İzafiyet teorisini paradoksu ve ile hızlı öğrenme

0
125

Albert Einstein, Richard Feynman ve Elon Musk’tan Daha Hızlı Öğrenmenin Sırları..

 

İzafiyet teorisinin, Shakespeare oyunlarının, süper bilgisayarları ânında birbirine bağlayan dünya çapında bir ağın olduğu bir dünyadayız. Haliyle zor şeyleri çabucak öğrenmek bir önemli bir beceri olarak görülüyor. Bunu başaranlar da bu konuyla ilgili daha fazla konuşma yetkisine sahip oluyor.

Neyse ki bu gibi dudak uçuklatan zekâ başarılarının arkasındaki dahiler kendi püf noktalarını paylaşmak konusunda oldukça istekli. Albert Einstein, en az onun kadar saygıdeğer olan Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman ve süper girişimci Elon Musk insanların kendi seçtikleri bir konuda daha hızlı öğrenmelerini sağlayacak işe yarar önerilerini sundular.

Albert Einstein: Keyfinize bakın.

Einstein etrafımızdaki dünyayı nasıl algıladığımızı kökten değiştirdi ama bunu, işinde hiç keyif almadan, sadece çok çalışarak yapmadı. Einstein’a göre, büyük zihinsel beceriler ve eğlence birlikte çalışır ve öğrenmekten ne kadar keyif alınırsa beyin de bilgiyi daha hızlı bir şekilde alır ve ilerlemelere imza atar.

1915 yılında, piyano öğrenmek isteyen on bir yaşındaki oğlu Hans Albert’a şu mutlu öneriyi yazdı: “Piyanodan keyif almandan, öğretmenin sana ödev vermese bile hoşuna giden bir şeyleri çalmandan dolayı çok mutluyum. Bu şekilde daha iyi öğrenirsin. İşini o kadar büyük bir keyifle yaparsın ki zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın. Bazen ben de kendimi işe o kadar çok kaptırıyorum ki akşam yemeği yemeyi unutuyorum.”

Richard Feynman: Yaptıklarınızı bir çocuğa açıklayın.

Efsanevi fizikçi Feynman insan aklının en zor anladığı konulardan birinde, kuantum mekaniği konusunda yaptığı çalışmalarla Nobel ödülünü kazandı. Öğrenmeyi hızlandırmak konusundaki en önemli önerisi ise üstünde çalışılan şeyi olabildiği kadar basitleştirmekti. Yani mesela onu sekiz yaşındaki bir çocuğa anlatabilecek bir hale getirmek.

“Bir fikri, bir çocuğun başından sonuna kadar anlayabileceği basitlikte bir dille yazdığınızda (ipucu: en yaygın sözcükleri kullanın), kendinizi de bu kavramı daha derin bir seviyede anlamak konusunda zorlamış, fikirler arasındaki ilişkileri ve bağlantıları basitleştirmiş olursunuz. Eğer mücadele ederseniz, kafanızda tam oturmayan noktalarda daha net bir fikre sahip olursunuz. Bu gerilim iyidir, öğrenme ihtimalinin habercisidir.”

Elon Musk: Bilgiyi bir ağaç olarak düşünün.

Einstein tüm zamanların en iz bırakan dehalarından olabilir. Feynman da Nobel ödülüyle gurur duyabilir. Ama öğrenmenin katıksız çeşitliliğine geldiğimizde Musk bu iki büyük fizikçinin yanına yaklaşıyor. Elon Musk dünyayı değiştiren bir online yatırım şirketi kurdu, otomotiv endüstrisini kökten değiştirdi ve önümüzdeki on yılda Mars’a ayak basmanın hayalini kurma cüretinde bulundu. Tüm bunlar inanılmaz bir bilgi genişliğinin göstergesi.

Peki Musk bu kadar farklı alanla ilgili bu kadar farklı şeyi nasıl öğrendi? Biri bunu Reddit’teki AMA (Ask Me Anything – Bana Herhangi Bir Şey Sor) köşesinde sorduğunda, Musk bu soruyu cevaplamaktan büyük mutluluk duydu. İlk olarak, bir konuyu öğrenmekte olanlara biraz özgüven sahibi olmalarını söyledi. Sonra da daha hızlı bir öğrenme için özel bir strateji paylaştı:

“Bilgiyi bir çeşit anlamsal ağaç gibi görmek önemli. Yapraklara, yani detaylara girmeden ya da ona asacak bir şeyiniz yokken, gövde, büyük dallar gibi temel prensipleri bildiğinizden emin olun.”

Çeviren: Deniz Saldıran

(Jessica Stillman, Inc.)