Mektup / Kadir Benek

0
84

Sevgilim, canımın cananı aşk yüzlüm,

 

Bugün postacı bana dünyanın en güzel mektubunu getirdi. Senin mektubunu… Okumaya başladım, lal oldu dilim. Her sözcüğü kutsal bir törenin duası gibi okudum ruhuma, her satır kevser ırmağı gibi aktı kalbime. Yorulmadım, usanmadım bir şarkının en güzel yeri oldu sözlerin tekrar tekrar dinledim.
Bir çocuksu heyecanla tüylerim ürperdi. Senin sıcaklığın gelip teslim aldı bedenimi. Kendimi akvaryumdaki balığın kendi etrafında dönüp durması gibi çaresiz ve o kadar aciz hissetim. Bu mektup sanki yüzyıllar öncesinin altın çağlarından bir armağan gibi. Kelimeleri o kadar özenle seçmişsin ki sanki elekten geçirmiş içlerinden en bizim olan sözcükleri inci taneleri gibi dizmişsin satırlara. Ruhumun ilacı yarim, senin kaleminin ucunda yazılıp duruyor kaderim. Bu benim şansım, benim dileğim ve belki birgün kaleminin ucunda öleceğim. Ama o güne kadar seni ıssız sahillere vuran çılgın dalgalar gibi seveceğim. Fakat ne yapsam da sevgi şehrinin duvarlarını örmede senin kadar mahir değilim. Aynen tarih kokan bu mektubun gibi. Buna nasıl cevap verebilir ki yüreğim..Yine Mayakovski’den, Furûğ ve Blake’den Josef’e kadar yardım dilemem gerekiyor. Biliyorum yine hafif hafif gülümseyecekler, görmesem de hissedeceğim her birini. Benim ruhumu nakışlayan sevda gibi, onların o sonsuz sevdalarında sıcak bir köşe bulurum hep seni saklayacak kadar. Anlıyacağın sevgilim sana yolu çıkmayan kelimeler bir Açelya’nın rengini kaybetmesi kadar kahır edicidir. Sana olan duygularımı yazarken bile güzelliğin bir şafak yıldızının büyüsünde beni benden alıp sana bırakıyor. Ne olur beni affet canım sevgilim. Seni bu kadar çok sevdiğim için de affet…
..
Kadir Benek