ALTIN 482,80
DOLAR 7,2855
EURO 8,6495
BIST 1,1827
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

Çay-simit ile yetinmek mi, “Kulturkampf” mı? -Josef H. Kılçıksız

01.08.2020
130
A+
A-
Çay-simit ile yetinmek mi, “Kulturkampf” mı? -Josef H. Kılçıksız

Hilafet ve Atatürk tartışmasının seküler mahalledeki yankıları, dokunduğu sinir uçları bakımından giderek büyüyor.

Bu tartışma geriye doğru bir hesaplaşmayı içine alacak şekilde genişliyor. Hükümet meseleyi tarihsel hesaplaşmaya doğru bükme arzusunu zaten fazlasıyla gösteriyordu. Peki geriye doğru hesaplaşmanın muhatabı kimdir? Vakıf senedine aykırı davrandığı için lanetlenmiş olan mı?

xxx

Bazı çevreler Cumhuriyet ile Osmanlı arasında bir devamlılık olduğu iddia ederek gerilen ortamı yumuşatmaya çalışıyorlar. Oysa Atatürk devrimleri, Osmanlı ile kültürel, etnik, siyasi ve hatta dini anlamda radikal bir kopuş anlamına geliyor.

Yükselen tepkiler üzerine Cumhuriyet’i yücelten açıklamalar yapıldı. Fakat gözden kaçırılan şey, halifeliğin (bir çeşit) Cumhuriyet rejimiyle birlikte yaşayabileceği gerçeğiydi. Çünkü halifelik, Cumhuriyet rejiminde tam bir değişiklik değildir, nitekim 1924’e kadar eş zamanlı yaşamıştır.

xxx

Ancak Türkiye’de doğru dürüst muhalefet yapmayı rehin alan veya muhalefetin iktidara gelmesini engelleyen “ölümcül psiko-sosyal eşikler” de bulunuyor.

Mesela PKK ve terör olgusu HDP ile gönül rahatlığıyla ortaklık yapılmasını engelliyor. Çünkü bölünme psikozunu tetikliyor. FETÖ olgusu nedeniyle cezaevindeki gazeteciler ve aydınlar yeterince savunulamıyor. Toplumdaki milliyetçi eğilimler nedeniyle Libya’ya Suriye’ye asker gönderilmesine itiraz edilemiyor. “Din düşmanı derler” korkusuyla Ayasofya’nın cami yapılmasına onay veriliyor.

xxx

Yukarıda saydığım “rehin alıcı faktörler” Türkiye toplumunun milliyetçi-muhafazakâr karakteristiğinden hız alıyor. Din, milliyet, ırk, gelenek gibi moral değerler hızlı bulaşma özelliğine sahip olup hükümete geniş bir malzeme havuzu sağlıyor. Bu havuzda biriken değerlere muhafazakâr-demokratlık yerine milliyetçi-muhafazakarlık demek gerekiyor.

xxx

Geriye iktisadi alan kalıyor. Denilecek ki, bu bile iktidarı değiştirmeye yeterli dinamik bir alandır. Ne yazık ki rakamlar ve istatistikler tam tersi bir gerçekliğe işaret ediyor.

25 milyon kişinin açlık sınırının altındaki bir maaşla hayatını idame ettirdiği bir toplumda nicel olarak yeterli olsa bile sadece «açlık» parametresi iktidarı değiştirmeye yetmiyor. Zira Türkiye’de lümpenleşme hızı yoksullaşma hızını çoktan geçmiştir.

Marx’ın “tüm sınıfların döküntüsü” diye tanımladığı bu sosyal kategori, yaratılan ranta karşı müthiş bir iştah besleyen ve bu ranttan yararlanma biçimleri geliştiren bir sosyalliktir. Ayrıca rantın kırıntılarından yararlanmayı marifet saymayı, simit için vapurun peşinden uçan martıdan hallice olmayı gerektirir.

xxx

Kavramları bağlamından koparmadan anlamak için yazının tamamını okumak gerekiyor:

http://bianet.org/bianet/siyaset/228343-cay-simit-ile-yetinmek-mi-kulturkampf-mi

Josef Hasek Kılçıksız
Josef Hasek Kılçıksız
Antakya’da Rum Ortodoks bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. • Hacettepe'de Felsefe (Lisans Diploması) • İstanbul üniversitesinde Sosyal antropoloji • Ege üniversitesinde Sanat Tarihi öğrenimi gördü. Yüksek Öğrenim serüveni yurt dışında da sürdü. • Roma Pontificia üniversitesinde Felsefe ve Katolik Teolojisi • Tampere (Finlandiya) üniversitesinde Beşeri bilimler, Felsefe ve Alman Filolojisi eğitimi aldı. Halen aynı üniversitede yardımcı asistan, doktora öğrencisi olarak görev yapıyor. • Aynı üniversitenin Pedagojik Bilimler Fakültesinde lisans eğitimi gördü. Uzun yıllar devlet ve özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştı. • Doktora çalışması nedeniyle Ernst-Moritz Arndt(Almanya/Greifswald) üniversitesinde yazar Wolfgang Koeppen’in üçlemesi üzerine araştırmalar yaptı. (Temmuz/2011) Edebi yayınlarının yanı sıra şiir çalışmaları,bir Fin yayın evi aracılığıyla "Hedelmät jotka eivät tuoksu ruudille" (Dilin Barut Kokan Kekremsi Meyveleri ) adı altında daha önce yayınlandı (2006/Eylül) • Bahar Kapımda şiir kitabı, Etki yayın evi, İzmir, 2014 Buzdan Kuşlar Ormanı (Şiir) Zamana Adanmış Yüzlerimiz (Anlatı, Öykü) • Felsefi ve sosyal içerikli yazıları, Aamulehti, Helsingin Sanomat ve Tamperelainen gibi değişik Fin gazetelerinde yayınlandı.  Türk, Fransız ve Fin dergi ve gazetelerinde yayınlanmış ve hâlâ yayınlanmakta olan, Türkiye’deki siyasal-sosyal gelişmelerle ilgili analizler içeren sayısız makalesi de bulunuyor. • Şiir, öykü ve felsefi denemeleri sırasıyla Ekin, Amanos, Güney, Süje, Bachibouzouck, Gerçek Edebiyat, Kurgu Kültür, Patika, Tmolos, Revue Ayna, Kirpi Edebiyat, Muhabirce (Almanca ve Türkçe olarak) Asma Köprü, Şiiri Özlüyorum, Son Gemi, Elize Edebiyat, Edebiyat Nöbeti, Şehir, Ay Dili, Aksi Sanat, Antakya Yorum, Yaşam ve Sanat, Bekir Abi ve Edebiyatist gibi değişik dergilerde yayınlandı. • Tematiği geniş bir yelpazeye dayanan felsefi ve siyasi içerikli yazıları halen Duvar, Bianet ve ArtıGerçek adlı gazetelerin yanısıra İnsanokur, Dev Haber, Salak Filozof, Yazı Atölyesi, Cafrande, Bachibouzouck, Patika, Komplike Dergi, İnsancıl, Düşün Bil, İktisat ve Toplum ve Evrensel Kültür’de de yayımlanıyor. • Fransızca, Fince, Almanca ve İngilizce’ye şiir çevirileri de yapan Kılçıksız, iyi ve çok iyi derecede Almanca, Arapça, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Fince ve İtalyanca biliyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.