Misket okumaları / Serap Gökalp

0
142

 

İnci Gürbüzatik’in kitabı Misket inceleme metninden…

 

Sevgili edebiyatseverler, bir yazı ve okuma tiryakisi okuma yaparken titiz davranır. Ben de Misket’i okurken doğrudan ve derinlikli okumaya yöneldim. Metnin gösterenlerine, toplumsal yapıyla kültürle ilişkileri ve çağrışımları çok ilgimi çekti. Alılmama yorumlama sürecinde yazarla aramızda gelişen yapıcı bir alışveriş bir etkileşim oldu, bu etkileşimi sizler de yaşayacaksınız eminim. Öznel olarak dağarcığımdan yola çıkan alılmamalarımdır. Nesnel olaraksa yapıttan hareketle bir kazı çalışmasıdır diyebilirim. Bu kazı çalışmalarım sırasında ilkin Misket’ in zaman sıçramaları ve simgeselliği ile sınırlı bir inceleme yapma kararındaydım. Ama öyle olmadı. Bir çok alan açıldı önümde. Engel olunamaz biçimde, şiddetli bir paylaşma dürtüsüyle sizinle paylaşacağım bir sürü ayrıntı keşfettim.

Zehra İpşiroğlu, iyi bir okur olmanın koşulu olarak bilinçli sezgiler arasında gelgitlerin ritmine ayak uydurarak, yazarın dünyasına adım adım girmek olduğunu belirtir. Tanıdık olaylar ve kişiler bulacaksınız ki bunlar bana göre toplumun nabzını hissettiğimiz noktalardır, özdeşleşme noktaları. Önemli noktalardır bunlar. Bu noktada Akşit Göktürk’e baş vuracağım bir de “… çünkü bir sanat metnindeki, sözcüklerle tümceler gerçekte söylediklerinin ötesine yönelirler. (…) Bu tümceler kendi aralarında iç etkileşimle okurda belli bir algılama konumu, metnin daha sonrasına dönük beklentileri sürekli oluştururlar. ” der. Ben ekliyorum, sanat metinlerindeki sözcükler, güneşin yapısını oluşturan füzyon olayı gibidir. Yayılımı sırasında ışınların rastladığı her şey kendi yapısı çerçevesinde ışıkla etkileşime girer. Başkalaşım geçirerek başka anlamları üstlenerek yol alırlar metinler boyunca. “Açıklamalarım” bu ışınımların benim beynimde o andaki izdüşüm parçalarıdır. Başka yöntemlerle başka izdüşümler, başka haritalara ulaştırabilir bizi kuşkusuz. Ama sanat buradadır. Okuma hazzı buradadır. Bu hazzı yaşamanız için size ipuçları verebilmeyi arzuluyorum. Romanı okurken sık sık arkama yaslanıp ne kadar haz aldığımı düşündüm. Bu yazarı da haz alarak yazmış demektir. Hazdan gerçek duyguları tanımlıyorum. Gürbüzatik okunmak için bize yönlendiğinde karşısında bir beden bir yüz yoktur kuşkusuz. Onun karşısındaki bir birikim haznesidir, iştahla, özenle yapılmış kayıtlar… O hazneyi öyle bir yoğurup şekillendirmiş, doldurmuş, paketlemiştir ki Misket elimize ulaşmıştır, sonra da bırakıp gitmiştir. Okur önce ellerini, sonra yavaşça tüm bedenini bu haznenin içine yerleştirir. Hiç duraksamadan diyeceğim ki Misket çok mercekli duyarlılığıyla haz alacağınız bir metindir.

Tümüyle bir göz oluşturarak 1960’lı yıllara anlatıcı öznenin çocuk gözüyle ve sıçramalarla günümüzdeki yıkımına bakar Misket. Sinestezik algılarla yapılan bu bakış sahihliği ve göz hizası duygusallığı ile bir noktadan sonra okurun algısına dönüştürür. Yazar tümüyle aradan çekilerek anlatıcı özneyle sizi baş başa bırakır.
(…)
Misket erkek egemen toplumda dişi olmak, hakları olan, onları kullanamayan kadınlar, direngen kadınlar ve ardılı dişilere yakından bakan bir roman. Aynı zamanda çocuk-ebeveyn ilişkilerine, alınan tarih kesitinde gerçekçi saptamalar yapar. Bu konuyu zaman sınırı nedeniyle burada paylaşamadığım için üzüntü duyuyorum, ama okurken bana hak vereceğinizden eminim.
Misket gerek ayrıntılarında gerekse tümüyle bakıldığında bir direnme metnidir.
Kız ve erkek çocuk ayrımına hayır der,
Hayırsız erkekler konusuna hayır der
Dirençli yaman kadınlara yapılanlara hayır der,
Toplumsal yargılara hayır der,
(…)
Misket sözcük olarak doğrudan anlamı, anıştırma, tanımı güçlendirme, ikincil anlam gibi bir çok çeşitlemeler ile metnin içinde karşımıza çıkar. Romanın dairesel yapısının yanında bölümler de bir avuç misket gibi organize edilmiştir, her misket tek tek oyuna girer. Ana maddesi ortak cam, saydam, kırılgan, çarpışınca ses çıkaran, kaybolan, uzağa giden, güçlü bir darbeye maruz kalıp çukura düşen, bir cepte veya bir avuçta güvencede olan , tek kalan, benzerleriyle birlikte… Misket öznesinin yerine insanı koyarsanız…

Serap Gökalp‘/Inci Gurbuzatik’in kitabı Misket