“ARKASI YARIN” ADLI ROMANINI OKUYABİLMEK İÇİN HUKUK SAVAŞI VERİLİYOR

0
182
Print

Anayasanın 64. maddesine göre, devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Anayasada böyle yazar ama sansür devlet işi olarak zihinlere sindiğinden sanatı desteklemek hiç de yazıldığı gibi olmaz. Sanat desteklenmez, sansürlenir.” (Fikret İlgiz)

Ütopya Yayınlarından çıkan “Arkası Yarın – Bir Ayrılık Hikâyesi…” adlı romanım birçok hapishaneye hiçbir engele takılmadan, serbestçe girerken bazı hapishanelerin “Eğitim Komisyonları” tarafından yasaklandı. Bu yasağa da bazı mahkemeler onay verdi. Ben onlara “Okumaz – Yazmaz Eğitim komisyonları ve onlarla hemfikir olan hakimler, savcılar…” diyorum. Veya hayatlarında Kerime Nadir ile Kemalettin Tuğcu’nun romanları dışına çıkamamış insanlar. Bu iki yazarı küçümsediğim anlamına gelmesin yazdıklarım. Küçümsediğim bizden alınan vergilerle maaşları ödenen “yasak” koyucular.

Daha önce de başka kitaplarıma hapishanelerde keyfi yasaklar konulmuştu. Ben de basın açıklaması yapmıştım. Ama son olarak Sinan Bülbül adlı bir mahpusun, Maltepe hapishanesinde romanımı okuyabilmek için verdiği hukuk mücadelesini öğrendim. Ve tabi yine şaşırdım. Olay geçen yıl yaşanmış ama ben yeni haber aldım. İbretlik bir öykü. Önce hapishane idaresi, (halkın vergileriyle maaşları ödenen Kurum müdürü, 2. Kurum müdürü, iki üye öğretmen, bir psikolog ve bir de Sosyal çalışmacı. ) oy birliği ile kitabımın yasaklanmasına hükmetmiş. Sonra tutuklu bu karara itiraz etmiş. İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hâkimliği hapishane idaresinin kararını doğru bulmuş. Bu kez tutuklu İstanbul – Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuş. Bu kez olumlu karar çıkmış. Bu mahkemedeki “okur – yazar” savcılar – hâkimler romanımın sakıncalı olmadığına ve Bülbül’e verilebileceğine hükmetmiş.

Sonuçta Sinan Bülbül aylar aylar süren mücadele sonucu davayı kazanmış, romanıma kavuşmuş. Bu gelişmeleri de belgeleriyle beraber bana yolladığı mektupta anlatmış.

Düşünebiliyor musunuz, ne kadar masraf yapılmış, kaç mahkeme bu konuyu görüşmüş, kâtipler kararları yazmış. Kararlar davayı açana yollanmış. Velhasıl Kültür Bakanlığı’ndan İSBN numarası alınan, kitapçılarda yasal satılan bir kitabı okumak için ne yollar kat edilmiş.

Oysa mevcut yasalar bile yasakçıların en hafif değimle “haksız” olduğunu söylüyor:

Mülga son fıkra 3/2/1994 – 94/5382K. “Kütüphaneye konulacak veya hükümlü ve tutuklularca getirilecek veya dışarıdan gönderilecek basılı eser ve yayınların mahkemelerce yurda sokulması veya dağıtılması yasaklanmamış olması koşuluyla kuruma sokulmasına idarece izin verilir.” 

Ve elbette ben – biz böyle duyarlı, kararlı okuyucularımız olduğu sürece, yasaklara, baskılara inat yazmaya, çizmeye, bestelemeye, yontmaya, oynamaya devam edeceğiz.

Son not: Aşağıda aylar süren mahkemeler sonucu hukuk mücadelesini kazanan Sinan Bülbül’ün mektubunu paylaşıyorum. Ekte sunduğum belgelerde de romanımı okumadan yasaklayan Hapishane “Eğitim Komisyonu” ile  İstanbul Anadolu 1.İnfaz Hakimliği’nin ve İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararları var.

Merhaba Adil Arkadaş;

            Öncelikle özlem dolu sevgi ve sayılarımı gönderiyorum. Her açıdan durumunuzun iyi olmasını diliyorum.

            Buralar şuan rüzgârlı, yağmurlu ve soğuk. Havalar değişiyor ha bire. Bu soğuk, rüzgârlı, yağmurlu havalarda odalarımızda demir ranzalarımıza sığınarak kitapların sayfalarına gömülerek ısınmaya çalışıyoruz. Öyle farklı bir hayat hikâyemiz duvarlar arasında olmasa da her şeye rağmen bir şeyler bulup yaratmaya çalışıyoruz. Okuyorum, volta atıyorum. Birlikte kaldığımız arkadaşlarla memleket ahvalleri üzerine sohbet ediyoruz. Başka da söylenecek bir laf yok. Zaten her şeyden bildiğimiz, tahmin ettiğimiz şekilde sürgit devam ediyor. (…)

            Arkası Yarın adlı Kitabını İstanbul –Anadolu 1 Ağır Ceza Mahkemesine yaptığım itiraz üzerine almıştım. İlgili kararları benden istemiştin. Ben Maltepe 2 No’lu L Tipi Cezaevindeyken kararlar tebliğ edilmişti. Geçen günlerde dosyaya bakarken kitabına dair kararı gördüm. Yolluyorum.  (…)

            Bu mektupla birlikte kitabına ilişkin; Cezaevi, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararlarını gönderiyorum.

Her şeye rağmen kendinize çok iyi bakmanızı diliyorum. Başarı dileklerimi sunarım. Buluşmak üzere, Esen kalın.

SİNAN BÜLBÜL 1 NLOLU L TİPİ CEZAEVİ C-14 MALTEPE –İSTANBUL

okayadil@hotmail.com

Önceki İçerikBüyük Oğul Efsanesi / Öner Yağcı
Sonraki İçerik2019 İstiklal Yolu Edebiyat Yarışması sonuçlandı
Adil Okay kimdir? Adil Okay. 1957’de Antakya’da doğdu. Politik nedenlerden Adana ve Ankara cezaevlerinde yattı.1978’de uğradığı silahlı saldırı sonucu bir ayağında, 1980’de polisin işkencesi sonucu bir kolunda sakatlık kaldı.1981’de yurtdışına çıktı. 1983’te Fransa’ya yerleşti. Fransa’da iki arkadaşıyla beraber ‘Fransa Postası’ adlı aylık dergi yayınladı. Türkiyeli politik mülteci derneklerinde uzun yıllar aktif görev aldı. Politik mültecilere yıllarca ücretsiz tercümanlık yaptı. Yirmi yıl sürgünden sonra Türkiye’ye dönebildi. Türkiye’de ve ülke dışında; birçok ulusal gazete, dergi ve antolojide şiir, öykü, deneme, makale ve araştırma yazıları yayınlandı. Çalışmalarıyla “15. Ömer Seyfettin Öykü” ile “6. Hasan Bayrı şiir” yarışmalarında ödüle layık görüldü. 2012 Yılında da ‘Mersin 68’liler Derneği’nin ‘Onur Ödülü’nü aldı. Bu Güne kadar 15 kitap yayınlayan Okay’ın yazdığı kitaplardan ‘Hançerini Ay Işığına Çalan Adam’ (şiir) 1999’da, ‘Kaç Kişi Kaldık’ (şiir) 2001’de, ‘Ah Çocuk’ (şiir) 2003’te, ‘Yolcu’ (öykü) 2005’te, ‘Yirmi Beşinci Saat’ (şiir), 2006’da, yine 2006‘da ‘Az Çalışmalı Aşka Zaman Ayırmalı’ (deneme), 2008’de ‘12 Eylül Ve Filistin Günlüğü’ (anı-belgesel), yine 2008’de ‘Konuşan Fotoğraflar’ (fotoğraf), ve 2010’da Karanlığın İçinde Aydınlık Yüzler−Ölülerimiz Konuşuyor’ (oyun) Ütopya Yayınevi tarafından yayınlandı. 2011’de ‘Kadın Gibi Kadın −Haykırış’ ile “Tekel İşçisi Bir Kadının Uyanışı” adlı oyunları sahnelendi ve Gerçek Sanat Yayınevi bünyesinde kitaplaştı. 2012 yılında Sokak tiyatrosu olarak sahnelenen “Cumartesi Anneleri” adlı oyunu, Emeğin Sanatı yayınlarınca aynı yıl ‘e-kitap’laştı. Yine 2012’de “Eylül Kokusu” adlı şiir kitabı Ütopya tarafından yayınlandı. 2013 yılında Nota Bene yayınlarınca çıkan “Ben çıkana kadar büyüme e mi” yazarın 15. Kitabıdır. Bu kitap TBMM’nde 4. Yargı paketi tartışmalarında referans oldu. Politik tutsaklarla dayanışma amacıyla yürüttüğü çalışmaları “görülmüştür mahpus resimleri sergisi” adı altında toplayıp Türkiye’nin birçok yerinde ve Fransa’da sergi açtı. Ülkede ve ülke dışında birçok panelde tebliğ sundu. Konferanslar düzenledi. Çeşitli sergilerin küratörlüğünü yaptı. Bir dönem İHD Mersin şubesi Yönetim kurulu üyesi ve Cezaevleri komisyon başkanlığı yapan Okay, Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği ve Fransa PEN üyesidir. 2013 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte kurduğu www.gorulmustur.org web sitesi aracılığıyla “hapishaneler”le dayanışma çalışmalarına yoğunlaştı. Okay’ın yazdığı Tiyatro oyunları, Türkiye’nin birçok yerinde sahnelenmeye devam ediyor. İletişim: okayadil@hotmail.com