Bileklerini kesen bulut / Josef Kılçıksız

0
345

Hasmın değilim Martha, sırdaşın hiç değilim..

 
 
susamış bir şubat akşamında
kar kürüyor kirpiklerinden yılgın gölgelerim
ağırkanlı bir nehir emiyor kendi yatağını seni beklerken
geceyle kesiyorlar bir bulutun bileklerini 
ağlar örümceklerini örüyor az ötede…
 
hasmın değilim Martha, sırdaşın hiç değilim
sadece bir günbatımıyım senin için 
ne yıldızlarım oldu şafak güzelliğince yanan gün ışığına dizilmiş
ne ipekte sınanan kervanlarım buhara’da…
 
kes cezamı Martha
dölyatağına zorla beni
lavlarınla yıka 
nemli saraylarında tohumuma taç giydir…
acele et 
kaç vakittir sığırcıklar tel yorgunu
az önce bir çığlığa kondu çocuk kalpleri
dünya ne çabuk unuttu kan lekesini beyaz mendillerinde?
ne çabuk kaldırdılar duvara asılı gölgenin cenazesini?
hangi arada sonakşamyemeği’ni yedi isa?
 
ya da boş ver Martha
bırak kendi akışınca yürüsün bu ırmak
nasılsa yırtılacak zarı yumurtanın sular kararırken
nasılsa menzilin bitiminden sonra sonsuz deniz
uzun sarmaşıkların sularına eğilmiş gözlerin
bekleyişlerin büyüttüğü…