ALTIN 455,15
DOLAR 7,8984
EURO 9,4552
BIST 10,5723
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı

Minerva’nın baykuşu mu yoksa yarasa mı? | Josef H.Kılçıksız

Minerva’nın baykuşu mu yoksa yarasa mı? | Josef H.Kılçıksız

Korona salgını kapalı bir kripto toplumu yarattı. Daha önce terör tehlikesi nedeniyle kamu güvenliği adına, şimdiyse kamu sağlığı adına “kolektifin iyiliğini” önceleyen zehirli bir sarmaşık tüm dünyaya yayılmaktadır.

xxx

Bazıları halkın hatta dünyanın iyiliğinin bireyinkinden çok daha önemli olduğu algısını yayıyorlar. Fakat bunu yaparken soyut bir devlet, halk ve kolektif kavramı üzerinden hareket ediyorlar. Aslında bu kripto ikliminde yeniden üretilen şey, değişik sofistike sürümleriyle erktir, iktidardır. Zira kalabalığa devredilmiş bütün bireysel iradeler kripto bir iktidar alanına işaret eder.

xxx

Fransız Devrimi sonrası aklın egemenliği sorunu giderek politikleşti. Aşırı bir savla, bilim insanlarının öncülüğünde yavaş yavaş inşa edilen bir akıl diktatörlüğünde yaşadığımızı söyleyebilirim. Filozofları Platon’dan John Rawls’a kadar uzanan o büyük kanon kapsamında incelersek, Aydınlanma’nın akıl diktasıyla nasıl yer değiştirdiğini daha iyi anlayabiliriz.

xxx

“Minerva’nın Baykuşu” bu abartılı bilimsel iyimserliğin kurucu miti halıne geldi. Hegel, siyaset kuramını Platon’un mağarasından çıkarıp ışığa kavuşturma sürecinde bu mitten yararlandı. Fakat bizi çevreleyen fizikî gerçeklik, yarasayı Minerva’nın Baykuşu ile karıştırdığımızı gösteriyor. Çünkü kapitalist üst aklın salgına benzer kriz dönemlerinde kendi kendini sokan bir akrebe dönüşen tüketim paradigması aslında bunalımın bir Homo economicus ve sistem sorunu olduğunu gösteriyor.

xxx

Birine ya da bir şeye yaslanmadan var olma yeteneğinden yoksun bir “anti Homo habilis sosyalliği”, tüm bu süreçte yalnız kalmayı bir zayıflık, bir noksanlık olarak belletti. Oysa kalabalığın bir uzvu olmaya motive eden sosyallik bence Homo sapiens’in laneti olmak üzeredir.

xxx

Demem o ki, insan bir araya geldiğinde kendisi ve doğa için büyük bir tehlike arz ediyorken, yalnız-başına, doğa, kendisi ve tarih için üretici bir güç hâline gelebilir. Tibullus’un deyişiyle, üretken birey “yalnızlığından kendine bir kalabalık yaratabilir.” Üstelik anlaşılan o ki, post korona süreçlerinde modern çağın büyülü biraradalığı yerini tuhaf bir dağınıklığa bırakacak.

xxx

Bu krizden sonra Homo sapiens, ya evrimi tersine işleten bir yaşama pratiğini devreye sokup kendi mağarasının duvarlarına resim çizmeyi, işaretler çakmayı yeniden öğrenecek, ya da mağarasının dışında kurduğu göz kamaştırıcı (bu kamaşma körlükle eşdeğerdir), yanılsamalı yaşam uğruna, üretim ağının dışında kalan yaşlıları kapitalist tanrılara kurban olarak sunacak.

xxx

Schopenhauer’da her şeyin genel ilkesi ve harekete geçirici motivasyonu olan İstenç (Wille), özü gereği kör, usdışı ve doyumsuzdur. Siz buradaki körlüğü, us dışılığı ve doyumsuzluğu kapitalist aklın tüketim paradigmasına bir kinaye, bir gönderme olarak anlayın.

xxx

Yazının tamamı için

 

http://m.bianet.org/bianet/bianet/224948-minerva-nin-baykusu-mu-yoksa-yarasa-mi

 

Josef Hasek Kılçıksız
Josef Hasek Kılçıksız
Antakya’da Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. • Hacettepe'de Felsefe (Lisans Diploması) • İstanbul üniversitesinde Sosyal antropoloji • Ege üniversitesinde Sanat Tarihi öğrenimi gördü. Yüksek Öğrenim serüveni yurt dışında da sürdü. • Roma Pontificia üniversitesinde Felsefe ve Katolik Teolojisi • Tampere (Finlandiya) üniversitesinde Beşeri bilimler, Felsefe ve Alman Filolojisi eğitimi aldı. Halen aynı üniversitede yardımcı asistan, doktora öğrencisi olarak görev yapıyor. • Aynı üniversitenin Pedagojik Bilimler Fakültesinde lisans eğitimi gördü. Uzun yıllar devlet ve özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak da çalıştı. • Doktora çalışması nedeniyle Ernst-Moritz Arndt(Almanya/Greifswald) üniversitesinde yazar Wolfgang Koeppen’in üçlemesi üzerine araştırmalar yaptı. (Temmuz/2011) Edebi yayınlarının yanı sıra şiir çalışmaları,bir Fin yayın evi aracılığıyla "Hedelmät jotka eivät tuoksu ruudille" (Dilin Barut Kokan Kekremsi Meyveleri ) adı altında daha önce yayınlandı (2006/Eylül) Bahar Kapımda şiir kitabı, Etki yayın evi, İzmir, 2014 Buzdan Kuşlar Ormanı (Şiir) Zamana Adanmış Yüzlerimiz (Anlatı, Öykü) • Felsefi ve sosyal içerikli yazıları, Aamulehti, Helsingin Sanomat ve Tamperelainen gibi değişik Fin gazetelerinde yayınlandı.  Türk, Fransız ve Fin dergi ve gazetelerinde yayınlanmış ve hâlâ yayınlanmakta olan, Türkiye’deki siyasal-sosyal gelişmelerle ilgili analizler içeren sayısız makalesi de bulunuyor. • Josef Hasek Kılçıksız, iyi ve çok iyi derecede Almanca, Arapça, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Fince ve İtalyanca biliyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.