ALTIN 277,5690
DOLAR 5,7766
EURO 6,3956
BIST 95.394
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

Baba Ocağı Dizisi

21.07.2019
9
A+
A-
Baba Ocağı Dizisi

Baba Ocağı Hikayesi…

Muğla’lı Halil Efe, hayatını, iki yakışıklı oğlunun çok iyi eğitim alıp, vatana, millete hayırlı birer evlat olarak yetişmesine adamıştır. Oğlanlar
Üniversiteden mezun olacaklar, babalarının geniş topraklarında ziraat mühendisliği yapacaklar, Halil Efe ve oğullarının anası Feraye de bu yaştan sonra artık mutlu mesut bir köşeye çekilip çocuklarının mürüvvetini göreceklerdir. Oğlanlar da doğrusu İstanbul’da sıkı çalışmakta, babalarının yüzünü kara çıkarmamak için gece gündüz ders kitaplarının başından kalkmamakta, ter dökmektedirler. Bu arada elbette, harçlıkları eksik edilmemekte, derslerinden başka bir şeye kafalarını takmamaları için Muğla’dan İstanbul’a para akmaktadır.

Muğla’nın Beşparmak köyünde durum böyleyken, İstanbul’da ise durum hayli farklıdır .. Ders kitaplarının arasında kaybolması gereken iki oğlan, Murat ve Güven, barlarda, rock müzik içinde kaybolmaya tercih etmektedirler. Aslında oğlanların ikisi de kurdukları bir rock grubunda çalışmakta, baba parasıyla müzik yapmaktadırlar. Üniversite mi? O ne? Dersler filan? Hak getire! .. Gençtirler, delikanlıdırlar, başlarında kavak yelleri esmektedir. Halil Efenin durumu öğrenmesinden başka korktukları hiçbir şey yoktur. Elbette, babalarının esirgemediği harçlıklarından başka da kaybedecekleri hiç bir şey de yoktur. Ama bu “hiçbir şey” aslında onlar için neredeyse her şeydir. Aksi halde cep delik, cepken delik kalıverirler koca şahrin ortasında..
Ama bir gün… Bir gün Halil efe gerçeği öğrenir. Dünyası yıkılır ve oğlanların da dünyasını yıkmak ve onlara köyde yeni ama zor bir dünya kurmak için İstanbul’a hareket eder.

—————

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.