ALTIN 397,05
DOLAR 6,8627
EURO 7,7740
BIST 1,1300
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Az Bulutlu

Ahuna

25.10.2016
900
A+
A-
Ahuna

Umut Kısa’nın Kitabı “Ahuna”

 

Ne zaman istanbul’a gelsem bavulun yarısı kitapla doluyor.

Oysa ömrümün sonuna kadar yetecek, okunmamış kitabım var.

Ama işte, insan fıtratı!

Bir kitabı satın alıp raftaki bölmelerden birine,(hemen okunacak/önemli/ çok önemli / unutma / ne zaman okunsa olur….) yerleştirdiğimde, artık o kitap bir deste kağıt olmaktan çıkar.

Küçük arka odanın, meşe ağacından yapılmış, kokusu hoş rafındaki karakterler, yan yana oturup, ayaklarını sarkıtarak günlerce, hatta aylarca okunmayı yani beni bekler. Birbirine benzemeyen bu sabırsız karakterleri görmemek için bazen o kapının önünden bile geçemem. Gözümün içine içine bakmalarına dayanamıyorum.

Deli saçması diyeceksiniz ama ben de durum bu…

Neyse,bugün o rafa hiç çıkmayan bir kitaptan bahsetmek istiyorum.

Hani bir kitabı elinize ilk aldığınızda önce sayfalar pırrrr karıştırılır ya… Sonra arka kapak okunur, yazar ve yayınevi kontrol edilir filan… İşte tam o esnada sayfalardan ani çengeller fırlar. Cümle, cümle, sözcük, sözcük…

Gözünüz takılır, aklınız kayar ama, hemen de tav olmazsınız.

Yoksa ‘çöp ev’ gibi ‘kitap ev’ vakaları önlenemez!

Ve fakat bazen o kitabın içinden öyle bir çengel fırlar ki, göğsünüzün ortasına ya alnınıza saplanabilir. (Kurşun gibi delip geçenleri hep not etmişimdir.) Bu bir kitap için şu demektir: Bekleme salonundan kurtulmak.

Ahuna da böyle oldu.

“Dağları bilemezsin, insanı öyle bir değiştirirler ki, kendi hayaletlerin olur oralarda.”

“…hep bildiklerimizden korktuk.”

“Zayıf karakterlerin en zayıfı, cücelerin cücesi Ahmet; geçin erkek olmayı insan olmayı bile beceremiyordum.”

Ne anlatıyor Ahuna?

Tam da günümüz Türkiye’sinin ortasındaki yangını, görmekten keyif almadığımız gerçeğimizi anlatıyor.

Hani haberlerin olmazsa olmazı.

Kulaklarımızdaki tıpaları çıkardığımızda cepheden ya da dağdan gelen çığlıklar cam kırıkları gibi yüreğimize saplanmakta.

Akıcı, sürükleyen tarzı ile okuyucuyu çabucak içine çekiyor.

Kurgudaki sürpriz kitabın yarısından sonra başlıyor.

Ahuna bittiğinde okuyucuda ne bırakabilir?

İlk kez bu tür bir hikâye okuduysanız, muhtemelen şehid haberlerini daha bi içiniz acıyarak dinleyeceksiniz. Mesela hangi konumda olursanız olun, “O da asker olmasaydı” diyemezsiniz gibime geliyor. Dağdakilere de Mars’tan gelmişler gibi davranmanın çok da anlamlı olmadığını düşüneceksiniz.

Sola Yayınlarından çıkan Umut Kısa’nın sadece bu kitabını okudum. Bu nedenle de yazar konusunda fazla bir şey söylemek istemiyorum. Ancak Ahuna da tam ortada durmuş bir kalem görüyorum. Ne onu kayırmış ne de öbürünü. Net bir dille gerçeği ustaca hikâyeleştirmiş.

Sinemaya aktarılacak kadar canlı bir anlatımı var.

Bir çok okuyucu gibi ben de sade dille yazılmış romanları, hikâyeleri tercih ediyorum. Elinizdeki polisiye roman değilse, bilmece çözmeyi anlamsız buluyorum. Kulağını tersten göstermek de, görmek de yorucu.

Bazı romanlarda hikâyenin kendisi edebi değerinin önüne geçiyor. Ahuna’da da biraz bunu gördüm.Yer yer gözüm bir kadın karakteri de aramadı değil.

Yine de kitabı kapattığınızda biliyorsunuz ki, okuduğunuz her bir karakter bu ülkedeki TC kimliğine sahip yüz binleri temsil ediyor. Nokta!

Gerçek tarih çoğu zaman sanatın satır aralarına dip not düşer. Edebiyat bütün dünyada olduğu gibi bizde de tarihin en usta tanığı. Ahuna’da olduğu gibi.

Son senelerde kapılar biraz aralanmış olsa da, kışlalar hep kapalı kutu oldu. Kim bilir ne hikâyeler boğuldu?

Sözün kısası Ahuna, sırasını bekleyemeyecek, tam da günümüzde en çok okunması gereken romanlardan biri.

Uçakta başladığım satırlar, Thames nehri kıyısındaki küçük kafede, son sayfasına iki damla gözyaşımı alarak veda etti.

Sanat savaşın en büyük düşmanı. Edebiyat barış için…

 

Dursaliye Şahan

 

 

 

 

Yazar
Yazar
Yazı Aölyesi Edebiyat ve Sanat Platformu Dursaliye Şahan / Biyograf Sivas’ın Geyikpınar Köyü’nde doğan Dursaliye Şahan; dört yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. İstanbul’daki banka memurluğunu, Londra’da temizlik işçiliği, öğretmenlik ve gazetecilik takip etti. Göçmenlik yıllarında, kadın, ırkçılık ve göçmenlik temalarının ağır bastığı öyküler, tiyatro oyunu ve romanlar yazan Şahan; uzunca bir süre Birgün Gazetesi’ne ve Avrupa Gazetesine röportajlar yaptı. Ayrıca Karikatürist Semih Bulgur ile birlikte, ‘Zabit Londra’da’ isimli haftalık bant karikatürünü hazırladı. Zaman zaman, çocuklar, engelliler ve yetişkinler için yazı atölyeleri düzenleyen Şahan, Anadolu Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümünden mezun. Birçok öyküsü İngilizceye çevrilen yazar ayrıca hazırladığı sinema projesiyle 2012 yılında Kültür Bakanlığından senaryo yazım desteği aldı. Dizi projeleri de hazırlayan yazarın, çocuk gelinleri anlatan Güvercin isimli projesi ATV’de Sıla, Samanyolu’nda Küçük Gelin olarak oynadı. 2011 yılında Dr. Yahya Kanbolat Kısa Film Öykü Yarışmasında ve Türk Onkoloji Derneği’nin düzenlediği öykü yarışmalarında seçici kurul üyesi oldu. Yayımlanmış Eserleri: Şerbet (roman – 2020,)Benekli Vakvak (çocuk masalı – 2018 Sola Yayınları) Ayarsız Kadınlar Cemiyeti (roman – 2018 Sola Yayınları) Parantez Aşklar (öykü – 2017 Sola Yayınları) Tottenham Çocukları (roman – 2016 Sola Yayınları) Ah O Kadınlar (öykü 2016 Akademisyen Yayınları), Hikâye Hırsızı (2012- İşçi Edebiyatı Öykü Ödülü) Zabit Londra’da (Karikatür), Uçan Halı (Çocuk hikâyesi – Hatay Belediyesi sosyal proje) Fakir Cennet (öykü 2007 Crea Yayınları), Döndü (Halkevleri 1988 Öykü Ödülü) Düzenlediği kitaplar: Asi’den Taşan Öyküler, Ve Tanrı Aşkı Yarattı, Yahya Kanbolat Anısına Öykü Ödülleri Ödülleri: 2019 Cumba Kültür ve Sanat Platformu Öykü Ödülleri mansiyon (Ayşegül) 2019 Platform Avrupa Öykü Ödülleri birincisi (Asiye) 2019 İstiklâle Vefa Öykü Ödülleri / OKUNMAYA DEĞER ÖYKÜ 2016 Hematolojik Onkoloji Derneği ‘Kökten Değişen Hayatlar Öykü Ödülü’ (Hatice’nin Canı) 2012 Hikâye Hırsızı öykü kitabına; Abdullah Baştürk 2012 İşçi Edebiyatı ödülü 2007 Afyon Kocatepe Öykü Ödülü (‘Alev’) 2006 Hollanda Türk Evi, Hikaye ödülü. (Sakine) 2006 KASİAD(Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve inc. Dern.) Öykü ödülü (2068’de Bir Aşk Hikayesi.) 2006 Anafilya Öykü Ödülü (Kırro.) 2006 Edebiyat Dünyası Öykü Ödülü (Çay Şekeri.) 2005 CullTurkey Okuma Kulübü Öykü Ödülü (Takıntılı Kadın.) 2005 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü ödülü (Parmaklar.) 2004 SBS Radyosu Avustralya Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1998 Halk Evleri Öykü Ödülü (Döndü kitabına.) 1996 Toplum Postası Türkçe Hikaye Ödülü (Kale) 1995 İmece Kadın Derneği Kadın Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1987 Güneş Gazetesi Türkiye Öykü ödülü (Leo.) 1972 Hayvanları Koruma Cemiyeti Türkiye Orta Öğretim Hikaye Ödülü (Aynı.) Üye olduğu kuruluşlar: The Foreign Press Association, İngiltere Göçmen Sanatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Kadın Yazarlar Derneği, İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği dursaliye@gmail.com Kültür Bakanlığı tarafından yazım desteği aldı. Yayımlanmış Eserleri: Benekli Vakvak (2018 Sola Yayınları) Ayarsız Kadınlar Cemiyeti (2018 Sola Yayınları) Parantez Aşklar (film hikayeleri 2017 Sola Yayınları) Tottenham Çocukları (roman – 2016 Sola Yayınları) Ah O Kadınlar (öykü 2016 Akademisyen Yayınları) Hikâye Hırsızı (2012- İşçi Edebiyatı Öykü Ödülü) Zabit Londra’da (Karikatür), Fakir Cennet (öykü 2007 Crea Yayınları), Lonra’dan Bir Kadın Döndü (Halkevleri 1988 Öykü Ödülü) Düzenlediği kitaplar: Asi’den Taşan Öyküler Ve Tanrı Aşkı Yarattı Uçan Halı Yahya Kanbolat Anısına Öykü Ödülleri Ödülleri: 2016 Hematolojik Onkoloji Derneği ‘Kökten Değişen Hayatlar Öykü Ödülü’ (Hatice’nin Canı) 2012 Hikâye Hırsızı öykü kitabına; Abdullah Baştürk 2012 İşçi Edebiyatı ödülü 2007 Afyon Kocatepe Öykü Ödülü (‘Alev’) 2006 Hollanda Türk Evi, Hikaye ödülü. (Sakine) 2006 KASİAD(Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve inc. Dern.) Öykü ödülü (2068’de Bir Aşk Hikayesi.) 2006 Anafilya Öykü Ödülü (Kırro.) 2006 Edebiyat Dünyası Öykü Ödülü (Çay Şekeri.) 2005 CullTurkey Okuma Kulübü Öykü Ödülü (Takıntılı Kadın.) 2005 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü ödülü (Parmaklar.) 2004 SBS Radyosu Avustralya Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1998 Halk Evleri Öykü Ödülü (Döndü kitabına.) 1996 Toplum Postası Türkçe Hikaye Ödülü (Kale) 1995 İmece Kadın Derneği Kadın Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1987 Güneş Gazetesi Türkiye Öykü ödülü (Leo.) 1972 Hayvanları Koruma Cemiyeti Türkiye Orta Öğretim Hikaye Ödülü (Aynı.) Üye olduğu kuruluşlar: The Foreign Press Association, İngiltere Göçmen Sanatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Kadın Yazarlar Derneği, İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM