ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Haftanın Yazarı | Nebih Nafile | Prof. Dr. Fatih Sakallı

29.03.2021
1.827
A+
A-
Haftanın Yazarı | Nebih Nafile | Prof. Dr. Fatih Sakallı

Hazırlayan: Prof. Dr. Fatih Sakallı / Gazi Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü..

Özet
Nebih Nafile, öğretmen, ozan, program yapımcısı, gazeteci vb. birçok vasfa sahip bir kişiliktir. Nafile aynı zamanda bir şairdir. Şiirlerini “Umut Yaşam İnsan”,
“Güneş Hepimiz İçin” ve “Su Duruluğu” adlı kitaplarda toplamıştır. Bu makalede
Nebih Nafile’nin hayatı, sanatı ve şiir kitapları ile ilgili bilgiler verildikten sonra
şiirlerindeki temalar başlığı altında onun şiirlerinde en çok karşılaştığımız aşk,
özlem, yaşama sevinci, umut, gece gibi temalar üzerinde durulacaktır. Sonuç bölümünde ise şairliği hakkında bir yargıya varılacaktır.

Umut Yaşam
İnsan”, “Güneş Hepimiz İçin” and “Su Duruluğu”.
Hayatı
1 Mart 1969 yılında Antakya’da doğdu.İlk, orta ve lise eğitimini doğduğu ilde tamamladı. 1992 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Mobilya İçmimarı ve Dekorasyon bölümünden mezun olan Nafile, aynı yıl Niğde-Bor Endüstri Meslek Lisesi’nde Mobilya ve Dekorasyon Bölüm Şefi olarak öğretmenliğe ilk adımını attı. Zor şartlar –içerisinde hiç yılmadı ve yurdun çeşitli yerlerinde
….

  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    48

    çalıştıktan sonra mezun olduğu Hatay Erol Bilecik Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi’ne atandı. Bir süre Mustafa Kemal Üniversitesi ikinci öğretimde Ergonomi, Maliyet Hesapları, Üretim Teknolojisi gibi derslerde eğitmenlik görevinde bulundu. Halen Hatay Erol Bilecik Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi’ndeki öğretmenlik görevine devam etmektedir. Evli olan Nebih Nafile üç çocuk babasıdır.
    Sanatı
    Akdeniz’in incisi medeniyetler şehri, dinlerin kardeşçe barış ve sevgi yumağı simgesi defne diyarı mavi ve yeşilin kucaklaştığı güzel Antakya’da doğan Nafile, hayata gözlerini açtığı coğrafyada güzel yüreğini de sarmalar.Nebih Nafile sıcak, dost, insan, doğa, sanat sevdalısı bir şairdir. Şiirleri hem Antakya’nın hem de bu şehrin yürekli insanının zengin özellikleri ile örülmüştür. Dizeleri, mozaik taşlarının
    birbirini bütünlemesi kadar anlamlıdır. Çok renkli çağrışımları beraberinde taşır. Nebih Nafile, şair kişiliğinin yanında öğretmendir, yazardır, ozandır, program yapımcısıdır daha doğrusu sanat ruhlu dopdolu bir kişiliktir. Ortaokul yıllarında yazmaya başladığı günlüklerine de devam eder. Daha sonra ise şiire yönelir. Edebiyatçılar Derneği Antakya Temsilcisi, Çukurova Edebiyatçılar Derneği üyesi Nebih Nafile için her şey şiirin konusu olabilir. Çünkü o yaşamı ve var oluşumuzu anlamlandırma çabasındadır. Onun için şiir; bir haykırıştır, başkaldırıştır. Şiirin bir mısraında çok şey yaşanabileceğine ve mısraların yüreklerde sayfaların oluşmasına
    neden olabileceğine inanır. Ona göre yaşamın içerisinde hep umutlarımız vardır.
    Biz var oldukça da olacaktır. Onurumuzla, alın terimizle yaşam içerisinde umutlarımız bir çiçek gibidir. Bu yüzden ilk kitabına “Umut Yaşam İnsan”ismini verir.
    Patikalar, Güney Rüzgârı, Ekin Sanat, Deyiş Dergisi, Çağla, Çağla Çocuk, Biz39
    Kırklareli Kültür-Sanat Dergisi, Çukurova Sanat Günleri, Antakya İş Dünyası, Süveydiye, Bayatı (Bakü), Antakya Kültür ve Sanat Dergisi, Maki gibi edebiyat dergilerinde şiir ve makaleleri yayımlanır. Yazıları ve şiirleri birçok internet sitelerinde paylaşılır. Kıbatek Şiir Buluşması Antolojisi(Moldova), Mersin-Yenice Belediyesi
    Şiir Kitapları, Antakya Şiir Antolojisi, Kapadokya Şiir Antolojisi’nde şiirleri yer alır. Uzun bir süreden beri düzenli olarak Antakya’da Özyurt Gazetesi’nde “Güneş Hepimiz İçin” adıyla köşe yazarlığı yapar. Çeşitli tarihlerde Günışığı, Samandağ, Asya, Cemre, Kültür ve Defne Gündem gazetelerinde de şiir ve yazıları yayımlanır.
    Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri, Mersin-Yenice Kültür Sanat ve Barış Festivali, Kiğı Seyit Kasım Kültür-Sanat ve Bal Festivali, UTOKS Ulukışla Toroslar Kültür ve Sanat Festivali, Aknehir Kültür-Sanat Festivali başta olmak üzere birçok festivale sazıyla sözüyle katılır. Birçok Türk Halk Müziği sanatçısı ile aynı sahneyi ve ortamı paylaşır. Çeşitli kitap fuarlarına ve imza günlerine katılan yazar bazı kültür ve sanat şenliklerinde sunuculuk yapmakla beraber şiir ve türkü dinletilerinde de sıklıkla yer alır. Nafile’ye göre ülkemizde giderek artan okumama alışkanlığı, aşılması gereken ciddi bir sorundur. Bir çiçek nasıl susuz ve ışıksız yaşayamazsa, yeni nesillerin de kitaplardan, şiirden uzak kalarak yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam edemeyeceklerini düşünür. Bu nedenle hem öğrencilerine
    hem de ulaşabildiği herkese okuma alışkanlığı kazanmanın önemini bıkmadan…
    Nebih Nafile’nin Şiirlerinde Temalar
    Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    49

    anlatır. Aşk, umut, barış ve kardeşlik gibi kavramların önemine inanan ve bunlara
    şiirlerinde de vurgu yapan şair, aynı zamanda müzikle de uğraşır. Kendi imkânlarıyla bağlama çalmayı öğrenir. Sazı ve kadife ses tınısıyla şiiri, türküyü sevgiden öte tutkuya dönüştürür. Her hafta kendi hazırladığı şiir ve türkü radyo programını canlı performansla sınırları aşan dinleyicilere sunar. Ayrıca birçok televizyon programında da şiir ve türkü dinletilerine katılır. 2013-2014 Eğitim öğretim Yılında, Okullar Hayat Olun Projesi, Türkiye Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği kapsamında öğretmenler arası öykü yarışmasında; “Bir Zamanlar Ben de Çocuktum” konulu Geleneksel Çocuk Oyunları ve Çocukluk Anıları ile ilgili öykü yazma yarışması sonucunda “Gökkuşaklı Oyunlarım” adlı öyküsü ile Hatay il ikinciliğine
    layık görülür. Edebiyatın, şiirin, müziğin kısacası sanatın birden çok alanında faaliyetlerini sürdüren Nebih Nafile birçok yarışmada da dereceler ve ödüller kazanır.
    Şubat 2011’de Adana’da Önce Adana Derneği’nin düzenlediği şiir yarışmasında birincilik ödülü alır. Bazı şiirleri bestelenen şairin eserleri, radyolarda ve TV kanallarında yayınlanmıştır. “Güneş Hepimiz İçin” ve “Su Duruluğu” adlı kitapları ikişer baskı yapan şairin dördüncü şiir kitabının hazırlıkları sürmektedir.
    Şiir Kitapları
    Umut Yaşam İnsan
    Şairin ilk şiir kitabıdır. 2005 yılında Antakya’da Onur Ofset’te basılan kitap,
    75 sayfadır. Kitapta şu şiirler yer almaktadır: Ben Umudum, Ay Işığı Aydınlığı, Bir Parça Hayat, Yurdumun İnsanı, Değişmeyen Zaman, Yaşamın Akışı, İyi Ki, Yaşamak Adına, Yağmur, Bir Kuşun Kadında Tüydük, Gecenin Coşkusu, Yaşamın Şiirleri, Gözyaşlarım, Yüreklerdesin, Görüşmek Üzere, Yirmidört Saat, Uzaklarda
    Bir Gün, Ekim Sabahında, Umut Yaşam İnsan, Kardelen, Kim Demiş, Gece, Nazım Usta… Bir Saat Daha, Sevgili Canım’a, Seni Seviyorum, Tanığım, Kucaklayın Siz de, Doğu- Batı, Antakya, Sıcak Bir Umuda, Ey İnsan, Bir Can Pazarı, Akmak, Dolunay, Tebessüm, Rüyadır Yaşadıklarımız, Temmuz Gecesi, Yıllar Sonra, Değer
    mi Hiç, Hastanede Bir Gün, Zaman, Ankaram, Gecenin Derinliği, Yine de Umut, Yaşam Pınarı, Hayat Bu, Yüreğinin Rengi, Dünyanın Öteki Yüzü, Gece İlerliyordu, Ne Önemi Var, Ya Başınız Ağrıyorsa, Bir Mum Yakın, Düşünüyorum, Yoğunlaşın Biraz, Taşdelen. Güneş Hepimiz İçin
    Şairin ikinci şiir kitabıdır. İlk baskısı 2008 yılında Kül Sanat Yayıncılıktan çıkan kitabın ikinci baskısı 2011 yılında Kurgu Kültür Merkezi Yayınlarından yapılır. Makalemizde yapılan alıntılar kitabın ikinci baskısından alınmıştır. 128 sayfa olan kitabın 97. sayfadan sonraki kısmı “Güneş Hepimiz İçin ve Nebih Nafile
    İçin Yazılanlar” başlığı altında Nebih Nafile ve şiir kitabı hakkında söylenilenlere ayrılmıştır. Bu kısımda Nebih Nafile’yi tanıyan dostlarının onun hakkındaki
    düşüncelerine yer verilmiştir. Kitapta şu şiirler yer almaktadır: Senin İçin, Gece.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    50
    Onlar, İnsan Olmak, Yüreğimizdesin, Yollar, Ölümün Dini Yok, Vur Öldür, Güneşimsin, Yağmur Yağarken, Düşünmek, Gözlerim …Gözlerin, Büyüdükçe, Yaşayacaksın, İçeride, Umut, Yaşam, İnsan, Birazdan Gün Uyanacak, Biz, Açım Anne, Gece, Kapına Gelsem, Bekliyorum, Kimi Zaman, Yokluğun, Hayat İkinizin,
    Topraktan Ev, Bugün Gibi, Kadın, Benim Saatim, Neden, Kar Kokulu Gecem, Bu Gece, Çocuk, Ağır Ölüm, Arayış, Farkında Olmasak da, Düşündün mü, Yürümek, Her Şeye Rağmen, Sabahın Şafağında, Her Yanımdasın, Unutma, Doğmamışımızdan, Tohumlar, Ey Bahar, Hayat, Behey İhtiyar, Arzunun Dili, Yalnızlık, Tesadüf, Sonbahar, Yüzünün Hatırına, Ayın Yansımalarında, Buz Dağı, Benim Közümsün, Sen, Çömlek, Düşlerimizin Ninnisi, En Güzel, Sesindeki Sesim, Birazdan, Üç Saat On Beş Dakika, Balon, Ay ve Güneş, Sevgi Kaçağı, Yüreğinin Gözü, Salıncak, Türkü, Arıyorum, Bir Ay Sonra, Gel Gitme, Kent Çocuk, Susuz Dere. Su Duruluğu Şairin üçüncü şiir kitabıdır. İlk baskısı 2013 yılında ikinci baskısı ise yine 2013 yılında Kurgu Kültür Merkezi Yayınları arasında yapılmıştır. Makalemizde yapılan alıntılar kitabın ikinci baskısından yapılmıştır. 79 sayfa olan kitapta şu şiirler yer almaktadır: Okyanusum Ol, Siluet, Sensizliğin Sancısı, Su Duruluğu, Üç
    Gün Üç Gece, Yaşamak, Tutuştur Gecelerimi, Düşünüyorum, Gel Artık, Ne Renk, Şimdi Gelse, Dokun Gözlerime, Düşüyorum, Uzaktan, Eksik Şiir, Hangi Mevsim, İstiyorum, İnceden İnce, Her Öpüşün, Merhaba, Türküler, Yaşamak Ağrısı, Pir Sultanlar, Gidiyorum, Dönüşüm, Baharı Düşlerken, Nedir Yaşlılık, Sıvacı Ustası, Büyüme Çocuğum, Notanın Ahengi, Güneşsiz, Bir Annenin Feryadı, Çocuk Olmak, Ey Yolcu.
    Şiirlerindeki Temalar Edebi metinlerin özellikle de şiirlerin çözümlenmesinde, incelenmesinde ve değerlendirilmesinde mutlak manada bir yöntemden söz etmenin doğru olmayacağını belirten Prof. Dr. Şerif Aktaş, Şiir Tahlili -Teori ve Uygulama- adlı kitabında temayı şöyle tanımlar: “Şiirde yapı ve temayı birbirinden ayırmak bir göstergede, gösteren ile gösterileni ayırmaya kalkmaktan farksızdır. Şiir metninde ele alınan tema o yapıyla birlikte vardır. Onları birbirinden ayırmak cidden kelimenin yazılışı ve sesiyle anlamı ayırmaktır. Bu da mümkün değildir… Yapıyı meydana getiren
    birimlerin kesiştiği, birleştiği anlam değerinin en kısa ve yalın ifadesi temadır, bu da soyuttur. Bu soyut anlam, metindeki birimlerin merkezindedir, onlarla vardır, onların varlığında somutluk kazanır. Öyleyse yapıyı meydana getiren ses ve anlam
    kaynaşmasından oluşan birimlerin tümünün birleştiği anlam değerini belirlemek temayı bulmaktır.” (Aktaş, 2013: 34) Nebih Nafile’nin şiirlerinde de aşk, özlem, yaşama sevinci, umut, gece kelimeleri etrafında toplanabilecek temaların ön planda
    olduğu görülür.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    51

    Aşk

    Nafile’nin şiirlerinde karşımıza çıkan temalardan biri aşktır. Şair, “Okyanusum Ol” şiirinde, hayatında sevdiğinden başkası olmadığını ifade eder. Sevdiğinin yanında olmasını ve kendisi gibi olmasını ister. “Okyanusum ol” diyerek sevgisinin derecesini göstermeye çalışır
  • Ellerin, yüreğin, sen
    Senden başkası yok
    Yalnızlığımla çoğalt beni
    Sen de benle ol
    Sen de ben gibi ol
    Okyanusum Ol
    Uçsuz Bucaksız, yapayalnız (Nafile, 2013: 9, Okyanusum Ol, şiirinden)
    “Üç Gün Üç Gece” şiirinde sevdiğinin kalbini içinde hisseden bir şairin duyarlılığı vardır. Sevdiğini farklı şekillerde ifade eder. Sevdiği onun için gözlerindeki gerçek, yüreğine baharlar getiren bir çiçek, gönül bahçesindeki kelebektir. Saklı kalan gizli bir güzelliğin adıdır. Aşkın kendisi, yaşamanın anlamı ve heyecanın adıdır.
    Kısacası şair için sevdiği hayatını renklendiren yegâne varlıktır.
    Kalbimde hissediyorum kalbini
    Sen, gözlerimde saf bir gerçek
    Yüreğime bahar getiren çiçeksin
    Gönül bahçemde bir kelebek
    Saklı kalan gizil bir güzellik

  • Aşk, heyecan ve yaşamak (Nafile,2013: 19, Üç Gün Üç Gece, şiirinden)
    “Uzaktan” adlı şiirde ise sevdiğinin gözlerinde kalan şair, esen her rüzgârda sevdiğinin kokusunu hisseder. Şair, her nereye baksa sevdiğini görür. Her nefes alışında, uyurken ve uyanık hâldeyken ve bulunduğu her yerde sevdiğini içinde taşıdığını vurgular. Sevdiği ile dolu bir hayatı yaşar. Bu durumdan da şikâyetçi değildir. Aynı şiirin devamında canının, varlığının ve yokluğunun sevdiği ile dolu
    olduğunu belirten şair, bütün okumaları vasıtasıyla sevdiğine karışacağını belirtir.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    52

    Her bakışımda gözlerinde kalmak
    Ve esen rüzgârın getirdiği kokunu hissetmek
    Kalbimi yerinden fırlatıyor
    Sağa baksam sen
    Sola baksam sen
    Her bakışımda
    Her bakışımda
    Her nefes alışımda
    Uykumda ve her uyanışımda
    Önüm arkam içim dışım sen (Nafile, 2013: 40, Uzaktan şiirinden)
    Okudukça sana karışacağım
    Canım, varım yoğum her şeyim sen
    Sen, yine hep sen… (Nafile, 2013: 41, Uzaktan şiirinden)
    “İnceden İnceye” şiirinde ise yine her nefesinde her dakikasında her saatinde sevdiğini düşünen ve onun sevgisini içinde taşıyan bir şairin duyarlılığı hissedilir.
    Her dakika
    Her saat
    Ve Her Nefes Alışımda
    Dışarıda Güneş
    İçerimde Sen ( Nafile, 2013: 45, İnceden İnceden şiirinden)
    “En Güzel” adlı şiirde ise şair, hayattaki bütün güzellikleri ve eylemleri ‘en güzel’ terkibiyle sevdiğine atfeder. Sevdiği onun için bir türkü, bir resim, içecek, yiyecek, ağlayış, gülümseyiş kısacası bütün kavramların ve eylemlerin toplandığı
    yaşanabilecek hayatların en güzelidir.
    Yaşanılacak hayatsın
    Söylenecek en güzel türkü
    Çizilebilecek en güzel resim
    Uğruna savaşılacak en güzel savaşsın
    En güzel içecek…
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    53
    En güzel yiyeceksin

    En güzel sessin
    En güzel haykırış
    En güzel ağlayış
    En güzel gülümseyişsin
    Sen!
    Evet sen!
    Yaşanabilecek
    En güzel hayatsın (Nafile, 2011: 76, En Güzel şiirinden)
    Şair için aşk, sevgiyi yorumlama biçimidir. Şairin sevgisi o kadar kuvvetlidir ki hayatı onunla anlamlandırır, bütün güzellikleri onunla özdeşleştirir, bütün yaşantısını ona göre şekillendirir. Bunları yaparken de tabiata ait unsurlardan faydalanır. Sevgilinin aşkı o kadar büyüktür ki adeta şairin bütün benliğini kaplamıştır.
    Hayatın devamını sağlayan insana ait bütün eylemlerde de sevgilinin akisleri vardır. Kısacası aşk teması Nafile’nin şiirlerinde sevilene duyulan büyük bir tutkunun
    ifadesi durumundadır. Birçok şiirde şair, çeşitli biçimlerle bu tutkuyu anlatmaya
    çalışır.
    Özlem
    Şairin şiirlerindeki temalardan biri de özlemdir. “Su Duruluğu” adlı şiirde şair İstanbul’dan sevdiğine seslenir. Sevdiğinden ayrı geçen gecelerin garipliğinden söz eder. Suskun gecesinde sevgilisinin haykırışı olmasını ister. Özlemi “gözyaşlarının mendili” olarak tanımlar. Şiirin devamında boğazdan geçen gemiyle beraber
    içine çöken hüzünden bahseder. Yüreğinin sevdiğine aktığını belirttikten sonra ayaklarının ona koşmak istediğini söyler. Bu dizelerle ayrılık acısını ve özlemini dile getirmeye çalışır.
    Gece bir garip
    Senden uzaksa bir de
    Bir başıma
    Bir yanım İstanbul
    Öbür yanım sen
    Suskunluğumda gecemin..
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    54

    Haykırışım ol Özlem gözyaşlarımın mendili (Nafile, 2013: 15, Su Duruluğu, şiirinden)
    Boğazdan bir gemi geçiyor
    Bir hüzün çöküyor
    Yüreğim sana süzülüyor
    Elim sana varmak
    Ayağım sana koşmak istiyor (Nafile, 2013: 17, Su Duruluğu, şiirinden)
    “Şimdi Gelse” adlı şiirde ise şair çevresindeki mavi ve yeşilliklerle beraber ne tarafa baksa sevdiğini gördüğünü, her esintinin ise sevdiği gibi koktuğunu belirterek onu ne kadar özlediğini anlatmak ister. Aşk temalı şiirlerde olduğu gibi burada da tabiata ait renk ve unsurları kullanır.
    Ne yana baksam yeşil
    Ne yana baksam mavi
    Ne yana baksam sen
    Sen kokuyorsun her esintide (Nafile, 2013: 31, Şimdi Gelse şiirinden)
    “Düşüyorum” adlı şiirde ise yine ayrılık acısı dile getirilir. Şair, yüreğinin sevgilisinin olmadığı zamanlarda kanadığını belirterek ona seslenir ve “Ya gel, Ya gitme” ifadeleriyle kendisini yalnız bırakmamasını ister. O, olmadan düştüğünü belirten şair, sevgilisi olmadığı zamanlardaki hâlini ve çaresizliğini anlatmak ister.
    Kanıyor yüreğim sensizlikte
    Ya gel
    Ya gitme
    Düşüyorum sensizlikte (Nafile, 2013: 35, Düşüyorum şiirinden)
    “Düşündün mü” adlı şiirde de yine bir seslenme vardır. Şair, sevgilisinin hâllerini hatırlar. Gözlerini, fısıldayışlarını düşünür ve ona hitaben özlenildiğini düşündün mü diye sorar.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    55

    Hiç düşündün mü
    Özlendiğini
    Gözlerinin karasını
    Ve dudaklarının arasından
    Fısıldayışını
    Nar tanelerini
    Eteklerinin çırpınışını…
    Özlenildiğini düşündün mü (Nafile 2011: 51, Düşündün mü şiirinden)
    “Bir Annenin Feryadı” adlı şiirde ise babasının özlemini çeken bir çocuğun duygu hâli anlatılmak istenir. Para ve oyuncak da gözü olmayan çocuğun tek derdi babasına kavuşmaktır. Annesinin ağlayışlarına şahit olan çocuk, babasının gelerek kendisini sevindirmesini ister.
    Para istemiyorum
    Oyuncak da istemiyorum
    Ben, ben seni istiyorum baba!
    Annemin ağlayışlarına uyanıyorum
    Her sabah her an
    Gel Artık baba
    Gel Artık
    Adımı Değiştir
    Adım sevgi olsun, sevinç olsun… (Nafile, 2013: 75, Bir Annenin Feryadı şiirinden)
    Özlem, şairin şiirlerinde sıklıkla yer verdiği temalardan bir tanesidir. Şiirlerde şairin duyduğu, gördüğü, şahit olduğu birçok şey sevdiğini hatırlatır. Sevdiğinden ayrı olduğu zamanlardaki çaresizliği, yalnızlığı üzerinde durulur. Bazen de “Özlenildiğini düşündün mü?” diye sorularak onun da bunu bilmesi istenir. Birşiirde ise babasına hasret bir çocuğun özlemi anlatılmaya çalışılır. Kısacası şiirlerdeki özlem teması ile sevdiğinden ayrı olan bir insanın ruh hâli yansıtılmak istenmiştir.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    56

    Yaşama Sevinci
    Şairin şiirlerinde karşılaştığımız temalardan bir diğeri de yaşama sevincidir.
    “Yaşamak” şiirinde insanoğlunun yaşamak için doğduğunu ifade eden şair, insanların yaşamı kalplerinde hissetmeleri gerektiğini vurgular. ‘Buram Buram her sabah yaşam koksun.’ diyerek pekiştirme yapar. İnsanların damarlarında akan kan
    gibi yaşamı hissetmeleri gerektiğini belirtir.
    Yaşamak adına doğmuşuz
    Sol yanında hisset yaşamın akışını
    Yaşam koksun her sabah
    Buram buram yaşam koksun
    Damarlarındaki kan gibi
    Her vakit hisset yaşamı (Nafile, 2013: 21, Yaşamak şiirinden)
    “Hangi Mevsim” adlı şiirde tabiata ve yaşantılara ait unsurlar vasıtasıyla yaşama sevincinin önemi vurgulanır. Yağmur damlalarının düşüşü ile toprağın kokusunun ciğerlere çekilip çekilmediği ve gökyüzünün güneşli hâline eşlik edilip
    edilmediği sorulur. Yağmur damlaları cama vururken çayın yudumlanmasından
    ve şöminenin yanında kadeh tokuşturmaktan söz edilerek yaşamın güzellikleri anlatılmak istenir. Bu örneklerin her birinin insanda yaşama sevinci uyandıran unsurlar olduğu belirtilmeye çalışılır.
    İlk düşen yağmur tanelerinde
    Toprağın kokusunu
    Çektiniz mi hiç ciğerlerinize
    Gümbür gümbür gürlerken gökyüzü
    Yürekten eşlik ettiniz mi o ezgiye
    Vururken yağmur taneleri cama
    Çayınızı yudumladınız mı sıcacık
    Ya da şöminenin yanında
    Kadehinizi en güzel müzik eşliğinde
    Tokuşturdunuz mu aşkla (Nafile, 2013: 43, Hangi Mevsim şiirinden)
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    57

    “Merhaba” şiirinde de insanoğlunun baharın türküsüne katılması istenir. Her şeye rağmen inadına yaşanılması gerektiği ifade edilir. Yeni güne, kuşlara, ağaçlara, böceklere, güneşe merhaba denilerek hayata bağlanılması gerektiği üzerinde durulur. Hayatın, bir merhaba kadar insanoğluna yakın olduğu anlatılmak isteni.
    Haydi sen de uyan
    Sen de katıl baharın türküsüne
    Sevmeyi, sevilmeyi
    Her şeye rağmen
    İnadına yaşamayı
    İnadına haykır var gücünle
    Merhaba de
    Yeni güne merhaba
    Kuşlara, ağaçlara
    Börtü böceğe…
    Güneşe yaşama da sımsıcak
    Merhaba (Nafile, 2013: 51, Merhaba şiirinden)
    “Düşündün mü” şiirinde edebi türler ve tabiata ait unsurlar çevresinde yaşama sevinci anlatılmaya çalışılır. Deli dolu yaşamak gerektiği vurgulanır. Şair, yaşamayı, romanla-şiirle-türkü ile özdeşleştirir. Bulutların üstünde, ağaçların arasında
    veya deniz kenarında ifadeleri ile tabiata ait unsurların insana yaşama sevinci verdiği anlatılmak istenir.
    Yaşamak deli dolu
    Yaşamak bir roman uzunluğunda
    Ve bir şiir tadında
    Bir türkü gibi mesela
    Yaşamak bulutların üstünde
    Ağaçların arasında
    Ya da deniz kenarında… (Nafile, 2011: 52, Düşündün mü şiirinden)
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    58

    Şair, yaşamanın güzelliğine inanır ve içi yaşama sevinci ile doludur. Bunu da
    şiirlerinde aksettirir. Edebi türler, doğa olayları, tabiata ait unsurlar, zamana ait
    unsurlar vb. hepsi şairin içindeki yaşama sevincini anlatmak için birer vasıta durumundadır. Kısacası şiirlerdeki yaşama sevinci teması ile yaşama ait güzellikler
    ve olgular anlatılmaya çalışılır. İnsanların hayatı gönüllerince yaşaması istenir ve yaşamın güzelliklerini her vakit hissetmeleri gerektiğine vurgu yapılır.
    Umut
    Şairin şiirlerinde sıklıkla karşımıza çıkan bir diğer tema umuttur. “Ben Umudum” adlı şiirde yeni güne merhaba diyen ve sevgilisinin elini uzatmasını isteyen şair, kendisini umut olarak nitelendirir. Onun için sevgilinin avcunun içindeki sıcaklığı bile hissetmek bir umut kaynağıdır.
    Ve yeni gün
    Merhaba
    Uzat elini
    Avucunun içindeki
    Sıcaklığı hissedeyim
    Ben
    Umudum (Nafile, 2005: 11, Ben Umudum şiirinden)
    “Yurdumun İnsanı” adlı şiirde de insanoğluna seslenilir ve üzüntüsünü bırakması istenilir. Anneden gözyaşını silmesi istenir. Umudun insanlara el salladığı belirtilir.
    Haydi üzüntünü bırak umut insan
    Gözyaşlarını sil ana Umut insana el salla (Nafile, 2005: 14, Yurdumun İnsanı şiirinden)
    “Yağmur” adlı şiirde de sevginin umutlara çiselemesi gibi yağmurun da tane tane yağdığı belirtilir. Her insanın umutlarının olduğu kendisinin de umutları olduğu vurgulanır.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    59

    Yağmur çiseliyor tane tane
    Sevginin umutlara çiselemesi gibi

    Sevginin umutlara karışması gibi
    Her insanın bir umudu vardır
    Umutları vardır
    Benim umutlarım gibi (Nafile, 2005: 20, Yağmur şiirinden)
    “Umut Yaşam İnsan” adlı şiirde insanların güzel yaşamayı, sağlıklı olmayı ve yaşamak istedikleri her şeyi umut ettikleri vurgulanarak insanların yaşam için umutlarını diri tutmaları gerektiği anlatılmak istenir. İnsanların umutlarının, sevdalarının olması bir mutluluk kaynağı olarak nitelendirilir. Umutların her vakit sıcak tutulması gerektiği, bunun sevilen için, gurbettekiler için hatta tanımadığımız insanlar için bile gerekli olduğu anlatılmaya çalışılır. Yaşamak, yaşatmak ve insanlık için umutların yitirilmemesi gerektiği vurgulanır.
    Bizler hep umut ederiz
    Güzel yaşamayı
    Sağlıklı olmayı,
    Ve yaşamak istediğimiz her şeyi
    Yaşam için umut ederiz.
    Ne mutlu ki insanız,
    Umutlarımız var,
    Sevdalarımız var

    Umudunuzu her daim sıcak tutun
    Sıcak bir ekmek gibi
    Güneş gibi
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    60

    Yanı başınızdaki sevdiğiniz için
    Sıladaki tanıdığınız için
    Hiç tanımadığınız insan için

    Her gün umut edin
    Yaşamak için
    Yaşatmak için
    İnsan için (Nafile, 2005: 33, Umut Yaşam İnsan şiirinden)
    “Yine de Umut” adlı şiirde insanlığa seslenilir ve insanlığın birçok kavgaya şahit olsa da yüreğinde fırtınalar kopsa da umuttan ve yaşamaktan vazgeçmemeleri gerektiği üzerinde durulur.
    Ey İnsan!
    Umutlarını rüzgâra bırakan insan
    Sevinçlerini yüreğine gömen insan
    Sen ne kavgalara şahitsin
    Ne fırtınalar koptu yüreğinde
    Yine de umut dedin
    Yine de yaşam dedin (Nafile, 2005: 61, Yine de Umut şiirinden)
    Şair, hayata umutla bakar ve insanların da umutlarını, ne yaşarlarsa yaşasınlar kaybetmemeleri gerektiğine inanır. Umutların her zaman korunmasını ister.
  • Umudun, yaşam için, yaşatmak için ve insanlık için çok gerekli bir olgu olduğu düşüncesini taşır. Umudun insanların çok uzağında olmadığı anlatılmaya çalışılır.
    Kısacası şiirlerdeki umut teması ile insanların hayata ve insanlara dair inançlarını yitirmemeleri istenir, şartlar ne olursa olsun umutlarını diri tutmaları gerektiği
    vurgulanır.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    61

    Gece
    Şairin şiirlerinde sıklıkla kullandığı temalardan bir diğeri de gecedir. Geceler, şair için farklı bir anlam taşır. Çünkü o geceleri daha çok sever. “Gecenin Coşkusu” şiirinde geceleri uyumadığını, tatlı serinlikte kahvesini yudumladığını belirtir ve gecelerin coşkunluğunun farklı olduğunu belirtir.
    Akşam kaynaşırsınız sevdiklerinizle
    Fakat gece bir başkadır
    Gecenin derinliğinde
    Benim gibi uyumayanların
    Işıkları yanıyor hâlâ
    Tatlı serinlikte havanın
    Kahvemin kokusu
    Burnumun dibinde yayılıyor

    Bir başkadır
    Ve bir başkadır
    Gecenin coşkusu (Nafile, 2005: 23, Gecenin Coşkusu şiirinden)
    “Yirmi dört” adlı şiirde şair kendisini gece kuşu olarak tanımlar. Fakat geceleri gezen değil geceleri uyumayan bir kuş olarak kendisini tanıtır. Geceleri, insanların kendilerini dinleme vakti olarak tanımlar. Sabaha kadar geçen uzun sürede ve gecelerin sessizliğinde insanların yüreklerindeki çığlıkları hissettiklerini belirtir.
    Adı bile yetiyor coşmaya Gece kuşuyum ben
    Öyle gece gezenlerden değilim
    Gece uyuyamayan kuşlardanım
    Kendinizi dinleme vaktidir
    Sabaha kadar zamanınız var.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    62


    Gecenin sessizliğinde
    Yüreğinizdeki çığlığı hissedersiniz
    Sizi durduracak kimse yok. (Nafile, 2005: 29, Yirmi dört şiirinden)
    “Gece” adlı şiirde insanların yüreklerindekilerini, geceleri döktükleri için geceyi sevdiğini belirtir. Gecenin aynı zamanda birçok olguyu beraberinde taşıdığını ifade eder. Gecelerin insanları düşündürdüğünü, dinlendirdiğini, sevdalandırdığını, doğacak günü hatırlattığını, yürekleri ısındırdığını ve umutlandırdığını belirtir
    bu yüzden gecelerin yerinin farklı olduğunu vurgular.
    Sonra gece dökmelisin yüreğindekileri
    Dedi sabah.
    İşte bu yüzden geceyi severim
    Düşündürür, dinlendirir…
    Sevdalandırır…
    Doğacak güneşi hatırlatır
    Yüreğiniz ısınır, umutlanırsınız
    Ve düşleriniz için kaparsınız gözlerinizi, (Nafile, 2005: 36, Gece şiirinden)
    “Tanığım” adlı şiirde şair, gecelerin yazdıklarına, korkularına, düşlerine, kimseyle paylaşamadıklarına, hayallerine ve umutlarına tanıklık ettiğini belirtir. Bu nedenle gecelerin anlamlı olduğu vurgulanmaya çalışır.
    Hep gece tanığım oluyor
    Yazdıklarıma,
    Korkularıma,
    Düşlerime…
    Kimseyle paylaşamadığımı
    Geceyle paylaşıyorum.
    Gündüzün getirdiklerini,
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    63

    Hayallerimi,
    Umutlarımı… (Nafile, 2005: 40, Tanığım şiirinden)
    “Kucaklayın Siz de” şiirinde gece okumanın güzelliğinden söz eden şair; “Sıcak
    Bir Umuda” adlı şiirde ise geceyi kendini bildiğinden beri sevdiğini belirtir ve geceyi sessizlik, temizlik bakımından kendisine benzetir. “Yoğunlaşın Biraz” şiirinde ise gece, müzik ve kahve ile özdeşleştirilerek şairin geceleri nasıl geçirdiği ile ilgili ipucu verilir.
    Gece okumak güzeldir
    Bir çocuğun gülümsemesi gibi
    Bebeğin dünyaya ilk geldiği an gibi (Nafile, 2005: 41, Kucaklayın Siz de şiirinden)
    Geceyi kendimi bildiğimden beri severim
    Sessiz, temiz ve sanki sadece benim (Nafile, 2005: 44, Sıcak Bir Umuda şiirinden)
    Evet dostlar,
    Yine gece, yine müzik.
    Yine kaynamış kahvem ve ben. (Nafile, 2005: 71, Yoğunlaşın Biraz şiirinden)
    “Geceler”şiirinde ise şair, geceleri dillerin sustuğu, yüreklerin konuştuğu zaman dilimi olarak tanımlar. Gecelerin kendi benliği için önemli bir zaman dilimi olduğunu vurgular. Gecelerin yüreğini coşturması yanında ilham, sessizlik, buluşma ve kendini bulma vakti olduğunu ifade eden şair, bu zaman diliminin aynı
    zamanda insanlar için kendini aydınlatma ve aydınlanma vakti olduğunu belirtir.
    Dilin sustuğu
    Yüreklerin konuştuğu
    Andır geceler
    Ah geceler!
    Beni ben yapan
    Yüreğimi coşturan geceler…
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    64

    Geceler ilham
    Geceler sessizlik
    Kendini bulma
    Ve buluşma vaktidir geceler

  • Kendini aydınlatma
    Ve aydınlanma vaktidir
    Geceler… (Nafile 2011: 7, Geceler şiirinden)
    Gecelerin şair için önemli bir yeri vardır. O, geceleri gündüzlere göre daha çok sever. Şiirlerinde de bu hususa vurgu yapar. Geceler, onun için birçok anlamı beraberinde taşır. Onun için geceler ilham kaynağıdır. O gecelerde müziğini yaparken kahvesini yudumlamayı sever. Gecelerde kendini hem aydınlatır, hem de
    aydınlanır. Geceleri kendini bildiğinden beri seven şair, düşünmek, sevdalanmak gibi eylemlerin de en iyi bu zaman diliminde gerçekleştiği inancındadır.
  • Kısacası şiirlerdeki gece teması ile gecelerin birçok anlamı ve eylemi beraberinde taşıdığı vurgulanmak istenir.
    Sonuç
    Nebih Nafile bugüne kadar yazdığı Umut-Yaşam-İnsan, Güneş Hepimiz İçin, Su Duruluğu adlı üç şiir kitabında sıcak, insan sevgisi ile dolu, sanat aşığı bir kimlikle karşımıza çıkar. Öğretmen, ozan, program yapımcısı, gazeteci vb. birçok özelliğe sahip şair için şiir, dünyaya açılan bir penceredir. O şiirleri ile dünyayı anlama
    ve yorumlama çabasındadır. Şiirlerinde aşk, özlem, yaşama sevinci, umut, gece gibi temaları sıklıkla işleyen şairin çocukluk, yalnızlık gibi temalara da değindiği görülür. Hayata ait olgular, gözlemler, yaşantılar şiirlerinin malzemesini oluşturur.
    O, adeta şiirleri ile dünyaya haykırır. İyiyi, doğruyu, güzeli insanlara göstermeye çalışır.
  • Eğitimci kimliği ile sanatçı ruhunu şiirlerinde birleştirir. O, aşkı yaşayandır, özleyendir, yaşama sevinci ile doludur, umutludur ve geceleri çok sever. Bu temalarla şiirlerini örer. Bütün bu temaların merkezini de insan ve hayat oluşturur.
  • İşte, Nebih Nafile, bu noktada şairdir. Hayata ait duygu, düşünce ve yaşantıları belirli temalar etrafında vererek insana ait hâlleri başarıyla işlemiştir. Dördüncü şiir kitabının hazırlıklarını yapan şairin bundan sonraki şiirlerinde ve eserlerinde de
    benzer bir tavrı sürdüreceği söylenebilir.
  • Cilt 3 Sayı 8 Yaz 2014 21. Yüzyılda Eğitim ve Toplum
    65

    KAYNAKÇA
    AKTAŞ, Şerif, (2013) Şiir Tahlili -Teori ve Uygulama-, 2. baskı, Kurgan Edebiyat Yay. Ankara
    NAFİLE, Nebih, (2005) Umut Yaşam İnsan, Onur Ofset, Hatay
    NAFİLE, Nebih, (2011) Güneş Hepimiz İçin, 2. baskı, Kurgu Kültür Merkezi Yay, Ankara
    NAFİLE, Nebih, (2013) Su Duruluğu, 2. baskı, Kurgu Kültür Merkezi Yay, Ankara

https://dergipark.org

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.