Bir gün kendi dünyanda uyanmak için / Gökhan Barış Pekşen

0
193

Kendi med-cezirlerinde boğulmuş adamlar tanıdım..

 

Fısıltılarla susturulmuş hayatları
lanetlenmiş canın inlemesi –

ve onların günahla kardeş olmuş kanlarıyla..

Nasılsa yaralıyım…
Onların rahimleri çok çok soğuk ve ayazlar içinde bir çığlık..

[I. deliliğe tanık gözler]
Kaderin tırnaklarıyla çarmıha geriyorum kendimi bu gece…

Cehennemin ne olduğunu bilerek
yeniden doğumu reddeden bir öpücük ile
ruhumu sana sundum, beraber olabilmek için seninle..

Gece notları,
cenneti tırmalıyor bu gece Persephone
ve dua edenlerin Tanrı’ya ne faydası var..

Bu her şeyin sonu..
İsteksizce parlayan bir yıldız gibi
bükülmüş bir duaya veya kutsal nedene..

[II. aynaya doğru bir adım]
Yakuttan camların prensesi..

Bir adım daha yaklaştım..
Aşkın cehennemi
Aşkın cenneti –
kanımda çizili ılık ıslak bir gece
ona cenneti verdim, tufanın ardından..

Kelimelerim aydınlıktır Persephone, günah yaprakları gibi..
Sarılışımdaki bu afrodit
Mars’ınki gibi (dudaklarının sakinleştirdiği)
parçaladım o izleri



bu acı bir trajedi
tüm sonsuzluğa..

[III. hayatım senin ellerinde]
Sana tapıyorum
beni unutma..

Bu gece ay sana ışığını ödünç vermeyecek Persephone..

Ufacık ama sert mucizeler yağmur gibi yağıyor bu gece
senin acılarından gelen zevk benim gözyaşım gibi..

Bundan sonra acı olmayacak,
bu geceden sonra..
Gündoğumunun o solgun yansıması olmadan
tüm suların, kırmızı bir şaraba döndüğü gibi
bu trajedinin kırık cam bir kalbe saplanışı gibi
her şeyde aradım seni Persephone..

”Hiç ayrılmamak üzere
kıskanan bir Tanrı kalplerimiz çalar diye..

[IV. aşıkların çürüdüğü yerde]
Ve ben düşündükçe tüm hayatım arkamda kalıyor Persephone..

Soğuk hücremde bekliyorum
çok fazla vakit kalmadı..

Son defa parmaklıklara baktım
bir yanlışlık olamaz mı?
Hükmeden beyni durdurmak zor Persephone..

Bu gerçekten son mu, yoksa çılgın bir rüya mı Persephone?

Gerçekten bir son olduğuna inanıyorum..
Göz yaşlarım dökülüyor, ama neden ağlıyorum ki..

Ve gardiyan beni avluya çıkardığında
tanrı seninle olsun diyor..

Ve sen geldiğinde –
ruhumu yakala çünkü o artık uçmak istiyor Persephone..

Sadece senin gibi
bende ürkerim..
Ağlayacak zaman yok..

[V. bazı geceler halen uyuyamıyorum]
Bağımlılık..
Beni terk eden tutkunun alevlenmesi kanattı Persephone..

Kötü bir gürültü gibi –
başka insanlara susmak istedim hep..

Siyahın içinde –
onun kirli, duman yığını baştan sona kırmızı bir eylül bu gece..

Yarığa gömülmüş kalbimde
hiç zincirlenmemiş kalbin açıldı,
ve ister miydin,
yukarı,
bana gelmeyi Persephone?

[VI. benim her şeyim senindir]
Farkındaydın sende,
sessizce sokuldun boğazlanmış bu sessizliğe..

İki çizik attın elindeki neşterle,
şah damarıma ve ruhuma..

Kanlar yayıldı tavana bir portre gibi..
Öptüğüm ellerinle korkunç ve derin bir çığlıkla,
bana ait olanı almaya geldim dedin..

Kokunu hissettim sadece
ve yığıldım bir eylül gecesi bedenine..

Günahlar cennetten kovuldu bu gece Persephone
ve cennetin kapılarından içeri sızıyor doğmamış çocuklarımız..

Benimle kal Persephone –
kendi dünyana döndüğünde,
bir gün kendi dünyanda uyanmak için…

– Gökhan Barış Pekşen
– Bir Gün Kendi Dünyanda Uyanmak İçin
– 01092018