Anlamlı bir Sözle Hayatın Yorumu / Elif Yavaş

0
121

Umudun kalmadığı yerde, bizlere umudu yeşermek düşer.

 

Leb dememeden leblebi kelimesini anlayan kıvrak zekâlı insanlardan örnek vererek girelim konuya. Böyle insanlarla iş yapmak, bir görevi birlikte üstlenmek zevk verir. Motivasyon artırıcı insanlarla işbirliği çerçevesinde yol almak, bu yola baş koyunca işin ehli ve liyakat çerçevesinde hareket eden prensipli insanlarla aynı ortamda nefes almak ve daha birçok müspet örneklerle donanımlı olmak başarı anahtarının mühürlü kapılarını açmamıza vesile olur.

“Onunla mutluluğumuzu soranlara şöyle diyorum. Biz birbirimize hapşırmadan ‘Çok yaşa’ diyoruz.” (Sunay Akın) Leb demeden leblebiyi anlayanlar gibi hapşırmadan evvel: “Çok yaşa!” diyebiliyorsa karşınızdaki insan, sizi zaten iyi tanıyan ve gözlemleyebilen biridir. İnsanı mutluluğa uçurur böyle kişiler. Kelimelerime Albert Camus’nun bir sözü konuk oluversin:

“Umudun kalmadığı yerde, bizlere umudu yeşermek düşer.”

Umudu umutla yeşertmek ve ümitlerle filizlenmek gerek. Umudu yeşerip sevinci beyazlamak arasında gezinir düşler. Hayal uçurtmasıyla bir ip salınca gökyüzüne, tozpembe hayaller maviyle buluşur usulünce. Mutluğunuzu paylaştığınız, hüznünüzü ortaya serpiştirip pay edindiğiniz sevdiklerinizle buluşur yüreğiniz.

Yağmur sesi ve toprak kokusu ile bütünleşen bir havada; pencere kenarındaki okuma koltuğumuzda sütlü Türk kahvesi yudumlamanın keyfini yaşamalı ve elimizdeki kitapla tadına varmalı hayallerin.

Paul Auster’in: “Hayatı gözyaşlarınla ödüllendireceğine, gülüşünle cezalandır.” sözü oldukça anlamlı ve hoşuma gitti.

Bize kötü niyet besleyip de mutluluğumuzu kıskananlar içindir aslında bu cümle. Kıskanç insanların karşısında üzgün durup gözyaşı dökerek onları ödüllendirmektense inadına gülümsemeli ve gülüşlerimizle ceza vermeli kin tutan bakışlara. Aslında her derdimizi lüzumsuz insanlara anlatmamak gerek, böyle karakterler aslında sizi dinliyor gibi görünüp üzüntünüzle mutlu olabilirler.

İnadına tebessüm etmeli hayata ve yaşadığımız günün her saniyesini verimli değerlendirebilmeli. Gözyaşlarımız ödül olur kimi zaman ve silâh gibi etkilidir.

Gülüşümüzle, mutluluğumuzla, başarımızla ve pratik zekâmızla cezalandırmalı kötüleri. Ödül ve cezanın ne olduğunu çok iyi ayırt ederek sağlam adımlar atabilmeli.

 

ELİF YAVAŞ