8 Mart / Gülden Işık

0
70

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” hatırlatmasında, Zonguldak’ın sanatsal ve sosyal alanda emek üretmiş, üretmeye devam eden kadınlarımızı yazmak istedim ben de.

Bu günün ne anlama geldiğini google amcaya sorduğunuzda,nasılsa size bir cevap verecektir. Zonguldak’ın sanat alanında veya sosyal alanda emek harcayan kadınları kim, diye soracak olsanız, size bir cevap veremeyebilir; verse de eksik kalır mutlaka. Belki ben de tam olarak cevaplamış olmayabilirim. Henüz tanımadığım, bilmediğim kim bilir kaç kadın üretimde mücadele verme derdi içindedirler. Adlarını anamadığım bu kadınlardan özür dilerim. Şimdiden.

Tanıdığım, selamlaştığım, yaptıkları işlerle adını duyuran kadınlarımızın bir çoğunu sizler de tanıyorsunuzdur eminim. Bunlardan ilki şiir, öykü, masal kitaplarıyla yakından tanıdığım emekli öğretmen, Fatma Kılıç. Boynuna asılı fotoğraf makinesiyle öğle aralarında, iş çıkışlarında Zonguldak’ın martılarını, insanlarını, rastladığı insan dostu hayvanlarını şipşak çeken Lale Kadem Tetik.

Madencinin doktoru olması itibariyle en çok madencileri fotoğraflayan, Ebru Sargın Koca. Zonguldak Tema İl Temsilcisi Berran Aydan ve yol arkadaşlarını çevre sorunlarıyla savaşırken görmemek, duymamak mümkün mü? Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Zonguldak İl Temsilcisi Saniye Cicibaşoğlu’nun korkmadan, cengaverce taş ocaklarına, çevre sorunlarına dikkat çekmek için elinden geleni yaptığı da biliniyor.

Ve daha dünlerde, başarılı bir tanıtım konserini Zonguldak halkına sunan, şiir, güfte, beste ve romanlarıyla adından bahsettiren Selma Aydın’ı da tanıyorsunuzdur mutlaka. Kitaplarında annesini, anıların hikâyesinde yaşananları konuşma diliyle akıcı bir şekilde anlatan Şükran Belekoğlu. Yazımı kaleme aldığım bugünde de, annesinin vefatı dolayısıyla kitap imza gününün ertelendiğini öğrendiğim, Gül Güleryüz. Zonguldak ADD’de yıllarca yöneticilik yapmış, örnek kişiliğinden feyiz aldığımız, dik duruşuyla iz bırakacak olan emekli öğretmen, Türkan Karahasan. Zonuldak ADD’de azmiyle güzel şeylere imza atacağına inandığım, Nazan Papila ve yol arkadaşları kadınlar… İki ayrı romanıyla tanıdığım, Emine Öztürk Kalafat. Halen Zonguldak Öğretmenevi’nde görev yapan, şiir kitabıyla tanıdığım, Gülşah Kılıç. Kendisi İstanbul’da yaşasa da aklı, fikri Zonguldak’ta olan, hikayeleri, anılarıyla can verdiği kitabıyla tanıdığımız, Can Kartoğlu Gürses. Ve annesi gibi kalemi güçlü, romanıyla edebiyat dünyasında yer alan yazar , Can Gürses. Ve yine Zonguldaklı olup da uzağında yaşayan, Zonguldak kızı olduğunu hiç unutmayan, şiirleri, yazılarıyla yüreğimize dokunan şair, yazar, Yelda Karataş. Açtıkları resim ve el sanatları sergileriyle içimize ışık katan Vesile Şadıllıoğlu, Nihan Durmuş, Hayriye Sevimli, Sema Dönmez, Zeynep Şennur, Figen Ramazan Oğulları, Güldane Akbulut, Meral Atsan ve daha bir çok sanatçı kadınlar…Sahne dekorlarına, organizasyon işlerine emek veren, Necla Uncu, Birgen Alpago Sevimli…Kadın haklarını hatırlatan eylemleriyle ses getiren, Kadın Platformu üyeleri ve onun sözcüsü Sevim Adıgüzel. Yerel seçimlerin yaklaştığı bu günlerde muhtar adayı, belediye meclis üyesi adayı olmayı göze alan kadınlar… Alevi Kültür Derneği Zonguldak Şubesi Kadın Kolları Başkanı olarak alevi kültürüne emek harcayan, Gülseren Duman ve yol arkadaşları. Emekçi Kadınlar Derneği Başkanı olarak, yönetimindeki kadınlarla bir çok kadına yardım eli uzatan, Yüksel Yayla. Hayvan Hakları Derneği eski Başkanı, Evren Türeci ve yeni Başkanı, Suzan Arığ. Umut Derneği Başkanı, Nurten Kınay ve yönetimindeki kadınlar. Yazın hayatında var olmaya çalışan “Zonkişot” adlı derginin emekçisi, Özlem Yücesan. Elinde değneğiyle, demokrasi eylemlerinin önde yürüyeni, yazdığı öykü kitabıyla sevgiyi aşılayan, Hikmet Kuşhan. İki şiir kitabıyla varım diyen, Gülseren Gürtük Arslan. Zonguldak Belediyesi Kent Konseyi kadın emekçileri… Siyasi arenada savaş veren tüm kadınlarımız…

Ektikleri sebzeleri, topladıkları meyveleri ayağımıza getirip satan, köy sütü, köy yumurtası, köy tereyağı, köy yoğurdu diye arandığımızda yanı başımızda bulduğumuz, adlarını, Zonguldak’ın hangi köyünden geldiklerini bilmediğimiz; ama güvenerek alışveriş yaptığımız kadınlar… Ve yine çevre temizliğine, ülke ekonomisine katkıda bulunan kağıt toplayıcısı roman kadınlar…

Kadın öğretmenlerimiz, doktorlarımız, maden mühendisi, eczacı,esnaf, kuaför,terzi, hastabakıcı, temizlikçi, ev kadınları, kıt kanaat geçim derdinde, çocuklarına hem ana hem baba olan yürekli, sabırlı kadınlar…. Kısacası, emeğinin karşılığını hakça almak isteyen nice nice eli öpülesi kadınlar var emekçi saydığımız.

Bu günde, insan haklarına saygı adına, Yaradan’dan ötürü sevme adına, vicdan sahibi olma adına, emekçi kadınlarımızı yok saymayan inançlara, haklarına sahip çıkan yüreklere olan ihtiyacımızın gün geçtikçe arttığını görelim. Bilelim. Kadın emeğine saygı duymayan toplumların ahlak damarı çatlar; Bunu da bilelim.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.

“Mustafa Kemal ATATÜRK.