ALTIN 506,43
DOLAR 8,2897
EURO 9,7350
BIST 1,1744
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Galata’nın lüks hamalları /  Nuri Kaymaz 

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Osmanlı’da hamal olma koşulları.

 

Osmanlı Devleti’nde hamallar nizamnamelerde belirtilen şartlar doğrultusunda işe alınırdı.

İstanbul’un özellikle ticaret merkezlerindeki sağlıksız, plansız, girift, dar ve yokuşlu sokakları bu tür kişilere duyulan gereksinimi artırmış, giderek kentin vazgeçilmez öğeleri arasına sokmuştu.

Parayla yük taşımak anlamına gelen hamallık, Osmanlı’nın ticaret merkezi İstanbul’da rağbet gören meslekti. Hamal olmak için belli şartları taşımak gerekirdi. Osmanlı vatandaşı olmak,cinayet ve herhangi bir suçtan hüküm giymiş olmamak,yaş ve bedenen hamallık yapabilecek düzeyde olma şartları aranırdı. Hamallara belediye marka verirdi. Markayı taşımayan hamallar önce uyarı alırlar ardından meslekten men edilirdi. Tüccar ve ahaliye kötü davranan hamallarda meslekten atılırdı.

Limanda yüklenirlerdi.

Osmanlı’da yaygın olan hamallık şekli arka hamallığıydı. Arka hamalları iskele ve limanlarda arkalık adı verilen meşinden yapılmış içi samanla dolu semerleriyle yük taşımakta idiler. Bu hamallar limandan evlere taşınacak malları yüklenirdi.

Büyük fıçıları semerde değil sırık ile daha kolay taşınmakta idi.Bu tip sırıkla ağır yük taşıyan hamallara da “sırık hamalı”denirdi. Sırık hamalları, dar, virajlı ve dik sokaklarda yüklerin, arabalarda ve öküz arabalarıyla taşınması mümkün olmayan yerlerde vazgeçilmez insanlardı.Bunlar genellikle dört kişi olurdu. Dişbudak ağacından yapılmış uzun sırıklan omuzlarına alarak, kısa, çabuk adımlarla yüklerini dengeleyerek yürürlerdi. Tüccarlar bunları belirli bir süre için tutar, mallarını limandan, gümrükten veya gardan depolara veya hangara taşıtırlardı. Sırık hamalları, yüklerini taşırken yük arabaları gibi Galata, Beyoğlu, Babıali, Divan Yolu ve benzeri işlek caddelerden, özellikle de Galata Köprüsü’nden geçmekte idiler. Bu da halkın gidiş gelişini güçleştirmekte idi. Kalabalık yerlerden geçen hamallar, yolu açmak için “varda’’ diye bağırırlardı. Bu sesi duyan halk hemen kenara çekilirdi.

Bir diğer hamal grubu atlı (bargir) hamallardır. İstanbul’da şehir içi taşımacılığı yapan hamalların önemli bölümünü oluşturmaktadırlar. Bu hamallar sahip oldukları hayvanları vasıtasıyla gelirlerini temin ederlerdi. Atlı hamalların, hayvanlarını ikindiden sonra ve cuma günleri çalıştırmaması emredilmiştir.

Galata’nın lüks hamalları.

19. yüzyılın en ilginç hamalları ise sedyecilerdi. Yalnızca Beyoğlu ve Galata semtlerinde kısa bir süre görülüp sonra ortadan kaybolan bu hamallar, tahtırevan içinde kısa mesafede insan taşırlardı. Kartpostal ve fotoğraflara konu olan bir diğer hamal grubu ise büyük otellere yabancıların eşyasını taşıyanlardı. Diğerlerine göre düzgün giyimli olan bu hamallar Karaköy rıhtımı ile Sirkeci Garı’nda ve lüks otellerin önlerinde müşteri beklerlerdi.

 Nuri Kaymaz <nurikaymaz61@gmail.com>

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.