Ayhan’ın Anısına

0
249

Fatime – Züheyr Suriyeli dört çocuklu bir aile.

Züheyr gelenek göreneklerine bağlı olmakla birlikte okumayı ve kendini geliştirmeyi seven zeki, sağ duyulu, dürüst bir öğretmendir. Ailesini ve karısını seven, iyi bir babadır.

Fatime eviyle var olan, biraz fazla titiz ve düzen hastası, çocuklarına ve kocasına aşırı düşkün, maharetli bir ev kadını. Nakış işlemek gibi hobileri var.

Çocuklar eğitimli. Küçük oğlu iyi bir yüzücü. Olimpiyatlara gitmeyi hayal ediyor.

Züheyr yaklaşan savaşın tedirginliğini ailesine yansıtmamakla birlikte bir grup arkadaşıyla sık sık tartışıyor.

Savaş çok uzak görünmemekle birlikte çok yakın da görünmüyor.

Ancak aniden düşen bir bomba ile şehir yerle bir olur. Canını kurtarmak için kaçmak zorunda kalır aile.

Türkiye’ye doğru yolculuk başlar.

Büyük kızları Selma sevdiği gençle ayrılamayacağını anlar. Aile apar topar nişan takıp onu da yanların

Fatime için evinden ayrılmak tam bir tirajadidir.

Selma hamile olduğunu anlar.

Yolda imam nikahı kıyılır.

Fatime her şeye rağmen düğün resmini yanında taşımaktadır.

Aile bölünerek, parçalanarak, acı ve mücadele içinde türkiye’ye geçer.

Selma’nın hamileliği ilerler. Kocası öldürülür.

Feodal baskılar, savaş, yabancı bir ülke ve açlık.

Züheyr ilk kuralı kor. Ne olursa olsun aile birbirine destek olacak, kimse kimseyi bırakmayacak.

Sokakta, parkta, geçen bir hayat başlar. Tacizler. Kızını ver sana ev verelim teklifleri.

Çöpleri karıştıracak hale gelirler.

Küçük kızları Hamide’nin peşinde bir ahlaksız

Züheyr onunla kavga ederken yaralanır.

Bütün aile büyük bir travma yaşamaktadır.

Bölünmemek birbirini bırakmamak ilk kuraldır ama hayat onları böler.

Züheyr hastanededir.

Fatime çocuklarını ve torununu bir arada tutmaya çalışır.

Selma kaçırılır.

Hamide de tehlikededir.

İstanbul’a/İzmir’e veya başka şehre göç ederler

Akrabalar birbirini bulur

Herkes büyük bir değişim yaşamaktadır.

En büyük hayal avrupa’ya geçebilmektir.

Küçük oğlan için de aynı şey geçerlidir.

İki kardeş botla yunanistan’a geçerken büyük olan boğulur

Yüzücü kurtulur.

O artık tek başına kalabalığın arasındadır.

Kötü insanlar onu izlemekte

Kimisi korur

Birinci kurban enişte, ikinci kurban büyük oğlan

Fatime haber alınca adeta ölüp ölüp dirilir

Kocası hapisten çıkınca her şey düzelecek umudundadır.

Topallayarak çıkar Züheyr ve küçük oğlunun peşine düşer.

Karısına kızları bırakma döneceğim der.

Oğlunu ingiltere’de bulur.

Yanında arkadaşı ile birlikte büyük bir macera yaşamışlardır.

İki genç eski Suriyeli gençler değildir artık.

Züheyr yaralanan oğlunu hastaneye yetiştirirken bisikletini kullanır.

O sırada kıyafetinden dolayı ırkçıların saldırısına uğrar.

Yerlerde sürünerek oğlunu kurtarmaya çalışır.

Oğlu ameliyata girdiğinde namaza durur.

Bu benim en derin yakarışım sana.

Beni vatanımla sınadın, evladımla sınama der.

Geride kalan fatime sesi güzel olduğu için açlığa dayanamaz ve pavyonda şarkıcı olmayı kabul eder

Söylediği şarkı kocasıyla evlenirken düğünde söylenen şarkıdır.

O pavyonun ve masadaki sarhoşların farkında değildir.

Meli meli şarkısını söylerken, kocası az ilerde damatlık kıyafetleri içinde kendisine gülümsemektedir.

Dursaliye Şahan