ALTIN 469,50
DOLAR 7,6755
EURO 8,9808
BIST 1,1697
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Bir “Horoz Nuri”Daha Yetişmedi! | Mehmet Karabel

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
28.02.2020
354
A+
A-

Neredeyse her gün…
Özellikle gece yarısından sonra…
Mutlaka bir filmini TV’nin nostalji kanallarında izleyebilirsiniz…
Oysa…
Bu dünyadan göçeli…
50 yıl oldu…
Hala, O’nu seyrederken gülüyoruz…

***

Asıl adı, Vahe Ozinyan’dı…
Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermeni vatandaşıydı…
Öyle şirindi ki…
Bak yüzüne gülmeye başla, öyle yani…
Allah vergisi “sanatçı” ruhunun çizdiği yoldan yürüdü…
Daha lisedeyken Samsun’da sahneye çıktı…
Tiyatro oyuncusu olmayı aklına koymuştu…
Sonra, baktı ki…
Bu işin başkenti Yedi Tepeli Kent…
O zaman, ver elini İstanbul…

***

Yıl; 1930…
29 yaşına basmıştır ve…
Artık İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun kadrolu yıldızıdır…
“Vahe” olan adı “Vahi” olmuştur…
“Ozinyan” soyadı da, kestirmeden “Öz”…
Hem kısa hem akılda kalıcı; bundan iyisi can sağlığı…

***

Anadolu’nun her köşesini tiyatro ile buluşturdu…
Komik adamdı…
İz bırakan sesi, olağanüstüydü…
1942 yılında…
Ankara Radyosu’nda her pazartesi 21.30’da yayınlanan…
“Kimgil Ailesi”nde baba rolünü seslendirerek…
Büyük-küçük herkesin hayranlığını kazandı…
O tarihlerde “Yeşilçam” boy vermeye başlamıştı…
1947 yılı gelip çattığında…
Reşat Nuri Güntekin’in “Bir Dağ Masalı” romanı filme çekiliyordu…
Öyle bir rol kaptı ki…
Adı, artık afişlerin en üstündeydi…

***

Kısa yaşamı boyunca 100’e yakın film çevirdi…
Kalemi güçlüydü; senaryo yazdı…
Sinemada asıl ününü 1960’tan sonra yakaladı…
“Horoz Nuri” ve “Rüknettin” tiplemeleri ile gönüllerde taht kurdu…
Çok güçlü bir aktördü…
Mualla Sürer’le oluşturduğu ikilinin…
Belki de dünya sinemalarında örneği yoktu!
O’nu beyaz perdede izleyenler…
Gülmekten kasıklarını tutuyordu…
Öztürk Serengil ile çevirdiği filmler…
Tartışmasız kapalı gişe namzediydi…
“Kart Horoz” tiplemesi, Öztürk Serengil’in önerisiydi…
Aslında…
“Kart Horoz”, çapkın, asabi, hareketli, güldüren bir tipti…
Seyirci O’na bayılmıştı…
Şöhret tam gazdı…
Bi’ara plak bile yaptı…
Bir yüzünde “Bedia” şarkısı…
Diğer yüzünde Öztürk Serengil’le birlikte seslendirdiği…
“Bekarlıktan Kurtulduk” parçası vardı…
Sadri Alışık’la oynadığı filmlerin tadına doyum olmazdı…
Ömrü yetmediği için…
Neredeyse…
Hiç “renkli filmde” oynamak nasip olmadı!

***

İnanır mısınız?
Hiç rol yapmasa da…
Sırf görüntüsüyle bile seyirciyi güldürmeyi başaran…
Ender komedyenlerden biri olarak tarihe geçti…

***

Kısacık ömrüne beş izdivaç sığdırdı!
İlk evliliğini 1940’ta yaptı…
O sırada 29 yaşındaydı…
Dört yıl sonra bir oğlu oldu; adını “Taner” koydu…
Sonra dört kez daha nikah masasına oturdu…
Eşlerinden biri de…
Türk Sanat Müziği’nin ölümsüz seslerinden Saime Sinan’dı…
Son eşi…
Tiyatro sanatçısı Jale Öz oldu…

***

Vahi Öz…
Çok kıymetli bir aktör, yönetmen ve senaryo yazarıydı…
Prostat kanserinin pençesine düştüğünde…
50’li yaşlardaydı…
Takvimler 12 Şubat 1969’u gösterdiğinde…
Henüz 57 yaşında hayata veda etti…
Son güne kadar hastalığını ailesinden ve yakınlarından sakladı…
Beşinci hayat arkadaşı Jale…
Vahi Öz’ün ölüm haberini duyduğunda…
Kendisini pencereden atmaya kalktı; zor kurtardılar…

***

İşte, bundan sonrası çok ilginçtir…
Vahi Öz, bu dünyadan ayrıldığında…
Eşi Jale 35 yaşındaydı…
Alımlı, güzel kadındı…
İlk eşinden olan tek oğlu Taner ise, 27’sindeydi…
Vahi Öz’ün tek evladı ile üvey annesi arasında…
Sekiz yaş fark vardı…
Taner, üvey annesi Jale’ye “gönülden” bağlıydı…
Jale Öz de üvey evladına…
Kader ağlarını örmeye başlamıştı…
Nitekim…
Baba Vahi Öz’ün vefatından kısa bir süre sonra…
Taner Öz ile üvey annesi Jale Öz nikah masasına oturdu…

***

“Kart Horoz”un biricik oğlu…
Babasının dul bıraktığı eşinin resmi kocası olmuştu…
Sonrası daha ilginç…
Vahi Öz’ün oğlu ile beşinci eşi Jale Öz’ün evliliğinden…
Bir de…
Rahmetlinin göremediği bir erkek torunu dünyaya geldi…
Jale Öz…
82 yaşında (2005) hayatı veda etti…

***

Neler oluyor hayatta, değil mi?
Nokta…

Sonsöz: “Kimbilir, şimdi nerelerde benim filmlerim oynuyor… Seyirciler halime gülüyorlar… / Vahi Öz’ün ölmeden bir ay önce verdiği röportajdan – Ses Dergisi / Erman Şener…)

Mehmet Karabel

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.