ALTIN 277,8191
DOLAR 5,7467
EURO 6,3762
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

GÜNSULARI / Duran Aydın

11.01.2019
5
A+
A-
GÜNSULARI / Duran Aydın

Bir haftadır yağdım yağacağım diye Çukurova toprağını umsuluk eden yağmuru fırsat bilip dört gündür dükkanı kapalı tutuyoruz ya; şöyle bir Hürriyet Mahallesi’ne dalıp anı avcılığına soyunayım dedim bugün.


Hürriyet Mahallesi mi? Başkaca bir söz etmeme gerek var mı; önce Muzaffer İzgü, sonra Nihat Ziyalan, ardından İbrahim Oluklu gelir belleklere Hürriyet Mahallesi denilince.
Daha sokaklarında, bile isteye kaybolacağım Güney Adana mahallelerinde milim milim adımlayacağımın heyecanı içindeyken, Karataş Yolu’ndan Regülatör Köprü’ye döner kavşakta Kubilay Altuntaş bir arabadan ses verip el sallayıp “suçüstü” yapmasın mı? 
Kubilay, bizim buraların “Heykâcı Baba”sı Turan Altuntaş’ın şimdilerde sıkı öyküler yazan oğlu.
Beni “suçüstü” yakalaması, hani şu 4 kez hacca gittiğini söyleyip daha besmele bile çekemeyen Yasin satıcısı genç vardı ya (Google’ye girin görürsünüz) , işte onların arkadaşı olduğu kesin 3 kişiyi, bu kez otomobil camlarını parlatıyormuş gibi yapmalarını gözlüyor olurkenki durumum. Gençler, “En Alttakiler”den… Bu kez ellerinde birer camsil. İstedikleri parayı alamayınca sanki arabaları çizecekler, içindekileri dövecekler gibi bir çaresizlik içindeler.
Daha aşağılarda, Kocavezir Mahallesi’nde Suriyeliler kendi ülkelerinde yaşanan dramdan oldukça uzak bir düzen içinde Adanalılaşmışlar! Gün geçmiyor ki lastik botlardan karanlık sulara gömülüp sonra sahile vuran umutların peşinde olmak yerine kentin güney varoşlarında
aslında yabancısı olmadıkları bir yoksullukta öğütülmüş gibiler.
Ne kadar da bize benziyorlar; yoksulluğun rengi dünyanın her yerinde aynı.
Bunu içim ezilerek bugün bir kez daha acıyla anladım.

7 Ocak 2015

ETİKETLER: , ,
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.