Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları

0
214
Senden niye vazgeçtim Diego!
Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.

Bencil olduğun için vazgeçtim.

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

 

Meksikalı ressam ve Reconstructionist Frida Kahlo , çağdaş kültürünün en önemli simalarından biridir. O daha sonra onu ünlü renkli etek gizlemeye gelirdi bir kusuru – Genç yaşta, o gelişmemiş onu sağ bacak sol çocuk felci, sözleşmeli. On yıl sonra, Meksika’nın prestijli Preparatoria okulda sadece otuz beş kız öğrencilerden biri olarak, o birden vücut kırıkları ve onun mide ve rahim deldi vardı bir demir çubuk açtığı iç lezyonlar sonuçlanan ciddi bir trafik kazası oldu. Bu kurtarmak için dökme tam vücut onu üç ay sürdü ve o sonunda tekrar yürümeye giderken iradeli olsa, o aşırı ağrı sık nüks mücadele ve otuzdan fazla operasyonlar da dahil olmak üzere, sık sık hastane ziyaretleri kalıcı hayatının geri kalanını geçirdi. Daha sonra modern sanat en etkili ressamlarından biri haline geldi – yatalak ise kendini işgal bir yolu olarak, Kahlo resim onun ilk adımlar atmıştır.
 
İki yıl kazadan sonra, 1927 yılında, o Eserlerini o hayran gelirdi ve onun akıl hocası oldu ressam Diego Rivera ile tanıştı. 1929 yılında, Kahlo’nun annesinin vokal itirazlarına rağmen, Frida ve Diego evli ve sanat tarihin en adı çıkmış çalkantılı evlilikler biri başladı. Her ikisi de biseksüel Kahlo Fransız şarkıcı, dansçı, aktris ve Josephine Baker ve Rus Marksist teorisyen Lev Troçki ile bulunduğumuz en önemli olan birden fazla işleri vardı. Ve yine Diego ile onu bağ aşkın tutku ve büyük sevgi biriydi.
Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 Diego.

Gerçek, öyle büyük ki, ne konuşmak ne uyumak ne dinlemek ne sevmek istiyorum.  Kendimi tuzağa düşmüş hissetmek, hiç kan korkusu olmadan, zamanın ve büyünün dışında, senin kendi korkunun ve büyük ıstırabının içinde, ve kalbinin atışında. Tüm bu deliliği senden isteseydim, biliyorum sessizliğinde sadece karmaşa olurdu. Bu saçmalıkta senden şiddet istiyorum ve sen, sen bana incelik veriyorsun, ışığını ve sıcaklığını. Seni resmetmek isterim, ama bu şaşkınlığım içerisinde, hiç renk yok çünkü çok renk var, büyük aşkımın somut hali.

 

F.

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

 

Diego:

 

Hiçbir şey ellerinle kıyaslanamaz, hiçbir şey gözlerinin altın-yeşili gibi değil. Vücudum günlerdir seninle dolu. Sen gecenin aynasısın. Şiddetli bir şimşek çakışı. Toprağın nemi. Koltuk altlarının oyuğu benim sığınağım. Parmaklarım kanına değiyor. Tüm sevincim çiçek-çeşmenden fışkıran hayatı hissetmek ve sana ait tüm sinir yollarımı bununla doldurmak.

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

 

Okzokrom – Kromofor.  Diego.

Rengi giyen kadın.

Rengi gören adam.

1922 yılından beri.

 

Hep ve daima.  Şimdi 1944’te. Yaşanan tüm saatlerden sonra. Vektörler asıl yönlerinde devam ediyor. Hiçbir şey onları durdurmuyor. Canlı histen başka bir bilgileri yok. Tek istedikleri bir yerde buluşana kadar devam etmek. Yavaşça. Büyük bir huzursuzlukla, ama “altın parçanın” her şeye kılavuzluk ettiğine dair güvenle. Hücresel bir diziliş var. Hareket var. Işık var. Tüm merkezler aynı. Budalalık diye bir şey yok. Her zaman olduğumuz ve olacağımız gibiyiz. Aptal kadere bel bağlamıyorum.

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

Diego’m:

 

Gecenin aynası. Gözlerin tenimde yeşil kılıçlar. Ellerimizin arasında dalgalar. Tamamın seslerle dolu bir boşlukta – gölgede ve ışıkta. Sana rengi yakalayan OKZOKROM dediler. Bana KROMOFOR – renk veren. Sen sayıların tüm kombinasyonlarısın. Hayat. Dileğim çizgileri şekilleri tonları hareketi anlamak. Sen gerçekleştiriyorsun ve ben alıyorum. Sözün boşlukta seyahat edip benim yıldızlarım olan hücrelerime ulaşıyor, sonra senin hücrelerine gidiyor ki onlar da benim ışığım.

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

Okzokrom – Kromofor

 

Yıllardır vücutlarımızda hapis kalan susuzluktu bu. Rüyalarımızın dudaklarından ayrı söyleyemediğimiz zincirli sözcükler. Her şey vücudunun düzlüğünün yeşil mucizeleri etrafında dizilmişti. Bedeninin üzerindeki dokunuşumu, derelerin fısıltılarını çiçeklerin kirpikleri  karşıladı. Dudaklarının suyunda her çeşit meyve vardı, narın kanı, saf ananas ve mammee elmasının ufukları.

 

Seni göğsüme bastırdım ve vücudunun mucizesi parmak uçlarımdan bütün bedenime işledi.  Meşe özünün kokusu, cevizin hatırası, kül ağacının yeşil nefesi. Ufuk ve tarlalar, onları öpücüklerle takip ettim. Sözlerin kayıtsızlığı kapalı gözlerimizin bakışlarını anlatmak için bir lisana dönüşecek. Sen elle tutulamaz biçimde buradasın, odamın biçimine sıkıştırdığım bütün evren, sensin. Yokluğun saatlerin vuruşunu ve odamın ışığını titretiyor, aynadan nefesini duyuyorum.

 

Senden ellerime doğru bütün vücudunu okşuyorum, bir an seninleyim, bir an kendimle. Damarlarımdaki  kan, kalbimden seninkine uzanan hava kanallarından akan mucize. Vücudumun düzlüğünün yemyeşil mucizesi seninkinde doğanın tamamına dönüşüyor.  Yuvarlak tepeleri parmak uçlarımla okşamak için hepsinin arasından uçuyorum, ellerim gölgeli yarıklara dalıyor, nazik dalların kucaklamasına bırakıyorum kendimi, yemyeşil ve serin.

 

Bütün dünyanın cinsiyetine giriyorum, sıcaklığı beni yakıyor ve vücudum yapraklarının tazeliğine dolanıyor. Yaprakların buğusu yepyeni bir sevgilinin teri gibi. Aşk, şefkat ya da ilgi değil bu, hayatın ta kendisi, benim hayatım, senin ellerinde, göğüslerinde ve ayında gördüğüm, bulduğum şey. Ağzımda senin dudaklarından kalan badem tadı var.  Dünyalarımız hiç dışarı çıkmadı. Bir dağın içini ancak başka bir dağ bilebilir.

 

Varlığın bir anlığına havada uçuşuyor, sanki bütün varlığımı sabırsız bir sabahı bekleyişe mahkum eder gibi, o an farkediyorum ki seninleyim. O anda, bütün duyumların içinde, ellerim portakalların içine dalıyor ve vücudum sanki senin kollarına sarılıymış gibi hissediyorum.

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

Diego’m için.

 

Dünyalara sessizce hayat verenim, en önemlisi yanılsama olmaması. Gün doğumları, dost kırmızılar, büyük maviler, yaprak dolu eller, gürültücü kuşlar, saçta parmaklar, güvercin yuvaları, insanın mücadelesine dair ender bir kavrayış, saçma şarkının basitliği, kalbimdeki rüzgarın budalalığı = uyak yapma kızım = antik Meksika’nın tatlı çikolatası, ağızdan gelen kanda kopan fırtına –  kasılma, alamet, kahkaha ve incinin saf dişten iğneleri, Temmuzun yedisinde bir hediye, istiyorum, alıyorum, şarkı söylüyorum, söyledim, bundan böyle bizim büyümüzün şarkısını söyleyeceğim – aşkımızı.

 

Frida Kahlo’dan Diego Rivera’ya Aşk Mektupları / Yazı Atölyesi

 

Kaynak: brainpickings.org