Kadın Bayramı Kutlu Olmasın! / Josef Kılçıksız

0
276

Kadınların bayramını kutlamıyorum, çünkü bu bir bayram değil, 8 Mart, uluslararası kadın haklarının günü.

Yirminci yüzyılın başlarında kadınların sosyal ve politik hakları uğruna savaşım veren onurlu insanlar bugüne, militan bir perspektif ile anlam bağışladılar.

Bugün kadının eşsiz güzellikte bir varlık olduğunu eril bir dille anımsatmak için kutlanan bir gün değildir.

Yok kadını ortadan bölersen yarısı aşkmış da diğer yarısı anneymiş! 8 Mart’ın militan geçmişiyle hiçbir bağlantısı olmayan bu tür güzellemeler, bazı kadın arkadaşların dişil gururunu okşuyor olabilir. Ancak bu güzellemelerin geleneksel cinsiyetçi rol ayrımlarını, eril bakış açılarını ve bugünün siyasi önemini perdeleyen bir işlevi olduğunu belirtmeliyim.

8 Mart, kadının sosyal statüsünü ve haklarını iyileştirmek yolunda yarım kalmış yürüyüşü, kesintiye uğramış bayrak yarışını ileri taşımaya yönelik bir anımsatmanın günüdür.

Kapitalist marketing (pazarlama) tarafından her geçen gün çalınma riski artan militan bir güne siyasi saygınlığını geri vermek ve provokatif olmak adına ben, kadın arkadaşların Kadınlar Bayramı’nı kutlamayacağım.

Yaşadığım şehirde bir AVM’ye giriyorum;

Çikolatalar, basılı tişörtler, örgüler, vibratörler, makyaj malzemeleri, çiçek demetleri, parfümler, kadın bedeni şeklinde kir (kara frenk üzümü ve beyaz şarap karışımından yapılan kadınsı (!) bir içki) şişeleri ve diğer kadınsı oyuncaklar…

Bu sınırsız marketing operasyonları arkasına ustaca gizlenmiş cinsiyet stereotipleri ile tüketimin tuzaklarına düşmüş nice kadın…

Kadının zımni rızası olmadan ne devrim ne barbarlık ne de sömürü mümkün değildir.

Sevgilerimle…

Josef Kılçıksız