Ah be koca dünya | Yılmaz Pirinççi

0
208

Özlem öyle bir yakar ki bazen.
Ne yapacağını şaşırır insan. 
Açlığını bile tarif edemezsin. 
Gecenin içinde bir yıldız gibi parlarken yerin yedi kat dibine düşesin gelir. 
Parmakların saçlarının hasretine titrer 
Bedenin sıcaklığının yokluğuna 
Kokun kokusunu özler 
Nefesin nefesini 
Sonra vurursun bütün düşleri yastığa 
Kah sıcak bir sarılma düşer gözlerinin içine 
Kah bir ateş bedeninde uyutmaz sabaha kadar

Ulan kıçı kırık dünya 
Bir biz mi fazlayız sana 
Bir bizim mi yükümüz ağır 
Ne vardı yani 
Bize çıkan yollar on yıl önce döşenmiş olsaydı 
Boynu kopsun malzemeden çalan müteahhidin 
Yazımızı yazan kalemin mürekkebine su katan hırsızın elleri kopsaydı

Ahhh
Kokunu dağıtmak soluğumdan Nisan akşamlarına 
Kan ter içindeki bakışmalar ardından cırcır böceklerine seni anlatmak 
Yüreğimde başını dinleyerek
Bir su.
Bir sigara içimi sarılmak dudaklarına 
Kokunu.

Kokumuzu solumak aynı yastık ta.

Ehh be koca dünya. 
Benimki de inat değilmi. 
Sonuna kadar gideceğim 
Ben sevdiğimi hasretiyle sevmişim. 
Tersine de dönsen vazgeçmem işte…

Yılmaz Pirinççi