Hoş Bulduk Londra

0
25
Bir aralar Struma olayına takmıştı. Hani şu 1940 yılında Nazilerden kaçarken boğazda batırılan Yahudi gemisine. Onlarla ilgili film öyküsü yazıyordu. Neler neler bulup çıkardı. (Ah şimdi Gazze’de olanları gördükçe bunlar o gemide batanların torunları olabilir mi diye düşünüyorum. O acıyı yaşayanlar bu kıyımı nasıl yapabilir?)
 
Neyse sonra arkadaşımız hop Hollanda’ya gitti. Struma’da dedesini kaybeden bir Yahudi bulduğunu söylüyordu.
 
Derken nasıl olmuşsa, o yolculukta Avrupa’ya giden bizim şimdiki göçmenlerle tanışmış. “Konu çok güncel ve acil,” diyerek çalakalem başladı.
 
Acil dedi ama bir yıl sürdü. Neredeyse unutmak üzereydim sonra bir baktım postadan ‘Hoş Bulduk Londra’ romanı çıktı.
 
Yakında beyazperde de göreceğimizden eminim.
 
Neyse geçtiğimiz hafta Datça’da imza günündeydik.
 
Metomorfoz Sanat Evinde.
 
Gülsüm Öz Hoş Bulduk Londra’yı imzaladı ben Hikaye Hırsızı’nı.
 
Datça’nın engin maviliğinde Metomorfoz gibi mekanların huzurunda sanat dostları ile buluşmak ayrı bir keyif.
 
Uzun uzun sohbet ettik.
 
Ressam Oğuz Tığlı da oradaydı.
 
Metamorfoz’un kurucusu sevgili Özkan Schulze de göçmenlik yaşamış bir sanatçı.
 
Çocukluğunu ve gençliğinin bir bölümünü Almanya’da geçirmiş bir oyuncu ve tiyatro eğitmeni.
 
Bu haftaki yazının konusu böyle günlük gibi oldu.
 
Farkındayım. Tatil rehaveti…