Haftanın Hikayesi – Başlangıç / Dan Brown

0
46

“Ama ben gerçeğe inanan bir adamım. Ne kadar acı verici olursa olsun.”

 

Fütürist aniden ümit ve iyimserlikle, göz kamaştırıcı yarınların tanımı yapmaya başladı. Langdon’ın hayal etmeye hiç cesaret bulamayacağı bir gelecekten bahsediyordu.
Teknoloji öylesine masrafsız ve kolay ulaşılır bir hale gelecekti ki, zenginlerle fakirler arasındaki uçurumu kapatacaktı. Çevreci teknolojiler milyarlarca insana içme suyu, besleyici gıda ve temiz enerji sağlayacaktı. Gelecekte genomik tıp sayesinde Edmond’ınki gibi kanserler yeryüzünden silinecekti. İnternetin dehşet verici gücü sonunda dünyanın en ücra köşelerinde bile eğitim için kullanılacaktı. Montaj robotları insanı zihin uyuşturan işlerden kurtaracak, böylece henüz hayal edilmemiş daha tatmin edici sahaların kapısı aralanacaktı. Ve her şeyden önemlisi geleceğin çığır açıcı teknolojileri, mevcut dünyanın en ihtiyaç duyulan kaynaklarını gereksiz kılacak, böylece bu kaynaklar yüzünden yapılan savaşlar sona erecekti.
Langdon, eski öğrencisinin gelecek kurgusunu dinlerken yıllardır hissetmediği bir duyguya kapıldı. O sırada milyonlarca izleyicinin aynı şeyleri hissettiğini biliyordu. Gelecekle ilgili beklenmedik bir iyimserlik duyuyordu.
“Yaklaşan bu mucizeler dönemiyle ilgili tek bir üzüntüm var.” Edmond’ın sesi ani bir duygusallığın etkisiyle çatallaştı. “Maalesef buna şahit olacak kadar dünyada kalamayacağım. Bir süredir, en yakın arkadaşlarımın bile haberdar olmadığı bir hastalığın etkisindeyim… Anlaşılan, planladığım kadar uzun yaşamayacağım.”

Yüzünde dokunaklı bir gülümseme belirdi. “Siz bunları seyrederken benim yalnızca birkaç haftam… hatta belki de birkaç günüm kalmış olacak. Lütfen şunu iyi bilin dostlarım, bu akşam sizlere seslenmek hayatımda yaşadığım en büyük zevk ve onurdu. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.”
Dünyaya seslenmekte olan arkadaşlarını ayakta seyreden Ambra ile Langdon aynı anda hem hayranlık hem de üzüntü duyuyorlardı.
Edmond yeniden konuşmaya başladı.

“Şu an tarihin ilginç bir kıyısında duruyoruz. Dünya baş aşağı olmuş gibi duruyor, hem hiçbir şey hayal edildiği gibi değil. Ama kararsız durumlar daima büyük değişikliklerin habercisidir. Dönüşümlerden hemen önce kargaşa ve korku baş gösterir. Sizlerden insanın yaratıcılık ve sevgi yeteneğine inanmanızı istiyorum; çünkü bu ikisi birleştiğinde her türlü karanlığı aydınlatacak güce sahip olur.”
Langdon, Ambra’ya baktığında gözlerinden yaşların süzüldüğünü fark etti. Ölümcül hastalığın pençesindeki arkadaşı tüm dünyaya son sözlerini söylerken uzanıp nazikçe kolunu ona doladı.
Edmond devam etti. “Belirsiz bir yarına doğru ilerlerken, kendimizi henüz hayal edemediğimiz çok daha büyük bir şeye dönüştürüyoruz. Bunu yaparken Churchill’in bilgece uyarısını unutmayalım: ‘Büyüklüğün bedeli sorumluluktur.'”

 

Kaynak: Altın Kitaplar’dan çıkan, Başlangıç kitabı. Çevirmen: Petek Demir, Altın Kitaplar, s.427-428