Çocuk Gelinler Haber Dosyası

0
84

Dursaliye Şahan, Uçan Süpürge’ye Çocuk Gelinler Cehennemi’ni Yazdı

 

12112265_10153333883553668_3923672380527371732_n

Sigorta şirketleri üzerinde dönen para o kadar büyük ki; lobisi de o denli güçlü. Yetişkin olmadan cinsel istismara uğrayan binlerce çocuğun üzerinde böyle dönen bir para yok ki. Sonuçta bu çocukları anne babaları evlendiriyor. Dursaliye Şahan yazdı.

Dursaliye Şahan

Uçan Süpürge Haber Merkezi, Hatay

15 Ocak 2014

Türkiye’de ne var? Örneğin DASK var. Zorunlu Deprem Sigortası. Ev alırken veya miras kaldığında bile tapunuzu alabilmek için yaptırmak zorundasınız. Hatta afet sonrası ödeme yapılmayan köy evlerine bile getirilmiş. Üstelik köylerde şehirdeki evlerin beş misli prim alındığı söyleniyor.

Bu sigortadan kaçış yolu?

Diyelim ki yeni evinize su veya elektrik bağlatmak istiyorsunuz. Elektrik veya Sular İdaresi sigorta fotokopisini mutlaka dilekçenin altında görmek istiyor. Yani kaçma ihtimali sıfır. Pardon! Bir yolu var aslında. Mülkten vazgeçmek.

Şimdi gelelim şu haberlerde tekerleme haline gelen; çocuk gelinler konusuna.

Çocuk gelinler sıralamasında Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında ikinci sırada.

Son olarak 12 yaşında evlendirilip 13’ünde anne olan, ikinci çocuğundan sonra da intihar süsü verilen Kader Ertem’e vah vah dedik. Kesinleşmeden intihar süsü demek basın yasasına göre suç ama bana göre Kader öldürülmediyse de intihara zorlandığı kesin. Çünkü 12 yaşında evlendirilmek bir çocukta ancak intihar motivasyonu yaratabilir.

Neyse haberimize dönelim. Biz manşetlerde ne gördük? Askerde olduğunu öğrendiğimiz kocanın ailesi ve geride kalan bebek.

Muhtemelen soruşturmadan önemli bir şey çıkmayacak. Zaten biz de o ara ya unutmuş olacağız ya da yeni bir çocuk gelin hikayesini duyacağız. Kaldı ki; 13 yaşında anne olan kızın kocasını, babasını, annesini hapse atsanız ne olur? Onu gören diğerleri küçük yaşta kızlarını evlendirmekten vaz mı geçecekler? Asla!

Benim ilk aklıma gelen muhtar oldu. Kader’in yaşadığı o köyün muhtarı nerede? Haberde adı bile geçmiyor. Peki, muhtar ne demekti? Sözlük anlamı: “Köy veya mahalle tüzel kişiliğinde yönetimin başında bulunan seçilmiş kişi. Yasaları ve hükümet emirlerini halka duyurur. Köy içinde dirlik ve düzen sağlar. Görevini aksatan muhtarlar vali veya kaymakam tarafından azledilebilir.”

Eee? 12 yaşında evlendirilen Kader’den muhtarın haberi yok muydu? Peki, siz çocuk gelin haberlerinde suçlanan bir muhtar gördünüz mü hiç? Ya imam? Bu çocuklar resmi nikah olamadıkları için imam nikahlarını yine devlete resmi olarak bağlı imamlar kıyar.

Biliyorsunuz muhtarlar ve imamlar da devletten tıkır tıkır maaş alırlar. Bildiğiniz devlet memurları.

Eğer köyündeki bir çocuk gelin vakası nedeniyle bir muhtar suçlansa ve görevinden azledilse, maaşını kaybetse sanıyor musunuz ki diğer bir muhtar başka bir çocuk geline izin verir?

Yani devlet Zorunlu Deprem Sigortası’nda gösterdiği kararlılığı bu konuda gösterse bizim ülkemiz çocuk gelinler cehennemi olabilir miydi dersiniz?

Sigorta şirketleri üzerinde dönen para o kadar büyük ki; lobisi de o denli güçlü.

Yetişkin olmadan cinsel istismara uğrayan binlerce çocuğun üzerinde böyle dönen bir para yok ki. Sonuçta bu çocukları anne babaları evlendiriyor. Yani oy kullandıranlar evlendiriyor, küçük kızlar oy kullanmıyor ki…

Çocuk işçiler, dilencilik yaptırılan çocuklar, eğitim hakkından alıkonan çocuklar…

Birilerinin parmak hesabında çocukların sırası yok. Bütün mesele bu.

Anahtar muhtarlarda, imamlarda, kaymakamda, valide. Ama onların anahtarı da biliyorsunuz işte… (DŞ/SD)

Küçük Gelinlere Hayır!!!

Siirt Pervari’de 11’inde gelin edilen, 12’sinde anne olan, 14’ünde ölü bulunan Kader Erten’in dramı, çocuk gelinleri bir kez daha gündeme getirdi. Peki oyun çağında evlendirilen çocuklar ne diyor? Uçan Süpürge’ye konuşan çocuk gelinler, kabus dolu o günleri anlattı…

’16’sında oğlumu kucağıma aldım’

– 15 yaşında evlendim. Korkunç bir şey. Tanımı yok. Büyük bir ailenin içine giriyorsun, nasıl davranacağını bilmiyorsun. Kız istendiği zaman derler ki “Yaşı küçük olsun eğitelim.” Mesela ben erkeklerin önünde ayağa kalkıldığını bilmiyordum. Bilmediğim için ilk tokadımı yedim. 16 yaşımda oğlumu kucağıma aldım. 23 yaşındayım, eşim vefat etti. (T.-Diyarbakır)

Balkondan oyun oynayanları izliyordum’

– 17 yaşında evlendim. Eşim askerdi. Dışarı gitmek zorundaydık. Kars’tan sonra İstanbul. 18 yaşında anne oldum. Genç kızlara bakar özenirdim. Bir gün eşim geldi, yemekten sonra televizyon izlemeye başladık. Sokakta mahallenin genç kızları toplanmış oyun oynuyorlar. Balkondan izliyorum. Eşim oyun oynayanlara nasıl baktığımı görmüş, “Oynamak ister misin?” diye sordu. O kızıma baktı, ben oyun oynamaya gittim. Eşim her zaman çok destek oldu. Herkes benim kadar şanslı değil. (N.-Amasya)

Fırına giderken çocuklar beni kovalardı’

– 10 yaşında Gaziantep’e gelin gittim. Fırına giderken çocuklar beni kovalarlardı. “Küçük gelin” diye bağırırlardı. Elimle çamaşır yıkardım. Kaynanam beni döverdi. Kaynım ben ekmek yaparken karnıma bıçak soktu. Sonra kapıyı üstüme kilitleyip çıktı. Kayınbabam ata bindirip hastaneye götürdü. Bana sorular sordular. “Nasıl oldu?” dediler. “Kış kabağı keserken oldu” dedim. Mahkemeye gönderdiler. Savcı ve hakim bana sordular, istekli mi evlendin yoksa zorla mı evlendin? İki kolumu mühürlediler. Diyarbakır heyetine gittik yaşımı büyütmek için, yoksa kocam hapse girecekti. Sonra eve döndük. Daha yaram iyileşmeden işe başladım. (Z.E.- Mersin)

’12’sinde tanımadığım biriyle evlendirdiler’

– Babam beni 12 yaşında gelin etti. Kocam 20 yaşındaydı. Hiç görmemiştim onu. Beni götürdüler, “Bu kocan” dediler. Tanımam etmem. 20 sene onun yanında kaldım. Vay olmaz olaydı, acı çok. (D. Nevşehir)

Babam sabah kalktı hadi kocana gidiyoruz dedi’

– Biz karar veremiyoruz, bizim dilimiz yok. Babamız ne derse o olacak. Sabah kalktı, hadi gidiyoruz. Nereye gidiyoruz? Kocana. Affedersin cinsel ilişkiyi bile bilmiyordum. (A.-Van)

‘Herkes okula giderken beni gelin ettiler’

– 13 yaşında, herkes okula giderken ben de 30 yaşında bir adamla evlendirildim. Gittiğim kişiyi babam gibi gördüm. Hiçbir gün onun yanına yaklaşamıyordum. Gece olduğu zaman çok korkuyordum. Odasına bile giremiyordum. Her zaman baba gözüyle baktım ona. Hala da o psikolojimi üstümden atamıyorum. (A.-Van)

‘Babamı değiştirmek isterdim’

– Hayatımda değiştirmek istediğim tek bir şey var, o da babam. (Lise öğrencisi-Diyarbakır)

‘Top oynarken, damat yaptılar’

– 14 yaşında evlendim. Eşim 16 yaşındaydı. Dışarıda top oynarken, “Gel düğün yapıyoruz” dediler. (Edirne- Erkek, STK yöneticisi)

‘Sınavı kazandığım gün evlendirilmiştim’

– 14 yaşındayken babam, kendi kardeşinin çocuğuyla beni nişanladı. Ameliyata giriyordu. “Ölür kalırsam kız size emanet” demiş. Onlar da geldiler istediler. Ama ben okumak istiyordum. Üniversite sınavlarına girdim, sınavı kazandığımı evlendiğim gün öğrendim. 17 yaşındaydım. (Ş.- Kırıkkale)

Milliyet.

TÜRKİYE İstatistik Kurumu

(TÜİK) tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye’de 181 bin çocuk gelin bulunduğu, 18 yaşından küçük kızları evlendirmek için açılan davalarda da önceki yıllara göre yüzde 91.2’lik bir artış olduğu belirtildi.

ZMİR- TÜİK’in çocuk gelinlerle ilgili açıkladığı son rakamlar durumun çarpıcı boyutunu gözler önüne seriyor. Bu rakamlara göre Türkiye’de 181 bin çocuk gelin bulunuyor. Araştırma göre, 18 yaşından küçük kızları evlendirmek için açılan davalarda ise önceki yıllara göre yüzde 91.2’lik bir artış oldu. Konuyla ilgili olarak Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) tarafından hazırlanan rapora göre ise Avrupa ülkeleri olarak değerlendirilen ülkeler arasında erken evlilik oranı konusunda Türkiye, Gürcistan’ın ardından ikinci sırada yer alıyor. Türkiye özelinde ise her üç kadından biri çocuk gelin.

YASAL UYGULAMALAR YETERSİZ KALIYOR

Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) Müdürü Doç. Dr. Nevin Koyuncu, çocuk gelinler konusunda durumun gitgide vahimleştiğini söyledi. Doç. Dr. Nevin Koyuncu, “Bir kere Türkiye çocuk hakları bildirgesine imza atmış olan bir ülke, 18 yaş ve 18 yaşa kadar olan herkes çocuk sayılıyor. 18 yaşa kadar eğitim sağlık ve bütün bu ihtiyaçların giderilmesi gerekiyor. Çocukların korunması gerekiyor. Bunun yasal bir zorunluluğu ve yaptırımı var. Ama Medeni Kanunumuza göre 17 yaşını dolduran herkes ailesinin rızasını alarak evlenebiliyor. 16 yaş için de mahkeme kararı ile evlenilebiliyor” dedi. Doç. Dr. Koyuncu, “Aslında Çocuk Hakları Bildirgesini kabul ederken Medeni Kanun’da bunu uygulayamamak bu kuralın ihlal edilmesine neden oluyor. Bir an önce Medeni Kanun’da bir düzenleme yapılması gerekiyor. 18 yaşından küçüklerin evlenememesi için yasal bir zorunluluğun olması lazım” diye konuştu.

EKAM Müdürü Doç. Dr. Koyuncu, sosyo-ekonomik koşulların yetersiz olduğu yerlerde çocuk gelinlerin daha yaygın olduğunu belirtti. Gelenek ve göreneklerin etkisinin yoğun olduğu kapalı toplumlarda bu durumun daha sık görüldüğünü vurguladı. Ekonomik bağımsızlığı ve eğitimi olmayan kadının söz hakkının kısıtlandığını dile getirdi. (DHA)

Bir kız çocuğu 16 yaşında mahkeme kararıyla, 17’sinde ebeveyn imzasıyla evlendiriliyorsa, 11’nde dini nikah adı altında bir aileye veriliyorsa biz bu dramları daha çok okuruz.

Liseye giden çocuğa evlilik izni verip “evlenenler açık öğretime devam eder” maddesi eklenirse çocuk gelinlerin sayısı artar, biz hala başka şeylere yatırım yapalım, hala 18 yaşın altındaki çocukların evlenmesine onay verelim.

Aslında çözüm o kadar basit ki, bu çocukların ailelerden alınıp barınacağı yerler yapılabilir, okutulur, meslek sahibi olmaları sağlanabilir, aileler müftülük, din adamları kanalıyla bilinçlendirilebilir, çocuklarını 18 yaşından önce evlendiren ailelere cezai işlem uygulanabilir, bu çocuklara sahip çıkmak zor değil ki, sivil toplum örgütleri, kadın dernekleri, iş adamları desteğiyle aşılamayacak bir sorun değil, yasalar tekrar düzenlenir, yaşı küçük çocukların evlendirildiğini tespit etmekte zor değil, yaşadıkları köylerde düğün yapılıyor, o köyün bir muhtarı var, muhtar devletin memuru demek, kaymakamlığa, kolluk kuvvetlerine bildirmesi bu kadar zor mu?

Bu çocuklar intihar etmeden, öldürülmeden alınacak bir sürü önlem var ama malesef biz hep olay olup gencecik bedenler yitip gittikten sonra vahlanmaktan başka birşey yapmıyoruz, olay olur biz konuşuruz, yıllardır bu böyle…

 

Çocuk gelinler mi artıyor….yoksa çocukları kadın olarak görebilen sapıklar mı?…

Ne acıdır ki el kadar çocuk hayır diyemiyor…ama ne rezalettir ki babası yaşındaki sapık da hayır demiyor…

22 yaşında bir genç kızın sevgilisi ile aynı evde yaşamasını sorgulayan devlet 35 yaşında adamın yaşı büyütülse bile hala lise çağında olan bir çocukla evlenmesine ”ailesi izin verdiyse ” karışmıyor…

Kadınlarımıza kendine değer vermesi gerektiği öğretilmiyor….kadına değer veren çocuklar yetiştirmesi gerektiği öğretilmiyor…

Çaresizliği öğrenerek yetişiyor yetişiyor kadınımız…

Erkeğin elinin kiri deniyor…

İçkisi yok kumarı yok deniyor…

Vurduğu yerde gül biter deniyor…

Nasıl olacak bilmiyorum ama kadınlarımızın öğretilmiş çaresizlikten kurtulması lazım..başka yolu yok…

 

 

Küçük Gelinler Dosyası

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, 11 yaşında evlendirilen ve 14’ünde ikinci çocuğunu erken doğurduktan sonra tüfekle vurulmuş halde bulunan Kader Erten’i anımsatarak, ““Çocuklara dini nikâh kıyılmaması için imamlara niçin talimat vermiyorsunuz? En az 3 çocuk beklentiniz nedeniyle mi çocuk gelinlere göz yumuyorsunuz? Çocuk geline yol açan 4+4+4 den 8 yıl kesintisiz eğitime dönecek misiniz?” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde Kader Erten’in ölümünü ve buna yol açan sistemi gündeme getirdi.

ben yalnızca doğu da olduğunu sanıyordum, illeri görünce şaşırdım..
içim titredi okurken….

Zihniyet aynı olduktan sonra doğu-batı fark etmiyor maalesef ..

DÜŞÜNDÜREN TABLO: “SON 3 YILDA 18 YAŞ ALTI 130 BİN KIZ EVLENDİRİLDİ”

Siirt’in Pervari ilçesinde 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında anne olan, 14 yaşında ise ikinci çocuğuna hamileyken düşük yapan ve önceki gün de evinde silahla vurulmuş cansız bedeni bulunan ‘çocuk gelin’ K.E’nin dramı, Türkiye’nin ayıbı olarak nitelendirilen ‘çocuk gelin’ vakalarını yeniden gündeme getirdi.
Son 3 yılda 130 bin 18 yaş altındaki kız çocuğunun gelin edildiği Türkiye’de, öncelikle “zorla evlendirilmenin” suç kapsamına alınarak Türk Ceza Kanunu’na girmesi gerektiğini belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, “15 yaşın altındaki bireylerin zorla evlendirilmeleri kesinlikle bir insanlık suçudur. Birleşmiş Milletler zorla evlendirmeyi ‘bir tür modern kölelik’ olarak nitelendirmektedir” diyerek çözüm önerisinde bulundu.

KIZ ÇOCUKLARI 20 KAT MAĞDUR

İçişleri Bakanlığı’nın Haziran 2013 verileri, Türkiye’de çocuk gelin sayısında gelinen son noktayı gözler önüne serdi. Son 3 yılda 18 yaş altında evlenenlerin toplam sayısı 134 bin 629 olarak açıklanırken; 18 yaşını doldurmadan evlenen erkek çocuk sayısı 5 bin 763, kız çocuk sayısı ise 128 bin 866 olarak tespit edildi. Reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısın erkek çocukların sayısından 21 kat daha fazla olması da dikkat çekti.

KESİNTİSİZ SUÇ SAYILMALI
15 yaş altındaki çocukların evlendirilmesinin çocuk hakları ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, “15 yaşın altındaki ya da kaç yaşında olursa olsun bireylerin zorla evlendirilmeleri, kesinlikle bir insanlık suçudur, vahşettir. Birleşmiş Milletler zorla evlendirmeyi ‘bir tür modern kölelik’ olarak nitelendiriyor. Avrupa Birliği 2002 ve 2006 yılları arasında zorla evlendirmeyi önlemek amacıyla 11 yönerge çıkardı. Ülkemizde de zorla evlendirmeyi cezayı gerektiren bir haksızlık olarak nitelendirmek ve ayrı bir suç tipi olarak düzenlemek zorunludur. Zorla evlendirme bir netice suçu olarak değil, kesintisiz suç olarak düzenlenmelidir. Bunun için de bir kişiyi sadece evlenmeye zorlamak değil, evliliği devam ettirmeye zorlamak da suç haline getirilmelidir” diye konuştu.

EVLENDİRİLMEK İSTENEN ÇOCUKLAR AİLELERDEN ALINSIN

Yrd. Doç. Dr. Dönmez, böyle bir yasanın çıkması halinde, önemli olanın, ağır ceza mahkemelerinin verdiği bir cezadan ziyade, ‘zorla evlendirilmek istenen çocukların velayetinin devlet tarafından ailelerden alınması’ gibi yaptırımların olması gerektiğini ifade etti. Genç yaştaki evliliklerin ‘eğitim ve ekonomik seviyeyle değişen bir olgu’ olduğuna vurgu yapan Dönmez, “Bazen berdelle verilen, bazen mal gibi satılan kız çocuklarının dramları her gün karşımıza çıkıyor. Önemli olan, ailelerin farkındalığını ve eğitimini artırmamız. Bu bir devlet politikası haline gelmeli” dedi.

BU İNTİHARA ZORLAMADIR
Evlilik içinde veya dışında kadına yönelik psikolojik şiddetin bir görünüş biçiminin de kadını “intihara zorlama” olduğunu kaydeden Burcu Dönmez, bununla da mücadele yöntemlerini anlattı. Dönmez, “Psikolojik şiddet en önemli baskı unsuru. TCK 84. maddeye göre, ‘Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ deniyor. Bu hareketlerden yalnızca birisinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Bu suçun oluşması için failin hareketi, azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etme ile sınırlı olmalı. Buna karşılık intihar bizzat mağdurun özgür iradesine dayanarak aldığı bir kararın sonucu olarak gerçekleştirilmelidir. Eğer fail, ölümü doğuran icrai hareketi de kendisi gerçekleştirmiş ise intihara yönlendirme değil, kasten öldürme suçu oluşur. Bundan başka cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırılır” diye konuştu.

Bir hukukçunun gözünden çocuk yaşta evlenenlerin yasalarla koruma altına alınması çokta zor değil aslında.Önce ”çocuk gelin” meselesinin Türkiye nin en önemli sorunlarından biri olduğunu kabul edilip,çözmek için acil adımlar atılması gerekiyor.