“Bayan yanına erkek yolcu oturmaz” mantığı

0
31

“Bayan yanına erkek yolcu oturmaz” mantığının namus abideleri! – Dursaliye Şahan

 

Ben derim ki, ey otobüs yolculuğu yapacak kadınlar; bir gün önce uykunuzu alın! Yanınıza bir biber gazı almayı unutmayın. Otobüse binerken, plakasını, firmanın adını, şoförlerin ve muavinlerin adını soyadını bir yakınınıza bildirmeyi ihmal etmeyin. Gördüğünüz her türlü taciz karşısında susmayın. Sustukça sıra yakınlarınıza ve hatta size gelecektir

Sakin olun! Kârdan zarar her iş sahibinin başına geliyor.

Şimdi şu olayı bir de sizin pencerenizden ele alalım.

Muavin bir yolcuyu taciz etmiş mi? Etmiş!
Otobüste bir kamera var mı? Anlaşılan yok.
O Avukat Hanım, olmasaydı mağdur taciz edildiği ile kalacak mıydı? Anlaşılan o ki kalacaktı. O da ayrı bir skandal, (Yumurtaya can veren Rabbim bu yolcuların hepsi mi röntgenciydi?)
“Varsa böyle bir taciz…” Burada mağdur yolcunun uydurması mı demek istiyorsunuz?
“İşten çıkardık…” “E daha ne yapalım işte o da işini mi kaybetti!” Yani bu ceza yeter anlamında…
“Psikolojik destek de bulunduk…” Burayı hiç anlayamadım. Metro Turizm yöneticilerinden biri gidip “Bu da geçer” mi dedi?
“Paralelciler yapmış!” Hoppalaaaaa! Arkadaş bu ne bayatlamaz bir bahaneymiş? En son Ensar Vakfı kullanmıştı. Bana kalırsa bu senaryo sizi kurtarmaz. Hem ‘Paralelci’ sözünün patenti siyasilere ait. İş dünyasına ne oluyor ki? Hep arakçılık!
Şimdi sakin olalım dedik ya; Amerika’yı da yeniden keşfetmeye gerek yok. Sanki bu taciz bir tek Metro Turizm’de mi oluyor?

Alın size yakın tarihten bir otobüste taciz olayı: 11 Eylül 2013 tarihinde Giresun Kocaeli otobüsüne binen 11 yaşındaki kız çocuğunu, muavinin de yardımıyla annesinin yanından alıp, otobüsün en arkadaki şoför uyuma mahalline götürerek tecavüz girişiminde bulunan şoför ve tabii muavin serbest bırakılıyor ama anne ve baba olayın peşini bırakmayacaklarını basına açıklamışlardı. Sonrası ne olmuş bilmiyoruz.

Ben de yıllar ve yıllar önce, İstanbul – Adana yolculuğum sırasında böyle bir muavinin çocuk tacizi girişimine şahit olmuştum. Ama oradaki yolcular ‘bana ne!’ dememişti. 60 yaşlarında, yürekli bir amca muavini evire çevire dövmekle kalmamış, pala bıyıklı şoförü de epey bir azarlamıştı. Hâlâ adını bilmediğim o amcayı minnetle anarım.

Ya bir dakka. Tam buraya gelmişken. 11 Eylül 2013 tarihindeki taciz olayında otobüs firmasının ve tacizcilerin adları basında verilmemişti. Olayı protesto etmek isteyen kadınlar bir türlü firmanın detaylarına da ulaşamamışlardı.

Neyse biz Metro Turizm’e dönelim. Naçizane bir potansiyel yolcu olarak size önerilerim;

“Maalesef olay gerçek, özür dileriz,” deyin.

“Güvenlik sistemimiz değişecek, şunları şunları yapacağız,” deyin.

“Muavinlerimiz başta olmak üzere bütün personelimiz gözden geçirilecek ve eğitim verilecek” deyin.

“Bundan böyle, muavinlerimizi sadece erkekler arasından seçmeyeceğiz, kadın muavinlerimiz de olacak,” deyin.

“Mağdura maddi tazminat ödeyeceğiz,” deyin.

“Kamu oyu bilsin ki, bize iletilen bütün şikayetler titizlikle dikkate alınacaktır,” deyin.

“Yolcularımız böyle bir olay karşısında tepki göstermekten korkmasın,” deyin.

“Bayan yanına erkek müşteri zinhar olmaz diyen bizler, bundan böyle personelimize ve de kendi şahsımıza da ayar vereceğiz” deyin.

Sahi yeri gelmişken, hep düşünmüşümdür otobüslerdeki bu ‘bayan yani erkek olmaz!’ hassasiyeti niye uçaklarda gösterilmez ki? O da yolcu bu da yolcu…

Ayrıca otobüs şirketleri niye sus pus? Mesela bu turizm şirketlerinin meslek birlikleri filan yok mu? Yoksa, “Hepimiz Metro’yuz!” suskunluğu pardon duruşu mu?

Resmi makamlara gelince artık orada söz bitiyor. “6 yaşındaki çocuk 70 yaşındaki adamla evlenebilir,” diyen adama maddi manevi destek veren bir sistemden bahsediyoruz. Çocuk tacizini dini söylemlerle alenileştiren bu adamı protesto eden 19 insanın evini basıp, onları götürüyorlar. Korku filminin gerçeğe dönüştüğü noktadayız.

Sonuç olarak Sayın Metro Turizm; “Paralelci,” senaryosu sizi kurtarmaz. Evet. Tacizcileriniz ceza almayabilir. Ama illa ki, yolcu milleti sizden bilet alırken bir kez daha düşünecektir.

Hatta ben derim ki, ey otobüs yolculuğu yapacak kadınlar; bir gün önce uykunuzu alın! Yanınıza bir biber gazı almayı unutmayın. Otobüse binerken, plakasını, firmanın adını, şoförlerin ve muavinlerin adını soyadını bir yakınınıza bildirmeyi ihmal etmeyin. Gördüğünüz her türlü taciz karşısında susmayın. Sustukça sıra yakınlarınıza ve hatta size gelecektir.

Son sözüm oto boka “Paralel!” çığırtkanlığı yapanlara: Rabbim sizi bir an önce paralel evrene alsın!