bürünen tanrı Apollon’un takma adıdır.
Delphos: Yunan mitolojisine göre Denizler Tanrısı Poseidon, ya da Güneş Işığı ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’un oğlu olan Delphos, Delphoi kentine adını veren kraldır.
Delphyne: Yunan mitolojisine göre bedeninden ejderhalarla, zehirli yılanlar fışkıran yaratık olan Typhon tarafından yenilgiye maruz bırakılan Baştanrı Zeus’un hasar görmüş kas ve sinirlerinin bakımını yapmakla görevli kılınan Delphyne, bir dişi devdir.
Demeter: Yunan mitolojisine göre bir zamanlar dünyanın egemeni olan Kronos ile Olymposlular öncesi Tanrı grubu olan Titanlar’ın Rhea adlı kızının kızı olan Demeter, Ekili Topraklar Tanrıçası’dır. Aynı zamanda kardeşi olan Ölüler Ülkesi(Yeraltı Dünyası) Tanrısı Hades tarafından kaçırılan kızı Kore (Porsephones)’yi bulabilmek amacıyla dünyanın her yerini dolaşır. Neticede kardeşi ve aynı zamanda Baştanrı olan Zeus’un, “Kore (Persephone)’nin her yıl altı aylığına annesi Demeter’e verilmesi” şeklindeki önerisi her iki tarafça da kabul görünce olay tatlıya bağlanır. Hades tarafından kaçırılan kızı Kore ile birlikte Yunanistan’ın en büyük tanrıçalarından biri olan Demeter, M.Ö. III. Binyıl’da Pylos’ta ortaya çıkar.
Buğday başağı, nergis çiçeği ve haşhaş bitkisiyle sembolize edilen ve çoğu zaman oturur şekilde ve elinde bir meş’ale ile tasvir edilen tanrıça Demeter’e tapınım; başlangıçta sadece buğday ekimine ilişkindi. Ancak asırlar sonra tapınımın anlamı derinleşip değişikliğe uğrayınca ön sırada bulunan buğdayın yerine, ön sıraya buğdaydan daha önemli olan ebedî yaşamı, yani ölümsüzlüğü oturttu. Neticede tabiatı kendisine örnek olarak alan insanoğlu, zamanla yaşamın önemini daha iyi kavrar olunca bireyin ölümsüzlüğü tema’sını, köylülük tema’sına yeğledi. Bunun neticesinde Orpheusçuluk’un yanı sıra Eleusis Üçlüsü(Demeter-Kore-Triptolemos)’ne tapınım; ebedî bir ongunluk sözü veren bir inanca dönüşür.
Demetria: Yunan mitolojisine göre Eleusis ve Siracusa kentlerinde Tanrıça Demeterve buğday için düzenlenen çılgınca şenlikler.
Demodokos: Yunan mitolojisine göre halktan sürekli sevgi ve saygı gören Demodokos, Phaiak Kralı Alkinoos’un sarayında görevli olan bir ozandır.
Demophon: Yunan mitolojisine göre Atina’nın söylencesel kralı Theseus ile Phaidra ya da Ariadne’nin oğlu ve Akamantia Boyu’na adını veren Akamas’ın da kardeşi olan Demophon; Atina’nın söylencesel kralıdır. Birbiriyle çelişen kimi söylencelerden anlaşıldığı kadarıyla önce Truva Savaşı’na akabinde de Trakya’da bir maceraya sürüklenen Demophon’un Truva menşeyli bir Athena yontusu olan Palladion’u ele geçirdiği rivayet edilir.
Demophon: Yunan mitolojisine göre Eleusis kentinin ilk kralı Keleops ile Ekili Topraklar Tanrıçası Demeter’i bir süreliğine hizmetçi olarak evinde çalıştıran Metaneira’nın oğlu olan Demophon, Yeraltı Tanrısı Hades tarafından kaçırılan kızı Kore’yi ararken bir süreliğine evlerinde hizmetçi olarak çalışan Tanrıça Demeter tarafından ateşe tutularak ölümsüzleştirilmeye çalışılır.
Derketo: Kendisini, Babil ve Asurun söylencesel kraliçesi Semiramis’in annesi olarak kabul eden kimi Yunan yazarları tarafından Suriye’deki Samilerin büyük Tanrıçası Aştar (Atargatis)’a verilen ad.
Derkynos: Yunan mitolojisine göre gücün sembolü olan Herakles’in Medusa’nın kanından Khyrsaoros ile Kallirhoe adlı nympha’nın oğlu olan Geryon’dan çaldığı sürüleri, Herakles’ten çalmaya yeltenen Derkynos; Denizler Tanrısı Poseidon’un oğludur.
Deukalion: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus’un, insan neslini ortadan kaldırmak amacıyla evreni sular altında bıraktığı zaman insanoğluna verdiği bu cezaya dâhil edilemeyecek kadar dürüst oldukları için bu cezanın dışında tuttuğu iki kişi vardır. Bunlar; Olymposlular öncesi tanrılar grubu olan Titanlar’dan biri olan Prometheus’un oğlu Deukalion ile karısı Pyrrha’dır. Bu dürüst karı-koca, yaptıkları bir gemiyle dokuz gün suların üzerinde dolaşırlar. Dokuz günlük bu dolaşmanın ardından kıta Yunanistan’ındaki Tesalya’da bulunan bir tepede karaya çıkarlar. Karaya çıkan Deukalion-Pyrrha ikilisi, dünyayı tekrar insana kavuşturmak amacıyla karaya çıktakları yerdeki toprağa erkek ve kadına dönüşen taşlar ekerler. Bu taşlardan meydana gelen insanoğlu, yeniden üreyerek dünyayı doldurmaya başlar. Sonunda Deuklion-Pyrrha ikilisi, Yunan ırkının atası olarak kabul görürler.
Çağcıl açıklamalar, tufan söylencesiyle birlikte varlıkları gerçek olan bu taşların mevcudiyetini bazen bir yanardağ ifrazatıyla, bazen de Tesalya’da dağınık bir şekilde bulunan Yenitaş Çağı’na ait fazla sayıdaki dikili taşla ilişkilendirmektedir.
Devler (Tanrılar)Savaşı: Yunan mitolojisine göre insan şekilli Olymposlu Tanrılar’la, Olymposlular öncesi var olan dev şekilli tanrılar olan Titanlılar arasında meydana gelen söylencesel savaş.
Dia: Yunan mitolojisine göre damadı İksion tarafından içi ateş dolu bir kuyuya atılarak yakılan Deioneus’un kızıdır.
Diasia: Eski Yunan’da Atina’da güneşin batışının ardından kurbanlar kesilerek Khthonios Tanrısı “Zeus Meilikhos” onuruna düzenlenen şenlik.
Didymeia: Yunan mitolojisine göre Eski Yunan’da Miletos kentinde büyük jimnastik hareketlerini de ihtiva eder nitelikte Didyma Apollonu onuruna tertip edilen eğlenti.
Dike: Yunan mitolojisine göre insanlar arasındaki sosyal dengeyi temin ettiğine inanılan Dike, Hak ve Adalet Tanrıçası’dır. Baştanrı Zeus ile Hukuk ve Adalet Tanrıçası Themis’in kızı olup adları Horalar olan Dike –Eunomia-Eirene üçlüsünden biridir.
Diktynna: Yunan mitolojisine göre iffetin ve el değmemişliğin sembolü olan Av Tanrıçası Artemis ve Girit Ay Tanrıçası Britomartis ile özdeş tutulan Diktynna, Girit’in kuzeybatı kıyısında yer alan Diktynnaion kentine adını veren nymphe (Su perisi )’dir.
Diomedes: Yunan mitolojisine göre Savaş Tanrısı Ares ile Pirene sıradağlarına adını veren Pyrene’nin oğlu olan Diomedes, Trakya kralıdır. İnsan etiyle beslenen yabani kısrakları bulunan Diomedes, kendisini mağlup eden ve gücün sembolü olarak kabul gören Herakles tarafından kendi vahşi atlarına parçalatılarak öldürülür.
Diomedes: Yunan mitolojisine göre katıldığı Truva Savaşı’nda Zekâ Tanrıçası Athena’nın koruyuculuğunda çok sayıda parlak zaferere imza atan Diomedes, Truva destanları ile M.Ö. VIII. yy.da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan İlyada Destanı’nın en gözde kahramanlarından biri olup Aitolia asıllıdır. Argos prenslerinden biri olan Diomedes; önce İthaki Krallığı’nın söylencesel kralı Odysseus ile birlikte Ege Denizi’ndeki Skyros(İskiri) Adası’na, İlyada Destanı’nın başkahramanı Akhilleus’u; ardından da yine Odysseus’la birlikte Limni Adası’na Malialıların okçularıyla gittikleri Truva’nın son kralı Priamos’un yiğit oğlu Hektor ve M.Ö.70-M.Ö:19 yılları arasında yaşayan Latin Şair Publius Maro Vergilius tarafından kaleme alınan Aeneis Destanı’nın başkahramanı ve Truva Prensi Aineias’a karşı savaşır. Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite’i yaralar ve Akhilleus’u himaye eder. Tahta atın içine girenlerden biri olup Truva yağmalamasına katılan Diomedes’i, Akhalıların utkusunun ardından döndüğü Argos’ta kendisinin yaraladığı Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite’nin lâneti hâlâ takip eder. Karısı Aigialeia ile sevgilisi tarafından kurulan tuzaktan zor kurtulan Diomedes, bir tapınağa sığınır. Daha sonra ülkesini terk ederek önce Libya’ya, ardından İberya’ya gider. Diomedes, en sonunda gittiği Güney İtalya’ya yerleşir ve burada Apulia kralı Daunos’un kızıyla evlenerek yaşamına devam eder.
Dione: Yunan mitolojisine göre kalbini çaldığı Baştanrı Zeus ile birleşmelerinin ardından Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrotide’i doğuran Dione; geleneklere göre Yunan mitinin ilk erkek-tanrısı ve İlk baba-tanrısı Uranos (Gök) ile evrenin yaratıcısı Gaia (Toprak)’nın ya da engin denizin kişileştirilmişi olan Okeanos ile denizin verimliliğini simgeleyen Deniz Tanrıçası Tethys’in kızıdır. Mitolojik Lydia kralı Tantalos ile evli olan Dione, Tantalos’tan lânetlenmiş sülâlenin atası olan Pelopes ile anaerkil toplumun bir yansısı olan Niobe’yi doğurur.
Dionysos: Yunan mitolojisine göre Yunanlıların Şarap ve Bağcılar Tanrısı ile kimliği hakkında bilgi bulunmayan bir Trakya Tanrısı’nın kaynaşması neticesinde ortaya çıktığı zannedilen Dionysos, Eski Yunan’ın Şarap ve Sarhoşluk Tanrısı’dır. Her ne kadar mitolojik hikâyelerin kimilerinde kesin geç gelen yabancı tanrı olduğu söyleniyorsa da bunun izafi olduğu görülmektedir. Zira tıpkı kendi gibi rutubetli bir ortamın tanrısı olan ve M.Ö. 1700- M.Ö. 1200 yılları arasını kapsayan Mykenai Dönemi’nde tapınım gören Denizler Tanrısı Poseidon ile irtibatı olan Dionysos’un adı M.Ö. XV. yy.’da Eski Yunan’da liman kenti olan Pylos (Navarin)’a geçtiği bilinmektedir.
Daha önce Trakya Tanrısı olarak ormanlık alanların zirvelerinde oturup kehanetle iştigal eden, tarımı koruyup ona destek veren, dinsel ayinleri alkolün yaratmış olduğu esrikliğe dayalı bir inancı idare eden geleneksel Dioysos’un ana hatları, Trakya’nın izlerini taşımaktadır. Bir söylenceye göre çıplak vücutlarını “nebris” adı verilen ceylan derileriyle örtererk Dionysos-Bakkhos dinsel ayinlerini kutlayan kadınlar olan Bakkhalar, esrarengiz eğlencelerle gece vakti dağlarda, Boitialilar’ca Yunanistan’da benimsenen Dionysos’a yakıştırılan bir söylenceye göre; Dionysos, Baştanrı Zeus ile Baştanrı Zeus’u tüm heybetiyle görmek istediği için onun yıldırımlarıyla çarpılıp yanan Trakya menşeyli Yeraltı Tanrıçası Semele’nin oğludur. Ancak Semele, henüz doğum yapmadan Baştanrı Zeus’un yıldırımlarıyla çarpılıp öldürülünce Baştanrı Zeus, Dionysos’u birkaç aylığına uyluğunda saklı tutar. Daha sonra doğup nymphe denilen su perileri tarafından yetiştirilen Dionysos, kapıldğı bir çılgınlıkla gittiği yerlere bağcılığı da götürerek dünyayı dolaşır. Başarıyla neticelenen bir gezi sonrasında panterler tarafından çekilen bir arabanın üzerinde Hindistan’a girdiği rivayet edilir. Dionysos, Bacchus adıyla anıldığı Roma’da, İtalya Tanrısı Liber Pater ile özdeş tutulur.
İnsan eli değmemiş haşin doğayı ve topraktan fışkıran bolluğu sembolize eden ve tapınaklarda yer alan taştan yapılma masaların çevresinde bulunan sembolik sütünlara sarılan sarmaşık ile çamın simgelediği Dionysos, Bitki Örtüsü Tanrısı’dır. Kimi zaman teke(erkek keçi) ya da boğayla özdeş tutulması onun bir üreme tanrısı olarak da görüldüğünün bir ifadesidir. Neticede yeraltı tanrıları arasında sayılan Dionysos’un “Nysaios”, ”Bromios”, ”Bakkhos”, ”Sabadzios”, “Evios”, ”Lyaios” “Dithyrambos” ve “Zagreus” gibi takma adlarının bulunması, onun, tanrısal kimliğinin birbirinden farklı birçok öğeden oluştuğunun kanıtıdır. Eski Yunanlı Doğa-Tanrı Pan; Anadolu’nun eski Doğa Tanrısı Praipos; doğayı simgeleyen yar-insan, yarı–hayvan görünümlü tanrısal yaratıklar olan Satyrler ve onların yaşlıları olan Silenoslar ile kendisinin dinsel törenlerinin kadın kutlayıcıları olan Bakkhaların bulunduğu şen bir alayın önünde sembolize edilen Dionysos’un kendisine inananların, kendisiyle kaynaşması olarak kabul gören ayinleri; ilk kez esriklik ve kendinden geçme hallerinden ortaya çıkmıştır. Adı geçen tanrıya adanan kurbanların, pişirilmeden diri diri eller ve dişlerle parçalanarak yenmesi anlamına gelen Omofaji’ye değin varması, klasik Yunanlılarca yadsınan ve bunun bir neticesi olarak siteler tarafından benimsenmesi engellenmiş olan bu inancın pirimitif bir realite ile irtibatı bulunmaktadır.
Bütün bunların yanı sıra Dionysos’un emrindeki coşkulu çalışanları ve özellikle cinsel hazlara yönelik zevk ve eğlence düşkünü olan arkadaşları; trajik Yunan şiirlerinin ve Eski Yunanlılar tarafından Dionysos onuruna okunan ve adına “dithyramboslar” denilen tören şarkılarının kaynağını oluşturmuştur. Roma imparatorluğu döneminde de eğlentileri devam eden Dionysos inancının, Eski Yunan halkı üzerindeki etkinliği oldukça büyüktür.
Thebai kralı Pentheus tarafından yasaklandığı söylenen sarhoş bir coşkuyla başlayarak neticede politik bir isyana dönüşen Dionysos ayinleri; Roma Senatosu tarafından M.Ö. 186 yılında yasaklanır. Kimi gizemci tarikatların yanı sıra halk törenlerini de etkisi altına alan Dionysos İnancı’nın, Anadolu menşeyli olduğu tahmin edilmektedir.
Dioskurlar: Yunan mitolojisine göre BaştanrıZeusile Aitolia kralı Thestios’un Leda adındaki kızının ikiz çocukları olan Kastor ve Polydeukes’in genel adlarıdır.
Dipoleia: Yunan mitolojisine göre kent devletini koruyanZeus Polieus onuruna kutlanan bayramları belirten Yunanca sözcük. Kutlamalar sırasında öküzler kurban edilirdi. Dince suç sayılan davranışların bağışlanması için bu tür kurban nezredilmesine de buphonia denirmiş.
Dirke: Yunan mitolojisine göre yarı-insn, yarı–hayvan görünümlü tanrısal yaratıklar olan Satyrler kılığına bürünerek kendisini iğfal eden Baştanrı Zeus’tan Amphion ve Zethos adındaki ikizleri doğurmasından ötürü kocası ve aynı zamanda Thebai kralı olan Lykos’un boşadığı Antiope’nin teyzesi olan Dirke, aynı zamanda Lykos’un da ikinci eşidir. Dirke, gayrimeşru çocuk doğurduğu gerekçesiyle Antiope’ye işkence edip onu hapsettirince, Antiope’nin Amphion ve Zethos adlı ikiz oğulları tarafından saçlarından bir boğanın boynuzlarına bağlanarak boğaya parçalattırılır.
Dithyrambos: Yunan mitolojisine göre Şarap ve Sarhoşluk Tanrısı Dionysos’a nezredilen dinsel şiirler olan Dithyrambos, Antikçağ Yunan trajedisinde veya komedisinde korobaşı olarak bilenen Koryphaios’un yönetiminde yarı-insan yarı-hayvan görünümlü tanrısal yaratıklar olan Styrler’in kılığına girmiş koro üyeleri tarafından dansedilerek söylenirdi. M.Ö. VII. yy.’dan itibaren muhtevasında değişiklikler olan Dithyramboslar, sadece özgü oldukları Dionysos kültüne bağlı bulunmaktan çıktı ve şekilleri bir kısım değişikliklere maruz kaldı ve şiire özgü bir vasıf kazandırdı. İşte bu şekil Yunan trajedisinin yaratıcısı oldu.
Dolios: M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan Odysseia Destanı’na göre kurnazlıkları sayesinde yenilmez tanrıyı yenen küçük adam Odysseus’un Truva Savaşı’na gidişinin ardından kendi bağlarına çekilen yaşlı babası Laertes’in bağına ve bahçesine bakmakla görevli olan Dolios, sadık bir bahçevan ve Laertes’e hizmet veren dürüst bir bakıcıdır.
Dolon: Yunan mitolojisine göre Truvalı savaşçı olan ve casusluk amacıyla, esir alınarak Yunan kampına götürülen Dolon, son Truva kralı Priamos’un yiğit oğlu Hektor’a yardımda bulunmak amacıyla gittiği Yunan kampında Odysseus ve Diomedes tarafından yakalanır. Truvalılara dair sırları açıkladıktan sonra öldürülür.
Doris: Yunan mitolojisine göre engin denizin kişileştirilmişi olan Okeanos ile denizin üretkenliğini arttıran Deniz Tanrıçası Tethys’in kızı olan Doris, ihtiyar adam şeklinde sembolize edilen eski Deniz Tanrısı Nereus’un karısı ve sayıları elli olan Nereus Kızları (Nereidler)-’nın da annesidir.
        
Doros: Yunan Mitolojisine göre M.Ö. II. Binyıl’ın sonlarında Yunanistan’a gelen Hint-Avrupa menşeyli istilacı halk olan Dorlara adını veren kahraman olan Doros, söylencesinin kesintisiz ve değişmeyen bir düzenlilikle yinelenen olaylar dizisinin birinde, eskiden Akhaioi’nin komşusu olan Balkan kavimler topluluğu olan Aiolislilere adını veren Aiolos’un kardeşi olarak görülür.
Dragon: Yunan mitolojisine göre aslanpençeli, kanatlı ve yılan kuyruklu imgesel bir yaratık olan Dragon, Roma efsanelerinde de adından ejderha olarak bahsedilen bir yaratıktır.
Driadlar: Yunan mitolojisine göre serbestçe dolaşan, yaşadıkları meşe ormanlarının çevresinde dans eden ve basit ölümlülerle evlenebilen Driadlar, ağaç ve orman nympheler(peri)’idirler. Ağaç gövdesini anımsatan bedenleri ve güzel yüzleri; iç içe geçmiş dallar, birbiriyle kesişen kıvrımlı çizgiler şeklinde betimlenmiş bitki süslerinin bakışım ve uyum içinde yinelenmesine dayanan bir süsleme şekliyle nihayete eren bir genç kız şeklinde tasvir edilen Driadlar’ın kendileri de ölümlüdür.
Dryades: Yunan mitolojisine göre ağaç perileri olan Dryadlar da bir ağaçla doğup onunla ölen ağaç perileri olan Hamadryades (Hamadryadlar) adlı kardeşleri gibi bitkileri korurlar. İçinde yaşam sürdüğü ağacın sağlıklı ve canlı olmasından ötürü sevinen Dryadlar(Dryades), ağaçların yaprakları dökülüp kurumaya yüz tuttukları zaman da yasa bürünürler. Kimileri, içinde yaşam sürdüğü ağaçla birlikte doğup onunla ölürken kimileri de ölümsüzdür.
Dryas: Yunan Mitolojisine göre Savaş Tanrısı Ares’in oğlu ve büyük ihtimalle dili kesilerek hüthüt kuşuna dönüştürülen Tereus’un da kardeşi olan Dryas, ülkeye korku salan Kalydon adındaki korkunç yaban domuzunun öldürülmesi amacıyla düzenlenen “Kalydon Avı”na katılanlardan biridir.
Dryope: Yunan mitolojisine göre Yunanistan’ın ilk oturanlarından biri olarak kabul gören Dryops’un kızı olan Dryope, birçok mitolojik olaya sahne olan ve haydutların kol gezdiği Oiti (Oite) Dağı’nda babasına ait olan sürülere bakar. Güneş Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon kendisine âşık olunca olasılıklara karşı önlem alan Dryope, Andraimon’la evlenip Amphissos’u doğurur. Daha sonra oğlu Amphissos tarafından kendisinin eski aşığı olan Tanrı Apollon adına yaptırılan tapınağın hemen yanıbaşında, bir ağaçla doğup onunla birlikte ölen orman perileri olan Hamadryades adlı eski arkadaşları tarafından kaçırılır. Kaçırıldığı yerde kavak ağaçları dikilen Dryope hakkındaki bir başka söylenceye göre de Dryope, Lotis adlı nymphe (su perisi) tarafından ağaca dönüştürülür.
Dryops: Yunan mitolojisine göre Eski Yunan’ın ilk oturanlarından biri olarak kabul gören Dryops, Dryope adındaki ağaç perilerine adını veren kahramandır. Polydora ile ırmak-tanrı Sperkhios’un oğlu olan Dryops’un, M.Ö. II. Binyıl’ın sonlarına doğru Yunanistan’a yerleşen Hint-Avrupa menşeyli halk olan Dorlar tarafından Parnassos’tan kovulan oğulları Euboia (Eğriboz) Adası’na ve Teselya’ya yerleşirler.
 
——E——-
 
Eetion: Yunan mitolojisine göre Anadolu’nun kuzeybatısını kapsayan Mysia Bölgesi’nde, Yunan dünyasında uygarlığın yayılmasına öncülük eden efsanevî insan Kadmos tarafından kurulan Thebai’nin kralı olan Eetion, yiğit Hektor’un kahraman karısı Andromakhe’nin babasıdır. Kentin, M.Ö. 550- M.Ö. 330 tarihleri arasında egemen olan Ahemeniler tarafından ele geçirilişi sırasında yedi oğluyla birlikte öldürülür. Kentin alınışı sırasındaki cesaretine şahit olan İlyada Destanı’nın başkahramını Akhilleus, Eetion için büyük bir cenaze merasimi düzenler.
Egkelados: Yunan mitolojisine göre Olympos Dağı’nda oturan tanrılara karşı düzenlenen isyana katılan Egkelados, Olymposlular öncesi tanrılar grubu olan Titanlılardan biridir. Bu isyana katılmasından ötürü aynı zamanda Atina’nın koruyucu tanrıçası olan Zekâ Tanrıçası Athena, Egkelados adlı bu devin sırtına, Sicilya Adası’nı ya da Sicilya Dağı’nı yükleyerek onu altında ezer. Eski Yunanlılar, Sicilya Adası’nda sık sık meydana gelen depremleri, Egkelados adlı devin kıpırdamasıyla izah etmeye çalışırlar.
Eidothia: Yunan mitolojisine göre nymphe(su perisi)olan Eidothia, M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan Odysseia Destanı’nda adı, tanrısal deniz ihtiyarı olarak geçen Proteus’un kızıdır. Arkadhia Kralı Menelaos’a, Mısır’da nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda babası Proteus’a danışması tavsiyesinde bulunur.
Eidothia: Yunan dünyasında uygarlığın yayılmasına öncülük eden efsanevî insan olarak bilinen Kadmos’un kızkardeşi ve kimi nedenlerden ötürü tanrılar tarafından kör edilen kâhin ve Trakya’nın söylencesel kralı Phineus’un karısıdır.
Eileithyia (İlithya) : Yunan mitolojisine göre bazen Av Tanrıçası Artemis, bazen Evlilik Tanrıçası Hera veya Ekili Topraklar Tanrıçası Demeter’e verilen bir unvan; bazen de Baştanrı Zeus ve Evlilik Tanrıçası Hera’nın bir kızı olan belirli bir tanrıçayı belirten Eileithyia, Doğum Tanrıçası’dır. İnancının menşeinin geldiği yer olan Girit’te Minos Dönemi’nde Av Tanrıçası Artemis ve Eileithyia’nın sıfatlarını bünyesinde bir araya getiren ve mağaralarda tapınım gören bir tanrıçanın varlığı söz konusudur. Eski Yunan kentlerinin pek çoğunda tapınakları inşa edilmiştir.
Ekdysia: Eski Yunan’da Girit Adası’ndaki Phaistoskentinde genç evlilerce, Av Tanrıçası Artemis ile Güneş ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’un anneleri olan Tanrıça Leto onuruna düzenlenen eğlenti.
 
Ekhemos: Yunan mitolojisine göre Trakya’da Edonoi halkının söylencesel kralı Lykurgos’un ardılı olarak tahta geçen Arkadhia kralı olan Ekhemos, Dioskurlar olarak bilinen Kastor ve Polydeukes adlı ikizler ile günümüz tarihçileri tarafından Minoslu bir Bitki Tanrıçası olarak görülen ve Paris tarafından kaçırılması Truva Savaşı’na neden olan Helene’nin enişteleridir. İşgalcilikleriyle ünlü Dorları, Yunanistan’ın Korinthos kentinde yenilgiye uğratan Ekhemos, gücün sembolü olarak kabul gören Herakles’in Hyllos adındaki oğlunu öldürüp Dor Şefleri olan Herakleidailer’i elli veya yüz yıllık bir ateşkes imzalamaya zorunlu kılar.
Ekhetos: Yunan mitolojisine göre zalimliğiyle nam salan söylencesel Epeiros kralı olan Ekhetos, gözlerini oydurduğu kızı Metope’nin sevgilisini de sakatlar.
Ekhidna: Yunan mitolojisine göre Deniz Tanrısı Pontos ile evrenin yaratıcısı olan Gaia(Toprak)’nın dölünden gelme su perisi olan Kallirhoe ile Khrysaor’dan doğma Ekhidna, Kilikia’nın yarı-yılan, yarı-kadın görünümlü efsanevî azman ejderdir. Baştanrı Zeus’un son düşmanı olan Typhon adlı canavarla birleşerek yeraltındaki ve yeryüzündeki mevcut korkunç köpek ve canavarları ürettiği rivayet edilir.
Kilikia’nın Arima Dağları’nda yaşadığı söylenen ve ölümsüz olan Ekhidna’nın döllerinin tamamı Herakles ve Bellerophontes gibi kahramanların elinde can verir. Üç başlı, üç gövdeli bir dev olan Geryon’un köpeği Orthos; Ölüler Ülkesi(Hades)’nin bekçisi Kerberos; bataklıklar canavarı Hydra; ağzı ateş saçan canavar Khimaira; Sfenks; Lerna Ejderhası ve kendi dölü olan Orthos’la çiftleşerek Phiks ve Nemea Aslanı’nı doğurduğu söylenir.
         
Ekhion: Yunan mitolojisine göre Thebai’nin kurucusu olan ve Yunanistan’ da uygarlığın gelişmesine öncülük eden efsanevî insan Kadmos tarafından Thebai’ye ekilen ejderha dişlerinden dünyaya gelen beş savaşçıdan biri olan Ekhion, Kadmos’un Agave adlı kızıyla evlenir ve bu evliliğinin ürünü olarak Pentheus doğar.
Ekho: Yunan mitolojisine göre ormanların ve pınarların nymphe(Peri)’si olan Ekho, yankının kişilik kazandırılmışıdır. Öldüğü zaman duymuş olduğu kelimelerin son hecelerini tekrar etmeye mahkûm bir sese dönüşüp ortadan yok olur.
Elektra: Yunan Mitolojisine göre Baştanrı Zeus tarafından gökyüzünü sırtında taşımakla cezalandırılan Atlas ile Pleione’nin Pleiad adı verilen ve gökyüzünde yıldıza dönüştürülen yedi kızından bir olan Elektra, kendisine âşık olan Baştanrı Zeus’tan İason ve Dardanos adlarında iki çocuk doğurur. Palas Athena’nın büyülü özellikler taşıyan Palladium adındaki heykeli, Elektra’nın yüzünden Truva’ya gelmiştir.
Elektra: Yunan mitolojisine göre engin denizin kişileştirilmişi olan Okeanos ile denizin verimliliğini arttıran Deniz Tanrıçası Tethys’in kızı olan Elektra, genel adları Harpyalar olan Aello, Okypete ve Kelenio adlı üç Cenaze Tanrıçası ile tanrıların habercisi olan İris’in anneleridir.
Elektra: Söylencesel Mykenai ve Argos Kralı Agamemnon ile mitolojide önemli bir yeri bulunan Klytaimnestra’nın kızı olan Elektra, Orestes ile İphigeneia’nın da kızkardeşidir. M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros’un şiirlerinde adına rastlanmayan ve M.Ö. 480–406 yılları arasında yaşayan Yunan manzum trajedi yazarı Euripides tarafından kaleme alınan trajik “İphigeneia Aulis” destanı öncesinde bilinmeyen Elektra, Truva Savaşı’na katılan ünlü komutan ve aynı zamanda babası olan Agamemnon’un, annesi Klytaimnestra ve annesinin dostu Aigisthos tarafından öldürülmesinin ardından o zaman henüz çocuk olan kardeşi Orestes’i kurtarıp Fokis’e gönderirken kendisi de annesinin aşığı ve babasının katili Aigisthos tarafından köle muamelesine tabi tutulur. Büyüdükten sonra Fokis’ten geri dönen kardeşi Orestes’e babası Agamemnon’un katilleri olan anneleri Klytaimnestra ve aşığı Aigisthos’u öldürmesi için yardımda bulunan ve ölüm cezasına çarptırılan ve adalet adına intikamın sembolü olan Elektra; kardeşi Orestes gibi Güneş ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon tarafından kurtarılır. Bu olayların ardından Fokis kralının Pylades adındaki oğluyla evlenir.
Elektryon: Yunan mitolojisine göre söylencesel Mykenai kralı olan Elektryon; Doğu masal kahramanlarına benzer bir Yunanlı kahraman olan Persesus ile Etyopya kralı Kepheus’un Andromeda adlı kızının oğludur. Anakso adındaki yeğeniyle evliliklerinden Alkmene adlı bir kızı olan Elektryon, bir kaza neticesinde Amphitryon adlı yeğeni tarafından istenmeden öldürülür.
Elephenor: Yunan Mitolojisine göre Truva Savaşı’na katılan Elephenor, Khalkodon’un oğlu ve bir kaza neticesinde öldürdüğü ve Abantlar Boyu’na adını veren Abas’ın da torunudur. Euboia (Eğriboz) Adası’nda yaşayan Abantlar’ın da söylencesel kralıdır.
Eleusis: Yunan motilojisine göre Eleusis kentine adını veren Eleusis, Çoban ve Hırsızlık Tanrısı Hermes’in oğlu ve ölümünün ardından cehennemin üç yargıcından biri olan Triptolemos’un da babasıdır. Ekili Topraklar Tanrıçası Demeter tarafından ölümsüz kılınmak amacıyla ateşe daldırılan konuksever oğlu Triptolemos’u o halde görünce bağırdığı için Demeter tarafından öldürülür.
Elos (Aiolos) : Yunan mitolojisine göre Hellen ırkına adını veren Helen ile Orsies’in oğlu olduğu söylenen Elos’un tufan kahramanları soyundan geldiği rivayet edilir. M.Ö. VII. yy.’da yaşayan Yunanlı Epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan Odysseia Destanı’nda Denizler Tanrısı Poseidon’un oğlu ve Baştanrı Zeus’un emriyle yol veren kişi olarak adından söz edilen Elos, Rüzgâr Tanrısı’dır. Çanakkale Yarımadası ile Kara (Küçük) Menderes Irmağı arasındaki bölgenin adı da Elos’tur.
Elpenor: Yunan mitolojisine göre, kurnazlıkları sayesinde yenilmez tanrıyı yenen küçük adam Odysseus’un arkadaşı olan Elpenor, Büyücü Tanrıça Kirke’nin evinin damında içki içerken uyur ve ardından damdan düşerek ölür. Ölüler Ülkesi’nde, tanrısal yaratık olan Elpenor’un ruhuyla karşılaşan arkadaşı Odysseus, ona cesedini gömeceğine dair söz verir.
Elysion: Yunan mitolojisine göre Ölüler Ülkesi(Hades)’nde bulunan Elysion; kahraman olan kişilerle fazilet sahibi insanların gittikleri güzel yer.
Empusa: Yunan mitolojisine göre bir tür vampir olan Empusa; kadınları, çocukları ve gece yolculuğuna çıkan insanları korkutmak amacıyla Ay, Cehennem ve Deniz’in üç görünümlü Tanrıçası olan Hekate tarafından gönderilen bir hayalettir.
Endymion: Yunan mitolojisinde yer alan efsanelerden en yaygın olanına göre kendisine büyük bir aşkla sevdalanan ve harukulâde bir güzelliğe sahip olan ve iki at tarafından çekilen gümüş tekerlekli bir arabayla gökyüzünü dolaşan Selene’nin her gece kendisini görmeye gittiği Endymion, yakışıklılıkla cihanda menendine rastlanmayan bir çobandır. Baştanrı Zeus tarafından kendisine dilediği yaşam biçimini tercih etme hakkı verilen Endymion, hiç yaşlanmadan ebedî ve ölümsüz bir uykuya dalma seçeneğini seçer.
Enipeus: Yunan mitolojisine göre Teselyalı Irmak-tanrı olan Enipeus’a, Eleia kralı Salmoneus’un Tyro adındaki kızı âşık olur. Bunu öğrenen Denizler Tanrısı Poseidon, Enipeus’un kılığına girerek Tyro’yu yoldan çıkarır ve birlikte olurlar. Bu birlikteliklerinden, sonradan İolkas kralı olan Pelias ile Pylos kentini kuran Neleus doğar. Ancak anneleri tarafından terk edilen iki kardeş kendilerini bulan bir çouban tarafından büyütülürler.
Enyalios: Yunan mitolojisine göre Yunan Savaş Tanrısı Ares’in ek adlarından biridir.
Enyo: Yunan mitolojisine göre Savaş Tanrıçası olan Enyo, Savaş Tanrısı Ares’in kızıdır. Romalılar tarafından, Roma savaş Tanrıçası Bellona ile özdeş tutulmuştur.
Eos: Yunan mitolojisine göre Olymposlular öncesi tanrı grubu Titanlılardan biri olan Hyperion ile Theia’nın kızı, Helene ve Helios’un kardeşileri olan Eos; Şafak Tanrıçası’dır. Her gün okyanustan doğarak kanatlı dört at tarafından çekilen parlak arabasıyla gökyüzüne yükselen Eos, rüzgârların, yıldızların ve Eosphoros denilen Sabah Yıldızı’nın yaratıcısıdır. Birçok kocası ve sevgilisi bulunurdu.
Epaphos: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus ile Zeus’un, Evlilik Tanrıçası ve aynı zamanda karısı olan Hera’nın kötülüklerinden korumak amacıyla ineğe dönüştürdüğü sevgilisi ve Argolis’in Irmak Tanrısı İnakhos’un kızı olan İo ile birliktelikleri neticesinde doğan Epaphos, Mısır krallığı yapar. Nil’in Memfis adlı kızıyla evlenir ve bu evliliklerinden Mısır’ın komşusu Libya’ya adını veren kızları Libye (Libya) doğar.
Epeios: Yunan mitolojisine göre Truva’da, öldürülen ve Akhilleus’un en yakın arkadaşı olan Patrokles anısına yapılan yarışmada yumruk döğüşü birinciliğini alan Epeios, Truva içine sokulacak tahta atın yapımcısıdır. Otuz gemiden oluşan bir filo ile Truva Savaşı’na katılan Epeios Akha kralıdır. Truva Savaşı dönüşünde lideri Nestor’dan ayrılarak gittiği Güney İtalya’da kurduğu kentte bir de Athena Tapnağı yaptırır.
Ephesia: Eski Yunan’da, Efes kentinde her yıl Av Tanrıçası Artemis onuruna gerçekleştirilen ve her türlü yazın etkinlikleri ve sportif oyunları ile konfederasyon üyesi İonia siteleri delegelerinin politik bir toplantısını içeren eğlenti.
Epimeliades (Epimelides)Yunan mitolojisine gere Epimeliades, sürüleri koruyan nympheler (peri)’in genel adıdır.
Epimetheus: Yunanca’da “düşünmekte geç kalan” anlamına gelen Epimetheus, Yunan mitolojisine göre Olymposlulardan çaldığı ateşi insanlara getirdiği gerekçesiyle Baştanrı Zeus tarafından cezalandırılan Prometheus’un kardeşidir. Bilimin, bilincin, medeniyetin ve özgürlüğün sembolü olan ateşi insanların kullanımına sunan Prometheus, kardeşi Epimetheus’a Olympos Tanrıları’na asla güvenmemesi konusunda defalarca telkinde bulunur. Ancak kardeşi Prometheus’un bu telkinlerini kulak ardı eden Epimetheus, ne yazık ki Baştanrı Zeus tarafından kendisine gönderilen güzel kadın Pondora’yı ve Pandora’nın ölüme yol açan kutusunu (Pandora’nın Kutusu ) kabul etme saflığını gösterir.
Epitaphia: Eski Yunan’da ün yapmış vatandaşların mezarlarının başında her yıl gerçekleştirilen halk eğlentileri. Bunların içinde en önemlileri Ekim ayında Theseus’un ve büyük savaşlarda yaşamını yitirenlerin onuruna Atina’da düzenlenenlerdi.
Epopeus: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus tarafından iğfal edildikten sonra Amphion ve Zethos adındaki gayrimeşru ikizleri doğurmasından ötürü teyzesi Dirke tarafından cezalandırılan Antiope’ye yardım ederek kurtardıktan sonra onunla evelenen Epopeus, Sikyon kentinin söylencesel kralıdır. Daha sonra Sikyon’u ele geçiren Antiope’nin amcası Lykos tarafından öldürtülür.
Epopteia: Eski Yunan’da gizleri can gözüyle görme. Eleusis gizlerini öğrenmenin en yüce mertebesi.
Erato: Yunan mitolojisine göre coşkuyla, aşırılığa varan bir taşkınlıkla dolu şiirin, özellikle de erotizmi çağrıştıran şiirin tanrıçası olan Erato, tüm sanatların esin perileri, esin tanrıçaları olan dokuz Musa’dan biridir. Genişçe bir elbiseyle ve elinde bir lir ya da kitara ile tasvir edilirdi.
Erebos: Yunan Mitolojisine göre evrenin yaratılışı öncesinde mevcut olan Khaos (Boşluk)’ un oğlu ve uyku, ölüm, düş gibi soyut mefhumların annesi Gece’nin de kardeşi olan Erebos, Ölüler Ülkesi (Hades)’nin en karanlık bölümüdür.
Erekhtheus: Yunanca’da “aralayan kimse” anlamına gelen Erekhtheus; Atinalılar tarafından tapınım gören ilk tanrılardan biridir. Yarı-insan, yarı-yılan görünümlü olup kendisine “Yerin oğlu” denirmiş. Klasik Çağ’da kendisine Atina’nın söylencesel kralları arasında yer verilen Erekhtheus’un; Athena İnancı’nı Atina’ya soktuğu, Atina’nın koruyucu tanrıçası Athena onuruna Atinalılar tarafından düzenlenen eğlentiler olan Panathenaia Şenlikleri’ni başlattığı ve şair, savaşçı, kâhin, rahip ve kanun yapımcısı olan Eumolpos’un komuta ettiği Eleusis Birlikleri’ni mağlup eden kişi olduğu rivayet edilir. Bu utkuyu kazanabilmek amacıyla babası Denizler Tanrısı Poseidon’dan ilham alan bir kâhinin arzusu üzerine kızlarından birini kurban eder. Denizler Tanrısı Poseidon tarafından yıldırımlarla öldürülen Erekht-heus’un gömüldüğü Akropolis’e ilk Erekhtheion (Tapınak) yapılır. Erekhtheus Çeşmesi; Atina Akropolisi’nde Erekhtheion’un altında yer alan ve rivayete göre Denizler Tanrısı Poseidon’un üçlü çatalını batırmak suretiyle fışkırttığı tuzlu su kaynağıdır.
Erginos: Yunan mitolojisine göre Boiotia Bölgesi’nde yer alan Orkhomenoskentinde yaşayan Minyaihalkının kralıdır. M.Ö. 364 yılında kenti yakıp yıkan Thebailileri mağlup edip haraca bağlayarak babası Klymenos’un ölümünün intikamını alan Erginos, Thebaililer tarafından yakılıp yıkılan kenti, Mekedonyalı Philoppos’a onartır.
Erigone: Yunan mitolojisine göre bağcılık ve şarabı öğretmek üzere Atina’ya giden Şarap ve Sarhoşluk Tanrısı Dionysos, İkarios adlı bir çiftçinin evine konuk olur. Erigone, Dioysos’un evine konuk olduğu İkarios’un kızıdır. Bir süreliğine orada kalan Dionysos, Erigone’yi baştan çıkarır. Baba İkarios, kızını Dionysos’a vermek zorunda kalır. Ancak kızına karşılık Dionysos’tan şarap yapmayı öğrenir. Dionysos ile Erigone’nin birlikteliklerinden yiğit Stphylos doğar. Bu arada şarap yapmayı öğrenen İkarios sürekli şarap yaparak satmaya başlar. Günün birinde İkarios’tan aldıkları şarapları içerek sarhoş olan çobanlar, kendilerini sarhoş eden İkarios’u öldürürler. Babasının acısına dayanamayan Erigone, kendini babasının yanında bulunan bir ağaca asarak yaşamına son verir. İntihar eden sevgilisi Erigone’nin öcünü almak isteyen Dionysos, Atinalı genç kızları intihara teşvik eder. İntiharların birbirini izlemesi üzerine Atina halkı çobanları cezalandırır. Ardından da yaptıkları yapma bebekleri ağaçlara asarak düzenledikleri eğlentilerle Erigone’nin hatırasını hep canlı tutarlar.
Erikthonios: Yunan mitolojisine göre evrenin yaratıcısı ve toprağı simgeleyen Gaia’nın oğlu olan Erikthonios; söylencesi, Erekhtheus’un söylencesiyle irtibatı bulunan Atinalı bir kahramandır. Atina’nın koruyucu tanrıçası ve aynı zamanda Zekâ Tanrıçası olan Athena tarafından bir sandığa kapatılır. İçinde Erikthonios’un bulunduğu sandığı korunması amacıyla Attike’nin söylencesel kralı Kekrops’un kızlarına teslim edilir. Ancak tanrıçanın emrine karşı gelerek sandığı açan Kekrops’un kızları, sandığın içinde yılanlarla çepeçevre sarılmış, ya da kendisi de yılana dönüşmüş Erikthonios’u görünce dehşete kapılıp kaçışırlar ve Akropolis’in tepesinden aşağıya doğru yuvarlanırlar. Akropolis’in tepesinden yuvarlanırken düştükleri yerde Erekhtheus Denizi adı verilen kaynak fışkırmaya başlar. Erikthonios daha sonra Atina’ya kral olur.
Erinyes: Yunan mitolojisine göre Klasik Çağ’da Alekto, Teisiphone ve Megaire adındaki üç Öç Tanrıçası’nın genel adıdır. Ahlâksal dünyanın yasalarını sembolize eden, bunlara uymayanları cezalandıran ve özellikle de aile ve klan içinde vukubulan cinayetlerin intikamını alan Erinyesler’in menşeyleri Klasik Çağ’dan çok öncesine dayanır. Romalılar tarafından kendilerinin Cehennem Tanrıçaları olan Furialar’la özdeş tutulan Erinyesler; tehdit edici bakışlı, kapalı olmayan büyük kanatlı, tunç ayaklı kırbaç ve meşale tutan elleriyle ve saçlarına yılanlar dolanmış canavar şekilli olarak tasvir edilirlerdi. Resimli vazolarda Orestes’i kovalarken gösterilen tanrıçalar, kötülüklerden kurtulmak amacıyla onlara bir başka sav ileri sürmek koşuluyla “Eumenidler” adıyla anılırlardı.
 Eriphyle: Yunan mitolojisine göre Argos kralı Talaos’un kızı olan Eriphyle, ünlü kâhin Amphiaraos’un karısıdır. Bir altın kolye karşılığında kâhinliği sayesinde öleceğini önceden bildiği için Thebai Savaşı’na katılmamak amacıyla birliklerin hareketi sırasında kaçarak saklanan kâhin kocası Amphiaraos’un gizlendiği yeri söyleyerek onun ele geçmesini sağlar. Karısının, saklandığı yeri Yedi Şefler’den biri olan Polyneikes’e haber vermesi üzerine ele geçirilen Amphiaraos, savaş öncesinde kendisi gibi kâhin olan oğlu Alkmeon’dan kendisinin ölüm haberini alır almaz annesini öldüreceğine dair söz alır. Nihayette Amphiaraos savaş sırasında ölür. Bunun üzerine oğul Alkmeon, babasına verdiği sözü tutarak annesi Eriphyle’yi öldürür.
Eris: Yunan mitolojisine göre Savaş Tanrısı Ares’in hem kızkardeşi hem de karısı olan Eris, Nifak Tanrıçası’dır. Uyku, ölüm ve düş gibi kavramların annesi olarak kabul gören Gece’nin kızı ve Acı’nın, Kıtlık’ın ve öteki felâketlerin de anasıdır. Daha ziyade kanatlı bir tanrıça olarak tasvir edilen Eris, katıldığı döğüşlerde döğüşenleri kışkırtır. Altın elmayı, Truva’nın son kralı Priamos’un yakışıklı oğlu Paris’e vererek Truva Savaşı’na yol açan da odur.
Eros: Yunan mitolojisine göre Aşk Tanrısı olan Eros, mitolojik şiirlerden oluşan en eski Thegonialarda ilk Khaos (Boşluk)’tan ortaya çıkan varedici tanrılardan ve dünyanın ana unsurlarından biri şeklinde gösteriliyordu. Bununla birlikte Çiy’in tanrısallık kazandırılmış şekli olarak görüldüğü algılanmaktadır. M.Ö. VI. yy.’dan itibaren aşk ihtirasının tanrısı olmasından ötürü sanatçı ve şairlerin hemen hemen tamamına konu olmuştur. Sonradan en genç tanrı olarak kabul edilen ve tanrılarla insanlar arasında sefalet ve kederle belirlenen bir aracı sayılan Eros, zaman içerisinde son şeklini alarak gönülleri meşalesiyle yakan veya oklarıyla yaralayan kanatlı/kanatsız bir çocuk şekliyle betimlendi. O günden bu yana, en önemlisi yavaş yavaş simgesel bir anlam kazanan Psykhe söylencesi olan birçok söylencede adı geçer oldu.
Erotidia: Thespiai kentinde ve olasılıkla MysiaBölgesi’ndeki Parion (Burhaniye) kentinde Aşk Tanrısı Eros onuruna beş yılda bir düzenlenen şenlikleri belirten Yunanca sözcük.
Eryks: Yunan mitolojisine göre olağanüstü bir güce sahip olan Eryks, Sicilya Adası’nda bulunan Eryks Dağı’na ve aynı adı taşıyan kente adını veren bir kahramandır. Hespera kentinin üç başlı, üç bedenli Geryon adlı kralının öküzlerini, çalan Herakles’ten geri almak için meydan okur, ancak neticede kavgayı da yaşamını da kaybeden o olur.
Erymanthos: Yunan mitolojisine göre Güneş Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’un oğlu olan Erymanthos, genç Fenike Tanrısı Adonis’le seviştikten sonra ırmakta yıkanırken gördüğü Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite tarafından gözleri kör edilen kişidir. Oğlunun intikamını almak amacıyla yabandomuzu kılığına bürünen Tanrı Apollon da Adonis’i öldürür.
Erysikhton: Yunan mitolojisine göre tanrılardan korkmamasıyla ve taşkınlığıyla ün yapan Erysikhton, Teselya kralı Triapos’un oğlu ya da kardeşidir. Günün birinde tanrılar tarafından verilen alametlere aldırmaksızın Ekili Topraklar Tanrıçası Demeter’e nezredilen bir koruluktaki ağaçları birer birer kesen Erysikhton, Tanrıça Demeter tarafından bir türlü doymak bilmeyen bir açlığa mahküm edilince rastgele ve durmaksızın her şey yemesine karşın doymazmış. Bütün varını yoğunu tükettikten sonra da kendisini yemiş.
Erysikhton: Yunan mitolojisine göre doğrudan topraktan doğduğu rivayet edilen Attike’nin kurucusu ve söylencesel ilk kralı Kekrops ile Kekrops’un hem kızkardeşi, hemde karısı olan Aglauros’un oğlu olan Erysikhton, Atinalı bir kahramandır. Delos’taki Apollon Tapınağı’ndan Doğum Tanrıçası Eileithyia’nın eski bir heykeliyle dönerken yolda ölür.
Erythion: Yunan mitolojisine göre Hespera’nın üç başlı üç gövdeli kralı Geryon’un sığır sürüsünü güden çoban olan Erythion, sürülerin bekçisi olan Orthos adlı köpekle birlikte sığırları daha kolay bir şekilde çalmak isteyen Herakles tarafından öldürülür.
Eson (Aison)Yunan mitolojisine göre İalkos’un kralı, Argonautlar Seferi’nin önderi ve altın postu ele geçiren İason’un da babası olan Eson, tahtına göz diken kardeşi Pelias tarafından zehirletilir. (Geniş Bilgi için Aison maddesine bakınız).
 
Eteokles: Yunan mitolojisine göre ThebaiDönemi kahramanlarından olan Eteokles, M.Ö. VII. yy’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan İlyada Destanı’nda adından “Epikaste” olarak söz edilen İokaste ile İokaste’nin hem oğlu, hem de kocası olan Oidipus’un oğlu ve Polyneikes’in kardeşidir. Bilmeden kendi öz annesi İokaste ile evlenen babaları Oidipus’un, evlendiği kadının kendi öz annesi olduğunu öğrenince gözlerine mil çektirerek kendini kör etmesi üzerine Eteokles ile Polyneikes adlı iki kardeş Thebai’nin idaresine el koyarlar. İktidarda sırasıyla birer yıl kalmayı karara bağlamlarına rağmen Eteokles, önceden aldıkları bu karara aykırı davranınca iki kardeş arasında Thebai’ye karşı Yedi Şefler Savaşı adıyla anılan büyük bir savaş başlamış olur. Bu büyük ve çetin savaş, iki kardeşin birbirlerini öldürmeleri üzerine sona erer.
Euadne: Yunan mitolojisine göre Thebai Kuşatması sırasında Baştanrı Zeus’un, yıldırımlarıyla çarparak yaktığı Argoslu Komutan Kapanes’un karısı olan Euadne, kendini, kocasının bedenini yakmakta olan ateş almış odun yığınının üstüne atıp yakarak yaşamına son veren kadındır.
Euander: Yunan mitolojisine göre Çoban ve Hırsızlık Tanrısı Hermes ile bir nymphe (Su Perisi )’nin oğlu olan Euander, bir isyan sırasında görünürdeki babasını öldürmesinin ardından Arkadhia’dan ayrılarak Truva Savaşı’ndan yaklaşık altmış yıl önce İtalya’nın Latium Bölgesi’ne yerleşir. Palatinus Dağı eteklerinde kurduğu ülkesi Pallantium’a muhtelif tarım tekniklerini ve yazıyı getiren Euander, sürüler, çobanlar, yabani ve ürkütücü Roma Doğa Tanrısı Faunus onuruna düzenlenen Lupercalia Şenlikler’nin de mucididir. M.Ö. 70-M.Ö. 19 yılları arasında yaşayan Latin şair Vergilius’un kaleme aldığı “Aeneis” adlı geniş kapsamlı ulusal destana göre Euander, Latinler’e karşı Truva Prensi Aineias’ın yanında yer alır.
Eubuleus: Yunan mitolojisine göre biri, Ekili Topraklar Tanrıçası Demeter’in kızı Persephone’nin Yeraltı Tanrısı Hades tarafından kaçırılışının şahidi olan domuz çobanı olmak üzere Eleusis Sırları’na ilişkin iki kahramanın adıdır.
        
Euenos: Yunan mitolojisine göre Savaş Tanrısı Ares’in oğlu olan Euenos, Aitolia kralı ve İdas’ı, kendisine âşık olan Güneş, Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’a tercih ederek onunla kaçan Marpessa-’nın da babasıdır. Kızı Marpessa’ya talip olan herkesi öldüren Euenos, kızını kaçıran İdas adındaki Messinialı kahramanı takip eder, ancak yakalayamayınca kendisini öldürür.
Eulimene: Yunan mitolojisine göre Kydon adlı bir Girit kralının kızı olan Eulimene’nin bir adak töreni esnasında kurban olarak seçilmesi bir aşk mücadelesine yol açar.
Eumaios: M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan Odysseia Destanı’nda adı geçen Eumaios, İthaki’nin söylencesel kralı Odysseus’un sadakatli domuz çobanıdır.
        
Eumenides: Yunan mitolojisine göre Attike Yarımadası’nda ve Atina’nın kuzeyindeki Kolonas’ta tapınım gören ve adı Yunanca’da “şefkatli” ve “en saygın” anlamına gelen ve Semnai adıyla da anılan Eumenides, üretimi sembolize eden Eski Yunan tanrılarındandır. Areopagus Tapınaklar’nda kendileri onuruna ziyafetler düzenlenen Eumenides’e Gaia (Yer-Toprak)’nın canlılık kazandırdığına inanılırdı. Üreme ve ihtihsalin yanı sıra maneviyat ve sosyal fonksiyonları da vardı.
Daha sonra M.Ö. 525- M.Ö. 456 yılları arasında yaşayan Yunan trajedi yazarı Aiskhylos tarafından M.Ö. 458 yılında kaleme alınan “Eumenides” adlı trajedide Agamemnon’u öldüren karısı Klytaimnest-ra’dan Orestes adlı oğullarının nasıl intikam aldığı dile getirilir. Burada Erinys adlı intikam tanrıçalarının yanı sıra Şefkati ve İyiliği sembolize eden Eumenides’in adından da söz edilmesi, bu tanrıların karıştırılmasına neden olmuştur.
Eumolpos: Yunan mitolojisine göre Denizler Tanrısı Poseidon ile Kuzey Rüzgârı Bores(Poyraz) kızı Khione’nin oğlu olan Eumolpos, iyi bir savaşçı, kâhin, şair, rahip ve yasa yapıcıdır. Doğrudan topraktan doğduğuna inanılan ve Atinalıların tapındıkları ilk tanrılardan biri olan Erekhtheus gibi Atina’ya karşı savaşta yurttaşlarına yardımcı olurken yaşamını yitiren Eumolpos, muhtelif maceraların ardından esrar perdesini oluşturduğu Eleusis’e gelir. Eleusis Tapınağı’nın rahiplerinin en önemlileri, Eumolpides Ailesi (Eumolpidai)’nin içinden seçilirmiş.
        
Euneos: Yunan mitolojisine göre Argonautlar Seferi’ne katılan elli kişilik grubun lideri olan ve Altın Post’u ele geçiren İason ile Lemnos kralı Thoas’ın Hypsipyle adlı kızının oğulları olan Euneos, Limni Adası’nın hükümdarıdır. Truva kuşatması sırasında kendilerine şarap temin ettiği Akhalılara esir düşen ve aynı zamanda ülkesinden geçen Baştanrı Zeus’a insan eti ikram eden Arkadhia Kralı Lykaon’u da para vererek kurtarır.
Eunomia: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus ile ikinci tanrı kuşağı olan Titanlar’dan Hukuk ve Adalet Tanrıçası Themis’in kızı olan Eunomia tabiatın düzenini simgeleyen ve soyut kavramlar olarak tasavvur edilen Horalar adındaki üç Mevsim Tanrıçası’ndan biridir. Kendisi Düzen Tanrıçası’dır.
Eunomos: Yunan mitolojisine göre Av Tanrıçası Artemis’e söz verdiği kurban adağını yerine getirmediği için tanrıça tarafından ülkesi Kalydon’a dehşet saçan yaban domuzu gönderilen kral Oineus’un saki(İçki sunan)si olan Eunomos, kralın Deianeira adlı kızıyla evli olan Herakles tarafından, ayaklarına su döktüğü gerekçesiyle bir tokatta öldürülür.
Euphemos: Yunan mitolojisine göre Argonautlar Seferine katılan elli kişiden biri olan Euphemos, Denizler Tanrısı Poseidon’un oğludur. Katıldğı Argonautlar Seferi sırasında yolunu kaybeden arkadaşlarına iki defa takip edilmesi gereken yolu bulmayı başarmıştır.
Euphorbos: Yunan mitolojisine göre ölümü, ölümsüzlüğe dönüşen Prometheus’un yeğeni ve Akhilleus’un cengâver arkadaşı Patrokles’i yaralayan Euphorbos, güçlülüğüyle nam salmış bir Truvalı’dır. Kendisi de Lakedaimon kentinin kurucusu ve Arkadhia kralı Menelaos tarafından öldürülür.
Euphrates: Fırat Nehri’nin adının, menşei hususunda uydurulan bu söylenceye göre, günün birinde karısının yanında uyuyan oğlunu yabancı bir erkek sanarak öldüren Euphrates, gerçeği öğrenince de kendini Fırat’ın sularına atarak yaşamına son verir. O zamana değin Medos adıyla bilinen Fırat, o günden itibaren kendi suyunda boğulan Euphrates adıyla anılır olmaya başlamış.
Euphrosyne: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus’un; Aglaia, Euphrosyne ve Thaleia adlarındaki üç güzel kızından birinin adı.
Europe: Yunan mitolojisine göre Sidon kentinin kurucusu ve Fenike kralı Phoiniks veya Suriye’de hükümranlık süren Agenor’un kızı olan Europe; Yunanlılar arasında medeniyetin yayılmasında öncülük eden Kadmos’un kızkardeşidir. Boğa görünümüne bürünerek kendisini Girit’e kaçıran Baştanrı Zeus’la birlikteliklerinden Girit kralı Minos, Yeraltı Ülkesi’nde Tanrı Hades’in üç yargıcından biri olan Rhadamanthos ve İlyada Destanı’nda Truva Savaşı’nın en ünlü ve en insani biri olarak tanıtılan Sarpedon doğar.
Minos Dönemi Girit inancına ilişkin bir söylenceye göre Baştanrı Zeus’tan Girit’e gerçekleştirilen çıkarmalara engel olan ve Minos döneminde Girit’i koruyan tunçtan yapılma dev boyutlu bekçi Talos’u alan Europe, daha sonra Girit kralı Asterion ile evlenir.
Euros: Yunan mitolojisine göre Şafak Tanrısı Eos ile Astraeos’un oğlu olan Euros, Güneybatı (Lodos) Rüzgârı’nın adıdır.
Euryalis: KendisiTruvalı olduğu halde M.Ö V. yy’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılan İtalya’nın Latium Bölgesi’ndeki Rutuli halkına karşı gerçekleştirilen savaşta mücadele eden Nissus adlı arkadaşının yanında yer alarak onunla birlikte ölünce M.Ö 70–19 yılları arasında yaşayan Latin şair Vergilius, onu birlikte öldüğü Nissus’a bağlayan arkadaşlığı takdis eder.
Eurybie: Yunan mitolojisine göre DenizTanrısı Pontos (su) ile Gaia (Toprak)’tan doğma olan Eurybie, ikinci tanrılar grubu olan Titanlar’dan Krios ile olan birlikteliklerinden Astraios, Palas ve Perses dünyaya gelir. Aynı zamanda Deniz Tanrısı Nereus, Deniz Tanrısı Phorkys, Deniz Tanrısı Thaumas ve Deniz Tanrısı Keto’nun da kız kardeşidir.
Eurydike: Yunan mitolojisine göre mitolojik ozan Orpheus’un karısı olan Eurydike, Driadlar (Dryadesler) olarak bilinen ağaç ve orman perilerinden biridir. Kendisini takip eden Güneş, Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon ile Kyrene adlı nymphenin oğlu Aristaios’tan kaçarken zehirli bir yılan tarafından ısırılarak öldürülür. Onun üzüntüsüne dayanamayan kocası ünlü müzisyen Orpheus, karısını aramaya gittiği Yeraltı Dünyası(Hades)’nda karısının; dışarıya çıkarken önde yürümek ve dönüp arkasına bakmamak koşuluya kendisine verilebileceğini öğrenir. Anlaşmayı kabul eden Orpheus, karısıyla birlikte Yeraltı Ülkesi’nden dışarıya çıkarken bir anlık dalgınlıktan ötürü yaptığı anlaşmayı unutup arkasına bakınca karısı Eurydike’yi sonsuza değin kaybeder.
Eurykleia: M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan Odysseia Destanı’nın başkahramanı Odysseus’un sütannesinin adıdır.
Eurylokhos: Yunan mitolojisine göre Büyücü Tanrıça Kirke’nin büyüsünden kurtulabilen tek kişi olan Eurylokhos, çıktığı on yıllık uzun deniz yolculuğu sırasında Yeraltı Ülkesi Hades’e uğrayan Odysseus’un yol arkadaşıdır.
Eurymakhos: M.Ö. VIII. yy.’da yaşayan Yunanlı epik şairi Homeros’un kaleme aldğı Odysseia Destanı’nda adından söz edilen Eurymakhos, mitolojik mimar Daidalos oğlu İkaros ile Periboia (Periboea)’nın oğulları ve Odysseus’un sadakatli karısı Penelopeia (Penelope)’nın önemli taliplilerinden biridir.
Eurymedon: M.Ö. VIII. yy’da yaşayan Yunanlı epik şair Homeros tarafından kaleme alınan İlyada Destanı’nda adından söz edilen iki Eurymedon’dan biri; Truva Savaşı’nda Yunan ordularının başkomutanlığını yapan Agamemnon’un, öteki de tanrıların kendisine çok uzun ömürlü olma ayrılacağını tanıdıkları Nestor’un at bakıcısıdır.
Eurynome: Yunan mitolojisine göre engin denizin kişilik kazandırılmışı olan Okeanos ile denizin üretkenliğini arttıran Deniz Tanrısı Tethys’in kızı olan Eurynome, kendisini baştan çıkaran Baştanrı Zeus’la birlikte olup göze hoş görüneni simgeleyen tanrıçalar olan Kharites (Aglaia, Thaleia ve Euphrosyne)’leri doğurur.
Eurypylos: Yunan mitolojisine göre İlyada Destanı ve Erken Dönem şiirinde, efsanevî ve şiirsel bir ifadeyle dile getirilen ve Akhalar ile Truva kenti halkını karşı karşıya getiren Truva Savaşı’na katılan Teselya Kralı.
Eurypylos: Yunan mitolojisine göre M.Ö. VIII. yy’da yaşayan Homeros tarafından yazılan İlyada Destanı’nın başkahramı Akhilleus’un Neoptolemos (Pyrrhos) adlı oğlu tarafından öldürülen Herakles oğlu ve söylencesel Mysia kralı Telephos’un oğludur.
Eurypylos: Yunan mitolojisine göre Herakles tarafından öldürülen Eurypylos, Denizler Tanrısı Poseidon ile Astypalea’nın oğlu ve Kos (İstanköy) kralıdır.
Eurysakes: Yunan mitolojisine göre Salamis Adası’nın hükümdarı olan Eurysakes, Salamis kralı Tolemon oğlu Aias’ın oğludur. Kendisinin neslinden gelenler Atina’da yaşadılar.
Eurystheus: Yunan mitolojisine göre aldatılan koca tipini simgeleyen Amphitryon ile amcazade olan ve Doğu Masal kahrmanlarına benzer bir Yunanlı kahraman olan Perseus’un torunu olan Euryst-heus; Argos kralı Sthenelos’un oğlu ve gücün simgesi olan Herakles’e ait söylencenin de hem en önemli görev üstlenen adamı, hem de kötü kişisidir. İki dedesinden biri olan Perseus’un, ilk doğacak torununun krallık elde edeceğini söylemesi üzerine Evlilik Tanrıçası Hera, kocası Baştanrı Zeus’tan hamile kalan Alkmene’nin doğuracağı Herakles’in krallağına engel olmak amcıyla Eurystheus’un henüz yedi aylık iken doğmasını temin eder.
Sonunda erken doğan Eurystheus, hem Tiryns, Mykenai ve Argolis kentlerine kral olur, hem de kendisinden sonra dünyaya gelen ve başarılması güç birçok zorlu işler yapmaya zorladığı Heraklesi’i egemenliğine alır. İşkence etmekten haz duyduğu Herakles’in ölümünün ardından onun soyundan gelenleri Mykenai’den kovan Eurystheus, Heraklesoğulları’nın savaş müşterekleri konumundaki Atina’ya da sefere çıkar. Savaş sırasında İoalos tarafından öldürülen Euryst-heus’un kesilen başı, Herakles’in annesi Alkmene’ye götürülür. Alkmene kendisine getirilen zalim kralın başından gözlerini oyar
Eurytion: Yunan mitolojisine göre Lapithai ile savaşa neden olan yarı-insan, yarı-hayvan görünümlü devler olan Kentauros’un, gücün sembolü olarak kabul gören Herakles’in yaşamına kıydığı bir başka Kentauros’un ve Kalydon’daki domuz avına iştirak ederek Akhilleus’un Peleus adlı oğlu tarafından bir kaza neticesinde yaşamına son verilen kahramanın adı.
Eurytos: Yunan mitolojisine göre ok atmaktaki maharetiyle sürekli övünen Eurytos, Yunanistan’da Oikhalia kralıdır. Ok atmakta kendisini yenecek olana kızını vereceği vaadinde bulunur. Gücün sembolü olan Herakles tarafından yenilmesine rağmen vaadini yerine getirmez ve kızı İole’yi Herakles’e vermez. Bunun üzerine Oikhali’yı yakıp yıkan Herakles, Eurytos ve oğullarını öldürüp kızı İole’yi kaçırır.
Euterpe: Tanıtıcı sembolü flüt olan Euterpe, tüm sanatlarla uğraşanlara ve özellikle de şairlere ilham veren Esin Tanrıçaları olan dokuz Musa’dan biridir.
Euthymos: Yunan mitolojisine göre İtalya’da yer alan Lokroi kentinden bir boksör olan Euthymos, Temesa kentini Alybas adı verilen bir şeytana haraç vermekten kurtaran kişidir.
—–G—–
 
Gaia: Yunan mitolojisine göre Nyks adı verilen Gece ile Aşk Tanrısı Eros’tan doğma Gaia, dünyadır, topraktır. Uranos denilen Gökyüzü, Gaia’nın üzerine doğru eğilerek Olymposlular öncesi tanrılar grubu Titanlar (Devler)’a, tepegöz devler olan Kyklopslar’a ve daha başka canavarlara can verir. Kronos adındaki oğlunun eline bir orak tutuşturarak onu Uranos’u parçalamak amacıyla kışkırtan Gaia, daha sonra küçük Zeus’u Kronos’a karşı koruma altına alır.
 “Ge” adıyla da anılan Gaia, toprağı sembolize eden ilk maddesel realite, ya da evrene ve evrenin genel düzenine dair bir yaratıdır. Yunan mitinin başından beri var olan evrenin yaratanıdır. Tanrılar âlemini kendi kendine dünyaya getirerek (Parthenogenesis) üretmesine karşın, tanrılar âleminden ziyade psikoloji sahasında öneme haiz olmaya başlayan Gaia; M.Ö VIII. yy. ortalarında yaşayan Yunanlı epik şairi Hesiodos’a göre başlangıçta yarattığı Uranos(Gök)’la birlikte olup Olymposlular öncesi tanrılar grubu olan Titanlar(devler)’ı, alınlarında tek gözü bulunan (Tepegöz) devler olan Kyklopslar’ı ve elli başlı, yüz kollu korkunç devler olan Hekatogkheiroiler’i dünyaya getirince, evrenin egemeni olma sevdasında olan Uranos, Gaia tarafından dünyaya getirilen çocukların, devler kadar korkunç yaratıklar olduğunu bahane ederek onları gerisin geriye Gaia’nın karnına tıkar. Bunun üzerine Gaia, yine erkek olmadan varettiği Pontos(Su-tanrı)’la birlikte olarak Deniz Tanrısı Nereus’u dünyaya getirir [“M.Ö. VIII. yy. ortalarında yaşayan Yunanlı epik şairi Hesiodos tarafından kaleme alınan (Thegonia “Tanrıların Doğuşu”) adlı yapıtına göre bu birlikteliğin neticesinde Nereus’un yanı sıra başlıca Deniz Tanrısı Thaumas, tunçtan kanatları bulunan ve başları yılanlarla çevrili olan korkunç yaratıklar olarak bilinen Gorgonların anneleri olan Keto; Deniz Tanrısı Phorkys ve Eurybie de doğar”]. Deniz-tanrı Pontos ile Toprak-tanrıça Gaia, bir zaman dünyanın hâkimi olan son Titanlı Tanrı Kronos’un, babası Gök-Tanrı Uranos’un erkeklik organını kesip denize atmasının ardından birlikte olurlar. Ancak bu kez de çocuklarını yediği gerekçesiyle babası Uranos(Gök-tanrı)’un erkeklik organını keserek denize atan Kronos, hükümranlığını elinden alırlar diye çocuklarını yemeye başlar. Bunun üzerine Gaia, kurtulmasını sağladığı oğlu Zeus’a ilahî hâkimiyeti ele geçirmenin yollarını öğretir. İşte bu nedenledir ki Toprak-tanrı Gaia, mitolojik efsanelerin tamamının merkez noktasında bulunan bir “ana” rolünü üstlenmiştir.
Galateia: Yunan mitolojisine göre Deniz-tanrı Nereus ile Doris’in kızları olan Galateia, Yunan Deniz Tanrıçası’dır. Tek gözlü ((Tepegöz) devler olan Keyklopslar’dan ve Denizler Tanrısı Poseidon’un insan etiyle beslenen oğlu olan Polyhemos kendisine tutulur. Ancak Galateia Irmak-tanrı çoban Akis’i sever. Günün birinde Polyphemos, Galateia-Akis ikilisini sevişirken yakalayınca rakibi Akis’i bir kayanın altında ezer. Bunun üzerine Akis’i ırmağa dönüştüren Galateia’nın kendisi de denize atlayarak Nereus Kızları adlı kız kardeşlerinin arasına katılır.
Galinthias: Yunan mitolojisine göre gücün sembolü olan Herakles’in doğumu esnasında Evlilik Tanrıçası ve aynı zamanda Baştanrı Zeus’un karısı olan Hera tarafından söylenen uğursuz sözleri etkisiz hale getiren Galinthias, Herakles’in annesi Alkmene’nin yakın kadın arkadaşıdır. Buna karşılık Tanrıça Hera da Galinthias’ı gelinciğe dönüştürerek intikamını alır.
Ganymedes: Yunan mitolojisine göre Truva’nın kurucusu olan Tros ile Kallirrhoe adlı bir Nymphe(Su Perisi )’nin oğludur. Ganymedes, günümüzdeki adı Kaz Dağı olan İda Dağı’nda sürülerini otlattığı bir sırada kartal görünümüne bürünen ve kendisinden hoşlandığı için saki(içki sunucu) olarak Olympos Dağı’na götüren Baştanrı Zeus tarafından kaçırılır.
Gece (Nyks): Yunan mitolojisine göre Khaos(Uzay Boşluğu)’un kızı ve Yeraltı Ülkesi’nin en karanlık yeri olan Erebos’un da kardeşi olan Gece, soyut kavramlar olan Uyku, Düş ve Ölüm’ün annesidir.
Gerana: Yunan mitolojisine göre Av Tanrıçası Artemis ve Evlilik Tanrıçası Hera tarafından turnaya dönüştürülen Gerana, teması Eski Mısır sanatında ele alınan ve Mısır’ın güney kısmında yaşayan kısa boylu halk olan Pigmelerin kraliçesidir. Pigmelerin turnalara karşı giriştikleri savaş esnasında kendi halkı tarafından öldürülen Gerana’nın bu konusu Antikçağ sanatçılarına ilham kaynağı olmuştur.
 
Geryon (Geryoneus) : Yunan mitolojisine göre üç Gorgon’un tek ölümlüsü olan Medusa ve Denizler Tanrısı Poseidon’un Khrysaoros adlı oğlu ile denizin kişileştirilmişi olan Okeanos’un Kallirrhoe adlı kızının oğlu olan Geryon, üç başlı, üç bedenli bir devdir. Hesperia kralı olan Geryon, İber yarımadası açıklarında bulunan Erytheia Adası’nda yaşar. Sahibi bulunduğu domuz sürüsünü elinden alan ya da çalan Herakles; kendisini de Mykenia Kralı Eurystheus’ün emriyle öldürür.
Gigantlar: Yunan mitolojisinde adından söz edilen Gigantlar, M.Ö. VII. yy.’da yaşayan Hesiodos’a göre Uranos(Gök)’un, oğlu Kronos tarafından kesilerek denize atılan erkeklik organından Yer (Gaia)’e damlayan kanından doğan devlerdir. Hem söylencelerde hem de heykellerde oldukça iri-yarı, zırhlı, kargılı ve kuyrukları yılan kuyruğu şekilli yaratıklar olarak tasvir edilirler. Titanların ardından Gigantlarla kavgaya tutuşan Olympos Tanrıları onlarla başa çıkamayınca devreye giren gaip bilicilerin “Gigantların ancak ölümlü bir insan tarafından mağlup edilebileceğini” söylemeleri üzerine Herakles, “Gigantomakhia” denilen “Devler Savaşı”nda desteğini aldığı Olympos Tanrılarıyla birlikte Gigantları yenerek utkuya ulaşır.
Glauke: Yunan mitolojisine göre bir adı da Kreusa olan Glauke, Yunanistan’da Korinthos Körfezi’yle aynı adlı kıstağın kıyısında yer alan Korinthos ve Thebai’nin zalim kralı ve Oidipus Efsanesi’nde adı geçen Kreon’un kızıdır. (Geniş bilgi için Kreusa ve Kreon bölümlerine bakınız.)
Glauke: Yunan mitolojisine göre ihtiyar adam görünümüyle sembolize edilen eski bir Deniz Tanrısı olan Nereus’un, “Nereus Kızları” ya da “Nereisler-Nereidler” adlarıyla bilinen elli kızından biridir. (Geniş bilgi için “Nereisler” bölümüne bakınız.)
Glaukos: Yunan mitolojisine göre Argonautlar Seferi’ne katılan elli kişiden biri olan Glaukos, yanlışlıkla yediği bir ot neticesinde tanrılaşan Boiotialı bir balıkçıdır. Kehanetlerde bulunurdu.
Glaukos: Yunan mitolojisine göre Truva’nın son kralı Priamos ile olan dostluğundan ötürü Lokris Kralı Aias, ya da Salamis Kralı olan Aias tarafından öldürülen Glaukos; Denizler Tanrısı Poseidon ile Glaukos’tan doğan Bellerophontes’in torunu ve Lykialı komutandır.
Glaukos: Yunan mitolojisine göre Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite tarafından kışkırtılan kısraklara yem olan Glaukos; Bellerophontes’in görünürdeki babasıdır. M.Ö. VIII. yy.’ın ortalarında yaşayan Yunan Epik şairi Homeros tarafından kaleme alınan İlyada Destanı’na göre insanların en kurnazı olan Sisyphos ile Atlas’ın Merope adlı kızının oğlu olan Glaukos, günümüzdeki adı Korinthos olan Ephyra’nın söylencesel kralıdır.
Gordias: Yunan mitolojisine göre Baştanrı Zeus’a nezredilen savaş arabasınının okunda bulunan ve “Gordias dügümü” olarak anılan düğümün sahibi olan Gordias, Gordion kentinin kurucusu ve Phryg-ia’nın da kralıdır. Sevgilisi olan Phrygia’nın Ana Tanrıçası Kybele’ye Midas adında bir oğul verir.
Söylenceye göre Tanrı, Gordias’ın, arabasının okunu yerleştirdiği kentin kalesine bağladığı çözülmesi güç düğümü çözene Asya’nın hâkimiyetini vereceği vaadinde bulunur. Asya’nın hâkimi olmak isteyen Makedonya’nın M.Ö. 356- M.Ö. 323 yılları arasında yaşayan kralı Büyük İskender, kılıcıyla “Gordion Düğümü”nü çözer.
 
Gorge: Yunan mitolojisine göre adına Argonautlar söylencesinde rastlanılan Gorge; Argonautlar Seferi’ne katılan elli kişiden biri olan Meleagros’un kızkardeşi ve Yedi Şefler Savaşı’nda kendisini yaralayan Melanippos’un beynini yedikten sonra ölen Tydeus’un da annesidir. Kız kardeşleriyle birlikte kekliğe dönüştürülmekten son anda kurtulur.
Gorgonalar: Yunan mitolojisine göre Stheno, Medusa ve Euryale adlarındaki üç kız kardeşin genel adıdır. Dev şeklindeydiler. Batı dünyasının uç kısmında yeri belirsiz olan bir yerde yaşayan bu canavarların tunçtan kanatları ve pençeleri bulunduğuna inanılırdı. İçlerinden sadece Medusa adındakinin tehlikeli olduğu söylenen bu devlerin başları yılanlarla çevrilidir.
Gorgophone: Yunan mitolojisine göre yeniden evlenen ilk dul kadın olarak tanınan Gorgophone, Doğu masal kahramanlarını andıran Yunanlı kahraman olan Perseus ile Etyopya kralı Kepheus’un güzelliğiyle dillere destan Andromede adındaki kızının kızıdır. İlk evliğini Perieres’le gerçekleştiren Gorgophone, ikinci evliliğini Oibalos ile yapar.
Graialar: Yunan mitolojisine göre güneş görmeyen Batı’da yaşayan Graialar, Pontos(Deniz) ile Gaia (Toprak-Yer)’nın çocuklarından olan Deniz Tanrısı Phorkys ile Keto’nun, yani bacı-kardeşin birlikteliklerinden doğan olağanüstü yaratıklardır. Gorgonların kardeşleri olan Graialar, doğuştan Kocakarı (ihtiyar) olarak doğarlar. Pemphredo, Enyo ve Dino adlı üç kız kardeşten oluşan ve tek gözlü, tek dişli olan Graialar, zaman zaman tek gözlerini ve tek dişlerini değiş-tokuş edebiliyorlarmış.
Rol oynadıkları tek söylence olan Perseus Söylencesi’ne göre Medusa’yı öldürmeye giden Perseus, önce görevleri, Gorgonlar adındaki kardeşlerin bulundukları yere hiç kimseyi bırakmamak olan Kocakarılar (Graialar)’a rastlar. Her üçünün ortaklaşa kullandığı göz sayısı bir tane olduğu için sadece nöbetçi olan o bir tek gözü kullanırken gözsüz kalan öteki ikisi de uyurmuş. O tek gözü almayı başaran Perseus, üçünü birden uyutma yolunu bularak Medusa’yı öldürür.
Granikos: Yunan mitolojisine göre Adramyttion(Edremit) kentinin kurucusu olan Granikos, Phrygia’ya gelen gücün sembolü Herakles’e kızı Thebe’yi verir. Granikos’un kızı Thebe ile evlenen Herakles, karısının adına Mysia Bölgesi’nde Thebe kentini kurar.
        
Griffonlar: Yunanca’da “Gryps”, Batı dillerinde “Griffon” adıyla bilinen Griffonlar, efsanelik kuşlardır. M.Ö. 525– M.Ö 456 yılları arasında yaşayan Yunan trajedi yazarı Aiskhylos tarafından “havlamayan uzun gagalı kanatlı köpekler” olarak tanımlanan bu yaratıkların, bir başka söylenceye göre gövdeleri, aslan gövdesi biçimindedir. Hyperboreliler ülkesinde İskitlerin ellerinde bulunan kutsal altınlara bekçilikle görevlendirilen Griffonlar, Aiskhylos tarafından Baştanrı Zeus’un kutsal yaratıkları olarak tanımlenırken, efsanenin bir başkasına göre Güneş Tıp ve Güzel Sanatlar Tanrısı Apollon’un bekçi köpekleri olarak gösterilirler. Yine bir başka efsaneye göre Hyperboreliler ülkesinde yaşayan tek gözlü Arimaspes adındaki halkın, kutsal altınları almak için kendilerine saldırdığı Griffonlar, yuvalarını özellikle altın madeninin bulunduğu dağların yamaçlarına yaparlar. Bunlar Hindistan’ın kuzeyinde yer alan çöllerde altın arayanların çalışmalarına engel olurlarmış.
Gygaie: Yunan mitolojisine göre Talaimenes’in karısı ve Maionalı önder Antiphos’un annesi olan Gygaie, Yunan Göl Tanrıçası’dır.
Gyes: Yunan mitolojisine göre elli başı ve yüz kolu bulunan Gyes, Gök tanrı Uranos ile Toprak-tanrı Gaia’nın çocuklarından biridir. Hekatogkheiroilerden biridir.
Gymnopaidiai: YunanmitolojisinegöreEskiYunan’daMora’nıngüneyindeyeralanPoleponisos Yarımadası’nda Eurotas Irmağıkıyısındaki Spartakentinde Apollon Pythios onuruna düzenlenen eğlentiler. Bu eğlentiler sırasında çıplak erkekler dans ederlerdi.
Kaynak: https://mehmetkorkmazdrsm.tr.gg/M%26%23304%3BTOLOJ%26%23304%3B-S-Oe-ZL-Ue-%26%23286%3B-Ue-_II.htm