Haftanın Hikayesi / Vakitsiz Şarkı

Yazar: admin     Tarih: 10 Haziran 2017 05:45     Kategori: Editörden, Genel, Kültür Sanat, Yazarlar

Cebimde beş kuruşum yok, yarına ertelenmiş bir planım yok. Sokağından geçmek için cesaretim yok.

 

Ne zaman istediğim bir şey olmayınca kıvransam, göğsümde hissettiğim şu narin acıdan başka gayrimenkulüm yok. Acı bu acı, dalında yeni koparılmış gibi taze her daim. Sana ve tüm senli konulara işte.

Hep liste başı. Hep yok satıyor.

Uyanıp uyanıp aynı telaşın suyunda yüzdürüyorum bedenimi ve ardından muntazam bir biçimde dizilmiş tüm kötü haberleri okuyorum. İyiye dair ne varsa geçmişin avlusunda bırakmışız var gücümüzle, ayağa kalkıp tüm samimiyetimle alkışlıyorum.

Bu boş evde, boş duvarların arasında hayatta kalmaya çalışıyorum anlayacağın. Kalbi elinde can çekişen bir adamdan öteye gidemiyorum. Karşılaşırsak köşe bucak kaçarım diye evden adımımı atmıyorum günlerdir, göz göze gelirsek kulağımı aynı şarkı, yüzümü kesin yüzün mahveder diye deliriyorum.

Sonunda beni yolumdan alıkoyacak en güzel hatayı bilmem kaçıncı kez tekrarlıyorum, bilerek ve isteyerek sokağından geçiyorum şimdi, elimle koymuş gibi bulacağım biliyorum. Nitekim canımı yakacak o umursamaz gülüşü elimle koymuş gibi buluyorum da.

Seni hep burada buluyorum.

Geldin yine aynı yerden yakmaya bir kuytuda sönen canımı, dilinden hiç düşürmediğin o tüm gereği düşünülmüş mazeretlerin de burada.

Oturdun karşıma öyle, hiçbir şey yokmuş gibi. Gözlerin de burada.

Bana bakıyorlar içim gidiyor, hatıramın en temiz yerine dokunuyor bu buluşma, ortada olmayan kavganın da öcünü almaya gelen inatçı bir düşman gibi yolumu kesiyor.

İki çay söylüyorsun.

Benim bir daha yüzünü görecek halimin kalmamışlığına aldırmıyorsun.

İki çay daha!

Bitmiyor hiç sana bu baştan kurgulanan yenik düşüşüm, zannedersin ki hoşuma gidiyor.

Hazırlıksız yakalanmaya hevesli kalışımdan mıdır nedir bilmiyorum, her şeyi silip attığı söylenen o geniş zaman hep bende duruyor.

Hiç değişmemişsin, hiç değişmeyeceksin biliyorum. Gözlerimden anlayışın canımı sıkıyor, saçlarınla oynayışın da içimi.

İki yakamız hiç kavuşmadı, bu gizliden gizliye hayran olduğumuz kimliksiz düzende biliyorsun.

Seni bana, beni de sana göndermeyecek asla biliyorsun bu ortağı olduğumuz geçmiş ve kursağımızda kalanlar.

Heyecanlandırmıyor artık bu ani dönüş.

Yeniden kandırmaya gücü yetmiyor.

Bir şarkı yine en haklı yerden vuruyor yüzüme gerçeği, Sezen söylüyor.

” Sen de benim kadar gerçeği görüyorsun. ” diyor.

Halil Araf Korkmaz

Çizim: Sinan Artan

(Masa Dergi 5. Sayıdan)