ALTIN 277,6259
DOLAR 5,7745
EURO 6,3949
BIST 95.394
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

Haftanın Yazarı | Acı Tütün Özeti | Necati Cumalı

10.08.2019
15
A+
A-
Haftanın Yazarı | Acı Tütün Özeti | Necati Cumalı

Türü: Roman

Yazarı: Necati Cumalı

Kişileri: Yusuf, Ferit Taşçı, Binnaz, Bedri Alagöz

ÖZET

Roman, 1952 yılında Urla’da (İzmir) geçer. Tütün piyasası açılır ancak Tekel’in belirlediği fiyat çok düşüktür. Tekel, piyasaya katılmaz, piyasa tüccarların eline geçer. Demokrat Parti hükûmeti 1950 seçimlerinde tüccarlardan destek gördüğü için onlara destek olmaktadır. Urlalı tütün ekicileri, çok düşük fiyat teklif edildiği için tütünlerini satmamaya karar verirler ancak fazla da direnemezler. İster istemez tütünlerini tüccarlara satarlar. İçlerinden yalnızca arabacı Yusuf sözünün eri çıkmıştır. Tütünlerini düşük fiyata satmak istememektedir. Tütünleri yok pahasına satmaktansa herkesin gözü önünde Cumhuriyet Alanı’nda yakar. Roman, yıllarca süren sömürü düzenine başkaldırının hikâyesidir. “Tütün Zamanı Üçlemesi” olarak da bilinen eserlerden biri olan Acı Tütün, Ege yöresindeki yaşamı gerçekçi bir şekilde yansıtan toplumcu gerçekçi romanlardandır. (“Tütün Zamanı Üçlemesi”, Tütün Zamanı, Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün romanlarından oluşmaktadır.)

Kaynak: Kitap Özetleri, Zambak Yayınları

———–

ACIMAK ÖZETİ- REŞAT NURİ GÜNTEKİN

ADI:ACIMAK

YAZARI:REŞAT NURİ GÜNTEKİN

YAYIN EVİ: İNKILAP YAYIN EVİ

BASIM YILI: 1999

1)KİTABIN KONUSU:

Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmeni anlatıyor.

2) KİTABIN ÖZETİ:

Zehra adında bir öğretmen çok acımasız bir karaktere sahipti.Öğrencilerine her zaman kötü davranıyordu. Bir gün babasının öldüğünü duydu.Babasının evine gitti.Fakat hiçbir şekilde üzülmüyordu. Babasını yanına gitmeden başka bir odaya geçti. Odada bulunan sandıktan babasının hatıra defterini buldu.Bu hatıra defterini okudukça babasına haksızlık ettiğini anlamaya başladı.Acıma duygusu olmayan Zehra öğretmen babasının geçmişte bulunduğu duruma acımaya başlamıştı. Annesinin babasına karşı haksızlık yaptığını anladı.Büyük bir üzüntüyle odadan çıkarak babasının bulunduğu odaya gider. Ve onun yüzüne örtülü olan çarşafı kaldırarak onu öper. Daha sonra Zehra öğretmen okuluna geri döner ve bir süre sonra orada evlenir.

3) KİTABIN ANA FİKRİ:

Geçmişte yaşanan acı olaylar insan yaşamının diğer bölümlerinde sürekli etkili olur.

Kaynak: Kitap Özetleri, Zambak Yayınları

———–

AÇLIK ÖZETİ – KNUT HAMSUN

KNUT HAMSUN

1859-1952 yılları arasında yaşamış Norveçli bir yazardır. Asıl adı Knut Pedersen’dir. Hayatının büyük kısmı kırsal kesimlerde geçmiştir. Okula gidememiştir. Amerika’da para kazanmak için biletçilik, ırgatlık gibi pek çok işte çalışmıştır. 1889’da memleketine geri dönmüştür.

1890’da ilk romanı Açlık yayınlanmıştır. Bundan sonra hayatını kalemiyle kazanmıştır. Albert Langen’in desteğiyle ünü ülke dışına da çıkmış, 1920’de Nobel Edebiyat Ödülü almıştır. Savaş sırasında Nazileri tuttuğu için Norveçlilerden büyük tepki almış, deli olduğu sanılarak evine kapatılmıştır. Başlıca eserleri: Viktorya, Pan, Hüzünlü Havalar, Rosa, İstanbul’da İki İskandinav Seyyah, Son Mutluluk’tur.

AÇLIK

Eserde, yazarın gençlik yıllarında yazar olmak için verdiği mücadele etkileyici bir üslupla anlatılmaktadır. Roman, açlığı en korkunç derecede yaşayan bir yazarın öyküsüdür. Açlık kahramanın fiziksel ve ruhsal durumunu derinden etkiler. Hamsun, bu hâli ustalıkla anlatmaktadır.

Başlıca Kahramanlar

Andreas Tangen: Gerçekte romanın başkahramanının ismi hiç zikredilmemektedir. Bu lakabı, kahramanın kendisi uydurur. Tek ideali yazar olmaktır. Adeta yazar olmak için yaşar. Park ve mezarlıklarda sabahlayan, çoğu zaman aç olan, gururlu bir gençtir. Hayal gücü çok geniştir.

Ylajali: Başkahramanın âşık olduğu kadındır. Bu ismi de başkahraman uydurmuştur.

ÖZET

Andreas, kiralık bir odada yarı aç, sefil bir hayat sürmektedir. Çok yoksuldur. Birkaç gazetede yayınlanan yazısından aldığı paralarla karnını doyurmaya çalışmaktadır. Yazları çoğu zaman parklarda kalmakta, yazılarını da sokaklarda yazmaktadır. Çok aç kaldığı zaman üstündeki eski püskü giysilerini satarak karnını doyurmaktadır. Fakat asla ideali olan yazarlıktan vazgeçmez. Andreas sokaklarda yazarlığı için çok zengin bir malzeme ile karşılaşır. Hiç tanımadığı insanlarla dost olur, onlar hakkında zihninde hayaller kurar. Hayal gücü çok geniştir. Yazma tutkusu ona inanılmaz şeyler yaptırır. Sürekli zihnindeki kurgularla gerçeği birbirine karıştırır.

Andreas, iş bulmak için pek çok yere başvurur. Fakat hiçbir yer onu işe almaz. Yavaş yavaş aç kalmaya başlar. Bu arada kaldığı odasının da kirasını ödeyemez. Çok gururlu olduğu için bu durumdan utanır. Bugünlerde yardımına bir yazısı koşar. Bir gazetede yazısı yayınlanmıştır ve karşılığında 10 kron verilecektir. Andreas çok mutlu olur. Kirasını öder ve durumu biraz düzelir.

Andreas’ın rahat günlerinin üzerinden az bir zaman geçmiştir. Yine parası tükenmiştir. Açlık dayanılmayacak hâle gelmiştir. Sokaklarda soğuk ve açlığın etkisiyle zihni bulanmaya başlar. Hayaller görür. Geceleri ahırdan bozma bir teneke imalathanesinde uyumaktadır. Andreas, gururundan hiçbir yardımı kabul etmez. Gözlüğünü rehineye vermeye çalışır; fakat adam almaz. Açlıktan ne yapacağını şaşırmış durumdadır. Artık yerde bulduğu bir portakal kabuğunu kemirmek zorunda kalır. Dilinin altına bir taş koyarak açlığını bastırmaya çalışır. Gururunu bir kenara bırakıp dilenmeye kalkışır; fakat bir şey elde edemez. Açlıktan mecali kalmamıştır. Rehineye gidip ceketinin dört düğmesini vermeye çalışır. Adam, bunu da kabul etmez. Oradan ayrılırken bir dostu ile karşılaşır. Arkadaşı da fakir biridir. Fakat ona acır ve bir miktar para verir. Andreas bir hafta tok gezer.

Andreas’ın gazeteye verdiği yazılar da üslubu ağır gerekçesiyle basılmaz. Yine açlık günleri başlar. Sefaletin pençesine düşmüştür. Açlık dayanılmaz boyutlara gelince parmağını ısırır ve kanını emerek yaşamaya çalışır. Her şeye rağmen yazmakta ve yazmaktan asla vazgeçmemektedir. Fakat yazı yazarken mumu biter. Bakkaldan ödünç mum istemeye gider. Orada bir kadınla karşılaşır. Bakkal, kadının verdiği parayı Andeas verdi zannederek paranın üstünü Andreas’ın avucuna bırakır. Andreas, aç olduğu için almaya mecbur kalır. Karnını bir lokantada doyurur. Fakat midesi uzun zamandır açlığa alıştığı için yemeklerin hepsini çıkarır. Yolda bakkalda gördüğü kızla karşılaşır ve onunla uzun zaman sohbet eder. Kıza âşık olmuştur. Yalnız kızın hayal mi gerçek mi olduğundan emin olamaz. Yolda bir kaza geçirir ve ayaklan ezilir.

Andreas, açlıktan ne yapacağını bilemez. En sonunda bir kasaba gider ve köpekleri için kemik ister. Kemikleri kemirerek açlığını gidermeye çalışır. Yollarda onun perişanlığına acıyan bir komutan ona para verir. Böylece açlıktan ölmekten kurtulur. Bir süre karnını bu parayla doyurur.

Andreas’ın artık açlıktan yazmaya mecali kalmamıştır. Pansiyon sahibi de artık parayı ödemediği için onu çıkarmak istemektedir. Bir akşam, kendini kapıda bulur. Artık dayanacak gücü kalmamıştır. Rıhtıma gider ve İngiltere’ye gitmek üzere bir gemiye tayfa olarak yazılır. Hayallerinden ayrılarak İngiltere’ye doğru yol alır.

Kaynak: Kitap Özetleri, Zambak Yayınları ———–

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.