Edebiyatçının dost meclisinde şiir demlenir

0
63

Edebiyatçı olmak, aynı aya ve güneşe bakarken, birlikte oturup sohbette ortak şiir yazabilmektir.

 

yazı-atölyesi-İstanbul-Garson- (2)

Garson : Efendim,sizleri burada görmek büyük mutluluk!

Cemal Süreya : Kim istemez ki mutlu olmayı? Ama mutsuzluğa da var mısın?
Garson : Anlamadım efendim?
Can Yücel : Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil,hak ettiğin kadar unutulursun…
Garson : Anlıyorum efendim…Neyse, ne alırdınız?
Nilgün Marmara : Sen ne getirdin bana çocukluğundan?
Garson : Çocukluğumdan mı? Siz ne isterseniz mutfaktan onu getireceğim işte.
Edip Cansever : Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor ‘kansızlık’ der, ben ‘sensizlik’ derim.
Nilgün Marmara : Üşümüşüm, düşlerimin üzeri açıktı.
Garson : Ekrem klimayı aç oradan, çattık ya!
Tomris Uyar : Bazen sensiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.
Garson : Estağfurullah efendim,ne kırılması, bugün kötü bir gün sanırım benim için.
Yaşar Kemal : Gülümse karamsarları şaşırt, gülümse güller açsın yüzünde,gülümsemenle yayılsın ışık, dünyayı ısıtmasan da güneş gibi çevreni ısıt.
Garson : Ekrem klimayı kapat, gülümsüyorum.

 

&&&

 

Duraklamadan geçiyoruz birbirimizin sokaklarından,

solukalmadan..
Kimse dokunmuyor kimsenin yarasına.
Herkes kendi içinde.
Herkes kendi iç kanamasında.

Murathan Mungan