Kitaplar

Dursaliye Şahan Kitapları

Editörlük desteği de verdiğim Tottenham Çocukları yayımlandı. Dürsaliye Şahan’ın kaleminden…

Dursaliye Şahan’ın Tottenham Çocukları adlı romanı Sola etiketiyle yayımlandı.
Tanıtım bülteninden
Londra’nın altını üstüne getirerek, her seferinde polisi atlatmaya başaran, çoğunluğu Türk ve Kürt çocuklarından oluşan ‘Tottenham Boys’ ve ‘Bombacılar’ roman konusu oldu. Çete üyeleri içindeki gizemli ‘intihar salgını’ üzerindeki sır perdesi İngiltere’deki film yapımcılarının da ilgisini çekmiş, ancak girişimleri yarım kalmıştı. Sola Yayınları’ndan çıkan, Yazar Dursaliye Şahan’ın kaleme aldığı, ‘Tottenham Çocukları,’ intiharı muamma olan, özellikle annesini kurtarmak için canını feda ederek çete içinde efsane olan bir genci anlatıyor.
Kitabın yazarı Dursaliye Şahan, karakterlerin ve olayların kurgu olduğunu belirterek “Çetelere bulaşan gençlere karşı sistem çok acımasız. Aslında bu gençlerin yaşam hikayelerine bakarsanız göçmen gençlerin hayatlarının ne kadar zor olduğunu görürsünüz. Gerçekleri olduğu gibi yazmaya kalksaydım bir korku romanı ortaya çıkardı. Tottenham Çocukları Şırnak’dan Londra’ya uzanan macera dolu, romantik bir dramı anlatıyor ve maalesef gizemli intiharları ile akıllarda yer eden çete üyeleri üzerindeki sır perdesi halen kalkmadı. ” dedi.
“Sıla”nın gerçek adı Güvercin’di…
Geçtiğimiz yıllarda sıkça gündeme gelen ve gösterimde olduğu dönemde ATV’ye zirve yaptıran “Sıla” adlı dizinin asıl hikaye yazarı olan ve yapımcı şirkete karşı açtığı davayı kazanan Dursaliye Şahan’ın yaşadıklarından sonra yazdığı son kitabı “Tottenham Çocukları” yazarın güvenilir yayınevi ile çalışma kararı alarak raflarda yerini aldı.
Sıla dizisinin gerçek kahramanını Türkiye’nin doğusundan İngiltere’ye olan bir çocuğun yolculuğunu anlattığı “Tottenham Çocukları” sinema sektörü tarafından da ilgi görüyor. Çok yakında sinemayla buluşacağının sinyallerini veren Şahan; “Özellikle Sıla dizisinin izleyicileri bu kitabı merakla bekliyorlardı.” dedi.
Sıla dizisinin intihal yani “çalıntı” olduğu mahkeme kararıyla belgenmiş ve ‘Sıla’nın gerçek sahibi olduğunu ispatlayan Dursaliye Şahan tazminat almaya hak kazanmıştı. Dursaliye Şahan’ın özelikle çocuk gelinlerin durumlarını ortaya koymak için yazdığı Sıla’nın gerçek adı Güvercin’di.

Hikâye Hırsızı

Edebiyat

Öykü

 

göçmen olmak

üstelik kadın

üstelik çocuk

üstelik öteki

üstelik azınlık

olmak

ya da olamamak…..

Bir çocuk geline adanan kitap; Hikâye Hırsızı

İçindeki Güvercin öyküsü ile, Telif Mahkemesine taşınarak intihal iddiası ile gündeme gelen Hikâye Hırsızı Dürsaliye Şahan’ın 3. öykü kitabı.

Yazar’ın ‘Bir Çocuk Geline’ ithafı ile çıkan kitabı göçmen kadınları, maço erkekleri, göçe zorlanan annesinin elinden koparılan küçük kızın ölümüne kadar süren sessizliği, alışık olmadığımız aşk halleri ile 18 öyküden oluşuyor. 18 ayrı gibi duran hayatların ya da kahramanların en ortak yanları belki de ‘sıradan’ olmaları. Öyle bir sıradanlık ki, aslında kahraman olduğunu bilememek de diyebiliriz.

Pürüzsüz geçen o muhteşem yaşamının çok sevdiği tek oğlu tarafından elinden alınışı ile Nevbahar hanımın bir kedi gibi sessizce ölüme sığınışı kabullenişten çok ruhsal bir asalet gibi…

Sonu belirsiz bırakılsa da; Alev’in tutkulu aşkına rağmen kocasını terk etmeyerek okuyucuyu “Ateşli bir aşk mı yoksa kıyamete kadar sürecek sadakat mi?” sorusu ile baş başa bırakıyor… Ya da aşkın güne ve duruma göre şekillenmesi…

Okuma yazma bilmeyen Sakine’nin günlük hayatındaki köleliğine karşın sevdiklerinden aldığı güç ile imkansızı başarması…

Parmaklarını bile sayamazken bir gece yarısı peşine düştüğü Mıho ile dağları aşarak savrulduğu Londra’da var olmaya çalışan Kürt kızı Zilan’ın ironik hasreti…

Daha çok bir romanın özeti gibi duran ‘Korucunun Karısı’…

Herkesin gözü önünde uğradığı tacize başta annesi babası olmak üzere çevresindeki yetişkinlerin duyarsız kaldığı küçük Nuteyla’nın dramı…

Din, töre ve kültür bahaneleri ile 12 yaşındaki küçük Güvercin’in zoraki gelinliği,

Bir asır önceki o meşum göçten geriye kalan küçük kızın günümüze uzantıları ile Simsiyah Bakıyordu Çalılar…

Ebedi aşkın inceliklerle süslenmiş örneği; Gül Dalından Bebekler…

Devlet eliyle göçe zorlanırken, kuluçkadaki tavuğunu sonuna kadar koruyan Şedde Ana’nın batan güneşe gidişi…

Kısacası, kitabın önsözünü yazan Ayla Kutlu’nun da dediği gibi ‘elinize aldığınızda kolay kolay bırakamayacağınız, bir çırpıda okuyacağınız Hikâye Hırsızı’ sistemin un ufak etmekten çekinmediği insanların kahraman yönlerini anlatıyor.

 

 

 

1998 yılında Halkevleri Öykü Yarışmasında ödül alan “Londra’dan Bir Kadın, Döndü” adlı çalışmaları Kültür Bakanlığı sponsorluğunda kitap olarak bastırıldı. İkinci kitabı Fakir Cennet, 2007 yılında Crea Yayımlarından çıktı.
 

 

 

 

 

 

Fakir Cennet

Crea Yayınlarından, Ekim 2007 yılında, yazarın ikinci kitabı olarak çıktı. 12 öyküden oluşan kitap, 172 sayfa.
 
Avrupa’da yaşayan göçmenlerin gerçek yaşam öykülerinden esinlenerek yazılan öykülerin kahramanlarının çoğu kadınlar.
 
Göçmenliğin göz önünde olmayan yanlarını irdeleyen, iki kültür arasında sıkışmış insanların hayata bakışı ve çözüm arayışları üzerine kurulmuş öykülerin yanında yaşamın içindeki küçük gibi görünen ayrıntıların bireyleri nasıl yok ettiğini anlatan kısa öyküler de var.
 
 
 
Kitaptaki öykülerden alıntılar
 
Alev
 
Sen, ovadaki en itibarlı aşiretin medarı iftiharı, açık ara ile başa gelmiş, aslan gibi bir milletvekili ol, ovanın onda dokuzu selamını almak için yolunu gözlesin,  sen de tut hareli bakışlarını bir olmaza kilitle.
 
Parmaklar
 
Kalın kumaşı parmaklarının altından hızla makineye sürürken, sol eli  sepetteki yeni parçaya uzı. Her seferinde tıkırtılı ses biraz daha hızlanıyordu. Dere kenarındaki çamaşırlar, taşın üzerinde deste deste  yükseldiğinde de, tokaç sesi  hızlanırdı.
 
 
Korucunun Karısı
 
“Londra ya iki gün önce gelmişti. Kimi kimsesi yoktu. Evinde misafir olduğu köylüsü, Zeynel&39;in aklına gelmiştik. Hani gazeteye ilan veren, fabrika sahiplerini filan tanıyor olabilirdik. Bir iş yani…”

 

Hikaye Hırsızı

hikayehirsizikapak‘Hikâye Hırsızı’na büyük ödül

Abdullah Baştürk adına verilen

10. İşçi Edebiyatı Ödülünü

Hikâye Hırsızı aldı

Basın Duyurusu

2012 YILI

ABDULLAH BAŞTÜRK İŞÇİ EDEBİYATI ÖDÜLLERİ

AÇIKLI

Genel-İş ve DİSK eski Genel Başkanı Abdullah Baştürk (29 Mayıs 1929 – 21 Aralık 1991) anısına, Baştürk ailesi ve DİSK/Genel-İş Sendikası’yla birlikte bu yıl onuncusu düzenlenen yarışma sonuçları belli oldu.

Yarışmaya katılan roman, öykü, şiir, anı, yaşamöyküsü, günce, röportaj, oyun, deneme kitapları arasında (Yönetmelik gereği ödül sıralaması, tür sınırlaması yoktur), Remzi İnanç, Özgen Seçkin, Vecihi Timuroğlu, Tuncer Uçarol, Şiir Erkök Yılmaz’dan oluşan seçici kurulca yapılan değerlendirmelerde, oy çokluğu ile,

– Adil Kurt’un “Emeğin Çukurovası”,

– Dürsaliye Şahan’ın “Hikâye Hırsızı”,

– Hüseyin Akyüz’ün “Yağmurda Kuş Sesleri”

adlı öykü kitapları ödüle değer görülmüştür.

Anma ve ödül töreni, 25 Aralık 2012 salı günü saat 16.00 – 21.00’de, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde, Ankara’da yapılacaktır.

Ödül verme gerekçeleri:

– “Emeğin Çukurovası”: Hızla kentleşen ülkemiz içinde artık pek tanımadığımız ırgatlar, çeltik yükleyicileri, briket işçileri, kum ocağı çalışanları, taşçılar, ayrıca kentlerdeki lağım ve inşaat işçileri, hurda toplayıcıları… Karın tokluğuna, hatta ölümüne çalışan onların öyküleri… Çukurovalı yoksul kesimin Toroslardan günümüze ağan kırsal söz varlıklarıyla çeşitli yönlerden başarıyla anlatılıyor… İşçilerin, yoksulların da bir solukta okuyacağı, doğrudan yüreğe işleyen öyküler…

– “Hikâye Hırsızı”: Erkekler, töreler, cemaat tarafından ezilen, köylerimizde köle gibi yaşayan ‘ev ve aile işletmesi emekçileri’nin en önemlisi olan kadınlarımız… Sigortası, ücreti, güvencesi, özgürlüğü olmayan, kişiliklerini, özgürlüklerini elde etmeye çalışan / çalışmayan kadınlar kitapta yedi öyküde süssüz bir dille anlatılmış: Hizmetçi kadının sigortalı olma çabası… Londra’ya kaçak işçi olarak giden ailelerde kadının, kız çocuklarının durumu, sığınmacı olma çabaları… 2068 yılının makineleşmiş ve “Dünya Büyük Patronlar Hükümet Meclisi” yönetimindeki işyerlerinde, robotlarda bile işini yitirme korkusu, aşırı çalışmayı özendiren göz boyayıcı ödül düzenekleri, insanca yaşama duyguları ve başkaldırılar… ‘Bunları ben de yazarım’ gibi görünen, son derece anlaşılır, inırıcı, yeri geldiğinde alaysamalı öyküler…

– “Yağmurda Kuş Sesleri”: Kentlerdeki dar gelirli işçi aileleri anlatılıyor… Babaları ölmüş eş ve çocukların, iç ezen, felaketlere açılan anıöyküleri: Çalışan dul kadınların özverili dünyaları… Gurbete giden babasını her gün bekleyen küçük çocuk… Emekçi baba ölünce dağılan aile, kötü yollara düşen kızlar… Üvey babalar… İçkici ve işsiz babaların çocuklarının eve para yetiştirmeye zorunlu yaşamları… Ayrıca, sıkıntılı işyerlerini ferahlatan ehlikeyf bir insan… Hüzünlü, etkili, zaman zaman şiirsi anlatımlarla örülü bu öykülerde, kentlerde hayata tutunmaya çalışanların dünyaları haber veriliyor okuyuculara…

Gelecekte emek tarihimize de kaynaklık edecek kitaplar.

Duyurulur.

Tuncer Uçarol / Ödül Yazmanı, Seçici Kurul Üyesi.

Zabit Londra’da

 

DURSALİYE ŞAHAN’IN ZABİT LONDRADA KİTABI ÇIKTI
 
Zabit Londra’da
 
Dürsaliye Şahan – Semih Bulgur
 
Bant Karikatür
 
Layla Yayımları
 
Etiket fiyatı: 10 TL.
 
Yeryüzünde yaşayan 6.5 milyar insanın yaklaşık 250 milyonunu göçmenler oluşturuyor.
 
Önemli bir kısmı kaçak, yani kayıt dışı. Yasadışı yollardan Avrupa ülkelerine
 
sızarak yeni bir sayfa açmak isterken, sürpriz sayfalara kaymış, istatistiklere sığmayanlardan biri de Zabit.
 
Londra’nın göçmen cenneti Hackney’in Türkiyeli kahramanı Zabit “Ah bir Avrupa’ya gitsem” diyenlere önerilecek eğlenceli bir kitap.
 
Londra sokaklarının en sevimli karakterlerinden biri Zabit.
 
Onsuz ‘Hackney Cumhuriyeti’ni düşünmek mümkün değil.
 
O kırsaldan gelmiş iyi kalpli, sempatik bir karakter.
 
Maceralarını keyifle okuyacaksınız.

 

Asi’den Taşan Öyküler

Kitap

Aalen Kültür Derneğinin düzenlediği
Yazı Atölyesi ilk meyvesini verdi:
Katılımcıların öykülerinden oluşan ilk kitap Ürün Yayınlarından çıktı.

Kitapta yer alan öykülerin çoğu ise Antakya’yı anlatıyor.

Aalen Kültür Derneğinde Mehmet Karasu’nun önderliğinde düzenlenen Yazı Atölyesi ilk kurunu geçtiğimiz ay tamamladı.

Daha çok kadınların ilgi gösterdiği atölye çalışmasında, katılımcıların öykülerinden oluşan ilk kitap; Asi’den Taşan Öyküler adı ile Ürün Yayınlarından çıktı.

Şahnaz Yılmaz, Nurhan Sağlar, Sevim Habib, Gülnaz Kavvas, Ayda Bercis Kırbeci, Nebihe Karasu, Seval Yılmaz Karataş, Çetin Kalkan, Zarife Cüzdan, Gülseren Sağlar, Esra Ünal, Süha Kıyak, Şıvan Balcı, Mehmet Atilay, Canan Başkaya ve Necla Karataş’ın yazdığı öykülerin çoğu Antakya’yı anlatıyor.

Ayrıca; Dr. Ayten Çelebi Kural, Sinan Seyfittinoğlu, Bekir Coşkun ve Saadet Kanbolat da öyküleri ve anılarıyla kitaba destek verdiler.

Aalen Kültür Derneği’nin sanatın her dalına saygıyla yaklaştığını, toplumu sanatla buluşturmayı misyon edinmiş bir kuruluş olarak yazı atölyesi gibi etkinliklere katılımın daha da fazla olmasını dilediklerini belirten Karasu; “edebiyat dostlarına kapımız her zaman açık” dedi.

Atölyeye katılanlardan; Şivan Balcı; “aklımıza gelen her şeyi yazıyoruz. Hatta konuştuğumuz gibi yazıyoruz bile diyebilirim. Kuralları ve yazım tekniklerini önemsemiyoruz. Yazmak istediklerimiz bitince düzeltmeler başlıyor. İmla kuralları en son yapılan makyaj gibi. Atölye yönetmenimiz Dürsaliye Şahan düzeltmeler ve edit konusunda yardımcı oluyor” açıklamasında bulundu.

Bir makine mühendisi olan Süha Kıyak ise; “atölyeye katılmadan önce de zaman zaman yazmak istemiştim. Hocam Mehmet Karasu ile tanıştıktan sonra yeminli tercüman olarak çalışmaya başladım. Atölyeye katıldıktan sonra benim için yazmanın çok da zor olmadığını fark ettim. Dürsaliye hanımın yardımı ile ilk öykümü yazdım. Burada bir aile gibiyiz. Bu ortamın devam etmesini içtenlikle diliyorum” dedi.

İlk Aşk öyküsünün yazarı Gülnaz Kavvas ise; “atölye benim için çok keyifliydi. Atölyede öykü yazmanın ilk adımını attığım için mutluyum. Çünkü yazmak, bir şeyleri kağıda dökmek hep arzu ettiğim bir şeydi ancak cesaret edemiyordum. Daha doğrusu konuya nasıl başlayacağımı ve kağıda nasıl dökeceğimi bilemiyordum. Öykü atölyesinde bu eksiklerimi tamamladım. Dürsaliye hanımda hepimizi çok yüreklendirdi.

Ayrıca öykü atölyesindeki ilk öykülerimizin kitaplaşması bizim için daha da sevindirici oldu, Mehmet hocama bize böyle bir ortam sağladığı için teşekkür ediyorum” dedi.

© Şubat 2010, IşıkBinyılı

 

Ve Tanrı Aşkı Yarattı

Aalen Kültür Derneğinin düzenlediği Yazı Atölyesi ilk meyvesini verdi:
Katılımcıların öykülerinden oluşan ilk kitap Ürün Yayınlarından çıktı.
Kitapta yer alan öykülerin çoğu ise Antakya’yı anlatıyor.
Aalen Kültür Derneğinde Mehmet Karasu’nun önderliğinde düzenlenen Yazı Atölyesi ilk kurunu geçtiğimiz ay tamamladı.
Daha çok kadınların ilgi gösterdiği atölye çalışmasında, katılımcıların öykülerinden oluşan ilk kitap; Asi’den Taşan Öyküler adı ile Ürün Yayınlarından çıktı.
Şahnaz Yılmaz, Nurhan Sağlar, Sevim Habib, Gülnaz Kavvas, Ayda Bercis Kırbeci, Nebihe Karasu, Seval Yılmaz Karataş, Çetin Kalkan, Zarife Cüzdan, Gülseren Sağlar, Esra Ünal, Süha Kıyak, Şıvan Balcı, Mehmet Atilay, Canan Başkaya ve Necla Karataş’ın yazdığıöykülerin çoğu Antakya’yı anlatıyor.
Ayrıca; Dr. Ayten Çelebi Kural, Sinan Seyfittinoğlu, Bekir Coşkun ve Saadet Kanbolat da öyküleri ve anılarıyla kitaba destek verdiler.
Aalen Kültür Derneği’nin sanatın her dalına saygıyla yaklaştığını, toplumu sanatla buluşturmayı misyon edinmiş bir kuruluş olarak yazı atölyesi gibi etkinliklere katılımın daha da fazla olmasını dilediklerini belirten Karasu; “edebiyat dostlarına kapımız her zaman açık” dedi.
Atölyeye katılanlardan; Şivan Balcı; “aklımıza gelen her şeyi yazıyoruz. Hatta konuştuğumuz gibi yazıyoruz bile diyebilirim. Kuralları ve yazım tekniklerini önemsemiyoruz. Yazmak istediklerimiz bitince düzeltmeler başlıyor. İmla kuralları en son yapılan makyaj gibi.
Atölye yönetmenimiz Dürsaliye Şahan düzeltmeler ve edit konusunda yardımcı oluyor” açıklamasında bulundu.
Bir makine mühendisi olan Süha Kıyak ise; “atölyeye katılmadan önce de zaman zaman yazmak istemiştim. Hocam Mehmet Karasu ile tanıştıktan sonra yeminli tercüman olarak çalışmaya başladım. Atölyeye katıldıktan sonra benim için yazmanın çok da zor olmadığını fark ettim. Dürsaliye hanımın yardımı ile ilk öykümü yazdım. Burada bir aile gibiyiz. Bu ortamın devam etmesini içtenlikle diliyorum” dedi.
İlk Aşk öyküsünün yazarı Gülnaz Kavvas ise; “atölye benim için çok keyifliydi. Atölyede öykü yazmanın ilk adımını attığım için mutluyum. Çünkü yazmak, bir şeyleri kağıda dökmek hep arzu ettiğim bir şeydi ancak cesaret edemiyordum. Daha doğrusu konuya nasıl başlayacağımı ve kağıda nasıl dökeceğimi bilemiyordum. Öykü atölyesinde bu eksiklerimi tamamladım. Dürsaliye hanımda hepimizi çok yüreklendirdi.
Ayrıca öykü atölyesindeki ilk öykülerimizin kitaplaşması bizim için daha da sevindirici oldu, Mehmet hocama bize böyle bir ortam sağladığı için teşekkür ediyorum” dedi.
http://www.isikbinyili.org/docView.phpgd=article&id=263
Uçan Halı

Doğa Koleji Plato Kısa Film Yarışma

Doğa Koleji Plato Kısa Film Yarışması atölye çalışmaları Ataşehir Doğa Anadolu Lisesinde öğrenciler atölye yönetmeni,

Dursaliye Şahan ile birlikte kısa film öykü çalışmaları yaptı.

Dursaliye Şahan

 

Yahya Kanbolat kitabı

 

 

 

 

 

Barışa Öyküler

Hemen Şimdi Barış @ Sanatta Barış Dünyada Barış

Dilde Barış Dünyada Barış

Hemen Şimdi Barış

Sanatta Barış Dünyada Barış

İnsan Hakları Araştırma Derneği yürütmekte olduğu Avrupa Birliği Projesi kapsamında barışın ve hoşgörünün sembolü haline gelen Antakya’da öykü ve şiir atölyesi düzenledi.

Aalen Antakya Kültür Derneğinde Yazar Dürsaliye Şahan’ın ve Ferhat Zidani’nin koordinatörlüğünde düzenlenen atölyeye katılanlar “Dilde Barış Dünyada Barış” teması ile öykü ve şiir denemelerini paylaştılar.

Türk Yazarlar Sendikası Antakya Temsilcisi ve Aalen Antakya Kültür Derneği Başkanı Mehmet Karasu; “Şehrimizdeki hoşgörünün hâkim olduğu kültür yapısı dünyanın birçok yerinde biliniyor. Ankara’dan gelen İnsan Hakları Araştırma Derneği’nin ortak çalışma teklifini de memnuniyetle karşıladık. Barışa katkı için kim olursa olsun birlikte çalışmaya hazırız. Sayın Ayşe Bilgen bize projeyi getirdiğinde düşünmeden kabul ettik. Çünkü ülke olarak ve bütün dünyada, barışa, üstelik de hemen şimdi gelecek olan acil bir barışa ihtiyacımız var. Barış kültürünün geliştirilmesine savaşa ve nefrete karşı oluşturulacak söylemlere katkı sağlamak için sanatı, edebiyatı kullanıyoruz. Etkinliğimiz okyanustan bir damla elbette ancak içinde bulunduğumuz şu günlerde bu damlalar can suyu kadar önemli.” açıklamasında bulundu.

Atölyeden çıkan çalışmalar önümüzdeki günlerde İnsan Hakları Araştırma Derneği tarafından kitaplaştırılarak sanatseverlere sunulacak.

…bir çocuk geline

adanmış hikâyeler

Layla Yayımları
Dürsaliye Şahan

Sipariş için:

Kargo dahil 12,-TL

İletişim: senaryogurubu@hotmail.com

 DURSALİYE ŞAHAN’IN ZABİT LONDRADA KİTABI ÇIKTI
 
Zabit Londra’da
 
Dürsaliye Şahan – Semih Bulgur
 
Bant Karikatür
 
Layla Yayımları
 
Etiket fiyatı: 10 TL.
 
Yeryüzünde yaşayan 6.5 milyar insanın yaklaşık 250 milyonunu göçmenler oluşturuyor.
 
Önemli bir kısmı kaçak, yani kayıt dışı. Yasadışı yollardan Avrupa ülkelerine
 
sızarak yeni bir sayfa açmak isterken, sürpriz sayfalara kaymış, istatistiklere sığmayanlardan biri de Zabit.
 
Londra’nın göçmen cenneti Hackney’in Türkiyeli kahramanı Zabit “Ah bir Avrupa’ya gitsem” diyenlere önerilecek eğlenceli bir kitap.
 
Londra sokaklarının en sevimli karakterlerinden biri Zabit.
 
Onsuz ‘Hackney Cumhuriyeti’ni düşünmek mümkün değil.
 
O kırsaldan gelmiş iyi kalpli, sempatik bir karakter.
 
Maceralarını keyifle okuyacaksınız.